İçeriğe geç

Yılanın♡Ziyafeti

Bölüm 13 · 2 dk okuma

Yılanın♡Ziyafeti

Bölüm 13

Beklenmeyen

Derya.

O ismi bütün akşam unutmaya çalışmıştım.

Başarmış gibi görünüyordum.

Ta ki ertesi sabah kampüsün girişinde onu tekrar görene kadar.

Mert'le yan yana yürüyorlardı.

Derya bir şey anlatıyor, Mert ara sıra gülümsüyordu.

İçimdeki o garip his yine ortaya çıktı.

"Asla bakmayacağım."

"Ne?" dedi Asya.

"Hiç."

"Gözlerin tam karşıyı izliyor."

"Manzaraya bakıyorum."

"Asıl manzaranın adı Derya galiba."

"Abartıyorsun."

"Asla."

Asya koluma hafifçe vurdu.

"Defne."

"Hı?"

"Kıskanıyorsun."

"Hayır."

"İnkâr etmeye devam et."

"Dediğin şey saçma."

"Peki."

Asya konuyu uzatmadı.

Bu da beni daha çok rahatsız etti.

Öğleden sonraki ders iptal olunca herkes bahçeye dağıldı.

Ben de biraz temiz hava almak için tek başıma yürümeye başladım.

Tam banka oturacakken bir gölge üzerime düştü.

"Boş mu?"

Başımı kaldırdım.

Mert.

"Boş."

Yanıma oturdu.

İkimiz de birkaç saniye konuşmadık.

Sonunda sessizliği o bozdu.

"Dün..."

"Evet?"

"...Biraz tuhaftın."

"Normaldim."

"Bence değildin."

Omuz silktim.

"Her gün aynı olmak zorunda değilim."

"Haklısın."

Sesi sakindi.

Ama yüzünde düşünceli bir ifade vardı.

"Bir şeye mi kırıldın?"

"Hayır."

"Defne."

"Hı?"

"Yalan söyleyince gözlerin başka tarafa bakıyor."

Şaşkınlıkla ona döndüm.

"Bunu nereden çıkardın?"

"Fark ettim."

Gülümsedim.

"Demek beni izliyorsun."

Bu kez konuşan o değil, ben olmuştum.

Mert kısa bir an durdu.

Sonra belli belirsiz gülümsedi.

"Bazen."

Kalbim istemsizce hızlandı.

Tam o sırada Derya uzaktan seslendi.

"Mert!"

İkimiz de başımızı çevirdik.

Derya el sallayarak yanımıza geldi.

"Rahatsız etmiyorumdur umarım."

"Yok." dedi Mert.

Derya bana gülümsedi.

"Merhaba, sen Defne'sin değil mi?"

"Evet."

"Ben Derya."

"Tanıştığımıza memnun oldum."

"Ben de."

Derya'nın beklediğim gibi biri olmadığını o an fark ettim.

Kibar, güler yüzlü ve samimiydi.

Birkaç dakika sohbet ettikten sonra telefonu çaldı.

"Benim gitmem gerekiyor."

Mert'e döndü.

"Akşam görüşürüz."

"Tamam."

Derya uzaklaşınca sessizlik çöktü.

İçimdeki rahatsızlık hâlâ geçmiş değildi.

"Nesiniz?" diye sordum.

Mert bana baktı.

"Kimiz?"

"Sen ve Derya."

Soru ağzımdan düşünmeden çıkmıştı.

Bir anlık sessizlik...

Sonra Mert'in dudaklarında hafif bir gülümseme belirdi.

"Bunu neden merak ettin?"

Sustum.

Haklıydı.

Ben de neden merak ettiğimi bilmiyordum.

"Cevap vermeyecek misin?" dedim.

"Önce sen."

"Ben ne?"

"Neden sordun?"

Bakışlarımı kaçırdım.

"Bilmiyorum."

"Bence biliyorsun."

İlk kez...

Konuşurken sesi hafifçe yumuşamıştı.

Tam cevap verecekken Kerem uzaktan bağırdı.

"Mert!"

Elinde iki futbol topuyla koşarak geliyordu.

"Maç yapıyoruz, gel!"

Mert ayağa kalktı.

Sonra tekrar bana baktı.

"Sorunun cevabı..."

Bir saniye durdu.

"...Başka zaman."

Arkasını dönüp Kerem'in yanına gitti.

Olduğum yerde kalakaldım.

Sinir olmuştum.

"Başka zaman da ne demek?"

Tam o sırada Asya yanıma geldi.

"N'oldu?"

"Mert."

"Hı?"

"Yarım cümle kurup gitti."

Asya kahkaha attı.

"Siz ikiniz gerçekten aynı kişisiniz."

"Nesi aynı?"

"İkiniz de en önemli yerde susuyorsunuz."

İç çektim.

Haklıydı.

Ama bu kez beklemeye hiç niyetim yoktu.

Bir sonraki karşılaşmamızda...

O sorunun cevabını mutlaka alacaktım.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.