İçeriğe geç

Yıldız Kayması

Bölüm 3 · 7 dk okuma

Yıldız Kayması

Bölüm 3

Deniz Korkusu

İki gün sonra Bahar, Ece, Mehmet, Kuzey ve ben tekrar bir araya gelerek sözleştik. Akşam güzel bir havadaydı ve bu sefer biralarımızla daha keyifli bir buluşma planlamıştık.

Akşam olduğunda denize girmek için buluştuk. Birlikte güzel bir akşamın tadını çıkarmaya kararlıydık. Birbirimize şaka yaparak ve güzel anılar biriktirerek, o gece denizde daha rahat bir zaman geçirebilirdik. Bahar, Ece, Mehmet ve Kuzey, birbirleriyle şakalaşarak ve gülerek biralarını yudumladılar. Ben ise kıyıda, onların keyifli anlarına tanıklık ediyordum. Serin rüzgarın esintisiyle saçlarım hafifçe dalgalanırken, gözlerim denizde kaybolmuştu.

Kuzey, denizden ayrılırken bana doğru şaşkın bir şekilde sordu, "Denize girmek istemediğinden emin misin?"

Başımı iki yana sallayarak, "Korkuyorum demiştim sana."

Kuzey, şaşkın bir ifadeyle baktıktan sonra güven verici bir şekilde, "Burada sıkılmak mı yoksa denize girip anın tadını çıkarmak mı istiyorsunuz?" dedikten sonra aklına bir fikir gelmiş olacak ki ekledi, "İstersen bana tutunabilirsin. Hem daha fazla derine gitmeyeceğiz, boğulmana izin vermeyeceğim. Güvende olacaksın, söz veriyorum." dedi. Onu daha fazla kırmak istemedim, aslında ben de denize girmek istiyordum bu teklif üzerine Kuzey'e katıldım.

"Evet, belki de biraz eğlenmeye ihtiyacımız var" dedim. Kuzey'e doğru yaklaşıp, ona tutunarak denize girdik. İlk dalga başlangıçta hızla uzaklaştım, ancak Kuzey güven veren bir şekilde, "Sakin ol, sadece eğlenmeye geldik" dedi.

Dalgalara doğru ilerlerken, Kuzey'in yönlendirmesi ve cesaretlendirici bakışları, içimdeki korkuları yatıştırdı.

Ancak deniz seviyesi göğsümü geçerken, biraz daha ilerlemek istemediğimi fark ettim. Kuzey'e gülümseyerek, "Burada durmak istiyorum, biraz daha derine gitmek istemiyorum" dedim. Kuzey de anlayışla başını sallayarak, "Tabii ki, istediğin kadar burada kalabiliriz. Sadece keyif almak için geldik, zorlamamalıyız" dedi. Denizin serin sularına karışmak, hem korku hem de heyecanla dolu bir deneyimdi. Dalga sesleri arasında Kuzey'in yanında olmak, içimdeki korkuları aşmama yardımcı oldu ve denizin huzurlu atmosferini hissettirdi. Göğsüme kadar gelen suyun serinliği adeta bir terapi gibiydi.

Gözlerim denizi seyrederek, içsel bir dinginlik hissettim. Belki de Kuzey'in yanında olmak, her şeyin daha güvenli ve daha kolay yapılabileceği bir ortam sağlıyordu. O an, denizin kucaklayıcı sularında hem korkup hem de heyecanlanmış bir şekilde durmanın tadını çıkarıyordum.

Kuzey'in o derin kahve gözlerinin üzerimde olduğunu hissettiğimde hemen sırtımı döndüm böylelikle onun gözlerine bakmak zorunda kalmazdım. Ta ki Kuzey'in vücudunu sırtımda hissedene kadar anında bir gerildim, ancak daha sonra kollarını hafifçe dolamasıyla birlikte, yayılmayı daha fazla hissetmeye başladım. Denizin dalgalarının ritmiyle, Kuzey'in sıcaklıkları arasında geçiş yaparken, içsel bir çekim görüldü. Gözlerimi sımsıkı kapattım, ama denizin melodisi ve Kuzey'in dokunuşları, o anı daha da özel kılıyordu.

Nefesini ensemde hissetmek, içimde bir ürperti yaratmıştı. Kuzey, saçlarımı koklayarak, "Saçların çok güzel kokuyor" dedi.

Dilim tutulmuştu, konuşamıyordum. Kuzey'in dokunuşları ve sözleri, karmaşık duyguları ortaya çıkarmıştı. Aklımda dans eden bir sürü düşünce, Kuzey'in sıcak vücuduyla birleşerek, adeta bir içsel çekim oluşturmuştu.

Kuzey, "Deniz bana doğru döner misin?" dedi. Dönmek istemiyordum çünkü bu işin sonunun iyiye gitmeyeceğini biliyordum. Kollarını çektiğinde, ona döndüm ve gözlerinin, avını yakalamak üzere olan bir avcı gibi parladığını fark ettim. "Artık çıksak mı denizden? Hem arkadaşlarımız nerede, onlara bakalım" dedim.

Kuzey, "Onları boşverelim" dedi, gözleri gözlerime doğru kayarken. O an, içindeki gerilim artamaya başladı, hissedilen enerji adeta bir çırpıda değişti. Gözlerini gözlerimden ayırmadan, "Çok güzelsin, Deniz" dedi.

Kuzey'e baktım ve aklımdan geçen ilk cümleyi söyledim, "Bira herhalde kafa yaptı bence," dedim. Yanağıma bir öpücük kondurduğunda, bu sefer kaskatı kesildim. Kuzey'in sarhoş olup olmadığını anlamaya çalışıyordum. Acaba ben mi sarhoştum, ne oluyordu burada?

Ben sessiz kaldıkça, o daha da cesaretlendi. Beni kendine daha fazla bastırmaya başlamış, vücutlarımızı bütünleştirmişti. Aramızdaki enerji giderek yoğunlaşıyordu.

Yavaşça yüzüme doğru yaklaştı ve sordu, "Sende benden hoşlanmadın mı?" dedi.

Kuzey'in sözlerinin içinde kaybolmuştum. Onun bu konuda hızlı bir şekilde karar vermesi ve düşüncelerini açıkça ifade etmesi beni şaşırtmıştı. Bir hafta içinde yaşanan bu ani değişim, kafamı karıştırmış ve içinde barındırdığım karmaşık duygulara neden olmuştu.

Duraksadıktan sonra "Ne saçmalıyorsun?" dedim, kafamda net bir cevap ararken.

Kuzey, benim sorumu geçiştirdikten sonra, "Ben senden çok hoşlanıyorum" dedi. Bu sözler, kafamdaki karmaşayı daha da arttırdı. Şaşkın ve bir o kadar da alaycı bir tavırla, "Sen bir haftada bir kızdan hoşlandığına nasıl emin olabiliyorsun?" diye sordum. Kuzey, şaşkınlığımı görmesine rağmen cevap vermedi ve beni öptü. Bu beklenmedik öpücük, beni daha da şaşırtmayı başarmıştı. Kuzey, öpücüğe karşılık vermediğimden geri çekildi ve "İstemiyor musun beni?" diye sordu.

Bu soru beni daha da kızdırırken, yine beni kendine çekip öptü. Uzun süren bu öpücüğe istemeden karşılık verdim. Artık beynimin çalışmadığına emin olmuştum.

Kuzey'in kollarında denizde uzanırken, içsel bir karmaşıklık yaşanıyordu. Onu sadece bir arkadaş olarak görmeme rağmen, denizde şuan öpüşüyorduk. Bu durum, zihinsel dünyamı tam anlamıyla sarsıyor ve mantıklı düşünmemi engelliyordu. Daha tanışalı bir hafta olmuştu; ne ara benden hoşlanmıştı ve ben neden onun öpücüğüne karşılık veriyordum? Ondan hoşlanmıyordum bile.

Uzun bir süre sonra geri çekildik, ancak daha fazlasını istediğini fark ettim. Artık ona dur demeliydim. Deniz seviyesi göğüs hizama kadar olan su, çeneme kadar yükseldiğinde paniklemeye başladım. "Kuzey, beni buradan çıkar!" dedim.

Panikledikçe sanki su beni aşağı doğru çekiyormuş hissine kapıldım. Aniden ayaklarımın altındaki zemin kaybolmuştu ve suda bilincimi kaybederken kendimi kaybolmuş hissettim.

...

Gözlerim açıldığında, Kuzey'in korku ve endişe dolu bakışlarını fark ettim. Yüzündeki ifade aniden korkuyla dolup taşmış gibiydi. Kuzey, "Deniz, iyi misin? Ne oldu öyle?" dedi. Bu soruyla birlikte, yaşanan ani olayın ardındaki gizemi çözmek adına beni sarsan bir belirsizlik ortaya çıktı. Gözlerimdeki şaşkınlıkla, Kuzey'in içindeki endişeyi görürken, bir şeyin yolunda gitmediğini sezebiliyordum.

Aniden koşarak yanımıza gelen Bahar, Mehmet ve Ece'nin yüzlerinde endişeli bir gizem belirdi. Bahar, telaşlı bir şekilde, "Deniz, ne oldu?" dedi. Derin bir nefes alarak olayı anlatmaya başladım.

"Aniden bir şey oldu, suda kendimi kaybettim gibi hissettim. Sonra panikle bayıldım herhalde. Şimdi biraz daha iyiyim" dedim. Ancak çevremdeki fark edilmeyen bakışlar, durumun hala tam olarak kontrol altında tutulmadığını gösteriyordu. Sonunda, "Çok üşüdüm ve uykum var. Eve gitmek istiyorum" dedim. Endişeli bakışlar arasında, Kuzey bana destek olarak, diğerleriyle birlikte evin yolunu tutmamıza yardımcı oldular. Yolda, sessiz bir atmosferin hüküm sürdükten sonra herkes evlerine dağıldı.

...

Eve geldiğimizde, Bahar beni odama götürdü ve duş almamı bekledi. Odama girdiğimde, yaşadığım karmaşayı bir nebze olsun hafifletmek adına duşa girmeye karar verdim. Suyun altında, denizin bana getirdiği anılar ve yaşadığım duygusal dalgalanmalar akıp gitti. Duşun konforu, sonunda rahatlamış hissettirdi, ancak içimdeki çalkantılar devam ediyordu. Bahar, odamdan çıkarken bir süre daha düşüncelerime daldım. Bahar'a bir kez daha iyi geceler diledim, şükür ki Ali Amca bu gece evde değildi; aksi halde başımıza neler geleceğini düşünmek bile istemiyordum. İçsel çalkantılar içinde odamda dolaşırken, o gece yaşananları anlamlandırmaya çalışıyordum. Kuzey'le aramızdaki ani yakınlaşma olayı, aklımın bir köşesinde sürekli dönüp duruyordu.

Telefonuma gelen bildirim sesiyle daldığım düşüncelerden çıkıp mesajı kontrol ettim. Kuzey'den gelen bir mesajla karşılaştım. "Deniz, benimle yürüyüşe çıkmak ister misin?" yazmıştı, içimdeki karmaşık duygular birbirini takip etmeye devam etti. Kuzey'le bu konuşmayı yapmalı mıydım, yoksa bu ani yakınlaşmanın üzerini örtmeli miydim? Hemen ona bir mesaj atıp, "Geliyorum." dedim. Ardından evden çıkarak, Kuzey'in bulunduğu yere doğru yola çıktım.

Onu yavaşça yaklaştım ve ona doğru yürümeye başladım. Yüzündeki ifadeyi okumaya çalışarak, karmaşıklığı bir nebze olsun anlamaya çalıştım. Kuzey'in gözlerindeki endişeleri ve beni bekleyişi hissedebiliyordum. Bir anlık sessizlikten sonra, derin bir nefes alarak kısaca konuşmaya karar verdim. "Bu gece için ben-" cümlemi tamamlamama izin vermemesi, onun ne kadar korktuğunu anlamama yetti. Kafamdaki karmaşık düşünceleri ve paylaşmak istediğim duyguları bir araya getirip, "Kuzey, özür dilerim. Bir anlık panikle kontrolü kaybettim" dedim.

Gözlerimin içine bakarak, "Nasıl korktuğumu biliyor musun? Kollarımın arasında cansız bir şekilde duruyordun" dedi. Konuşmasının devam etmeden önce, yüzümdeki ifadeyi anladığını hissettim. O anki paniği ve kafamdaki karışıklığı değiştirmek istediğim için sessiz kalmaya devam ettim.

"Aklımı yitirdim. Deniz, sana bir şey olsaydı..." dedi ve kelimeleri yutkunarak devam etti. Onun ifadesinden, yaşadığı anın ne kadar etkileyici olduğunu anlamak mümkündü. Konuşmasını beklerken, o anki duygusal yoğunluğu paylaşmak adına sessiz kalmaya devam ettim.

Sonra hemen konuyu değiştirip, "Gel, havuz kenarındaki şezlonglardan gökyüzünü izleyelim mi?" dedi ve konuyu daha hafif bir atmosfere çevirmeye çalıştı.

Beraber havuza gidip şezlonglara uzandık. Gökyüzünü izlerken, bir süre boyunca sohbet ettik. Galiba, yaşadıklarımızı konuşmak zorunda değildik, bu yüzden daha hafif ve rahat bir konuya yönelmiştik. Sohbetimiz, gökyüzündeki yıldızları izlerken daha da derinleşti.

Aklımdaki "Gerçekten benden hoşlandın mı?" sorusu cevapsız kaldı. Onun bilgilerinin ve aramızdaki belirsizliğin giderilmesi için gözetimi toplamam gerekiyordu. Ancak bir yandan da kendi duygularımı sorguluyor, bu karmaşık durumun anlaşılması için çaba sarf ediyordum. Gözlerimi yıldızlara dikmiş, içsel bir hesaplaşmanın ortasında kaybolmuş durumdaydım.

Bölüm sonu

2 yorum