Kütüphanenin en üst katındaki ıssız çalışma salonu, öğleden sonra saat dörtte ölümcül bir sessizliğe bürünmüştü. Rafların arasında yankılanan tek ses, Özgür'ün sabırsız adımları ve hızlanan nefesiydi. Saatine baktı: 16:02. Kalbi göğüs kafesini delercesine çarpıyordu. Her an bir ahşap parkenin gıcırdamasını, bir gölgenin yaklaşmasını bekliyordu.
Tam o sırada koridorun girişinden gelen topuklu ayakkabı sesleriyle başını hızla o tarafa çevirdi. Gelmişti.
Ancak rafların arasından çıkan kişi anonim değil, Özgür'ün altı ay önce olaylı bir şekilde ayrıldığı eski sevgilisi Pelin'di.
"Özgür? Sen de mi buradaydın?" Pelin'in sesi yapmacık bir şaşkınlıkla salonda yankılandı.
"Pelin? Senin ne işin var burada?" Özgür panikle etrafı taradı. Zaten gergin olan sinirleri iyice gerilmişti. "Lütfen git Pelin, şu an hiç sırası değil."
"Ne demek sırası değil Özgür?" Pelin kollarını bağlayıp Özgür'ün tam karşısına dikildi. "Aylardır yüzüme bakmıyorsun, partide beni görmezden geliyorsun. Şimdide kafeteryada o esmer kızla ne yaşadığını duydum. Sen cidden ne yapmaya çalışıyorsun?"
"Seni hiç ilgilendirmez! Biz aylar önce bittik Pelin, çekil yolumdan!"
Özgür, Pelin'i kenara itip rafların arkasına geçmeye çalıştı ama Pelin kolundan tutarak tartışmayı büyüttü. İkili arasındaki gergin fısıltılı kavga beş dakika boyunca sürdü. Özgür, Pelin'i zorlukla ikna edip kütüphaneden gönderdiğinde saat 16:10'du.
Salon tekrar sessizliğe gömülmüştü. Özgür sinirden ve hırstan titreyen elleriyle telefonunu çıkardı.
Özgür: "Sözünü tutmadın."
Özgür: "Gelmedin anonim. Yine korktun ve kaçtın."
+90 538 XXX XX 16: "Ben geldim Kaptan."
Özgür: "Ne? Neredeydin o zaman?"
+90 538 XXX XX 16: "Tam zamanında, saat 4'te oradaydım. 3 numaralı rafın arkasından seni izliyordum."
+90 538 XXX XX 16: "Ama sen başka şeylerle meşguldün. Eski sevgilinle o kadar derin bir dramanın içine battın ki burnunun dibindeki beni fark edemedin bile."
Özgür'ün gözleri büyüdü. Mesajı okuduğu an buz kesti.
Özgür: "Sen... Biz tartışırken orada mıydın?"
Özgür: "Yemin ederim önemli bir şey değildi, ben sadece senin için oradaydım! Çık ortaya, hâlâ buradayım!"
+90 538 XXX XX 16: "Çok geç Özgür. Şansını ve hakkını kaybettin."
+90 538 XXX XX 16: "Sana hazır olmanı söylemiştim ama sen geçmişinin gölgesinden bile sıyrılamamışsın."
Özgür: "Lütfen saçmalama. Yanıma gelseydin onu hemen gönderirdim. Beni böyle bırakamazsın!"
+90 538 XXX XX 16: "Artık ben isteyene kadar beni göremeyeceksin Kaptan. Kütüphaneden çıktım bile."
Özgür: "Anonim dur, gitme!"
+90 538 XXX XX 16: "Oyunun kurallarını yeniden yazma vakti geldi Yıldız Oyuncu. Şimdi o bomboş salonda eski anılarınla baş başa kal."