İçeriğe geç

Yılanın♡Ziyafeti

Bölüm 11 · 2 dk okuma

Yılanın♡Ziyafeti

Bölüm 11

Geri Dönüş Yok

Telefonumu masanın üzerine bıraktım.

Mert'in son mesajı hâlâ ekrandaydı.

"Deneyeceğim."

İki kelime...

Ama nedense saatlerdir aklımdan çıkmüyordu.

"Defne!"

Annemin sesi mutfaktan geldi.

"Yemek hazır kızım."

"Geliyorum annem."

Telefonu ters çevirip aşağı indim.

Babam sofraya oturmuş, televizyona göz ucuyla bakıyordu.

"Üniversite nasıl gidiyor?"

"İyi."

Babam kaşını kaldırdı.

"Bu kadar mı?"

"Daha ne anlatayım?"

"Mesela yeni arkadaşlarını."

Gülümsedim.

"Asya diye biri var."

"Nasıl biri?"

"Çok konuşuyor."

Babam güldü.

"Senin tam tersin."

"Ben konuşuyorum."

"Konuşuyorsun ama önce düşünüyorsun."

İçimden, "Keşke." dedim.

Son zamanlarda düşünmeden konuştuğum anlar çoğalmıştı.

Ertesi sabah kampüse vardığımda Asya her zamanki bankta oturuyordu.

Beni görünce elini salladı.

"Nihayet."

"Beş dakika geç kaldım."

"Benim için kırk dakika gibiydi."

"Drama kraliçesi."

"Asla."

Yanına oturdum.

Birkaç saniye sessizlik oldu.

Asya yüzüme dikkatlice baktı.

"Bir şey saklıyorsun."

"Nereden çıkardın?"

"Gözlerin gülüyor."

"Bu nasıl tespit?"

"Profesyonelim."

İç çektim.

"Dün Mert mesaj attı."

Asya'nın gözleri büyüdü.

"Ne?"

"Bağırma."

"Ne yazdı?"

"Özür diledi."

Asya birkaç saniye sustu.

Sonra iki elini masaya vurdu.

"Ben haklıymışım."

"Bir dur."

"Daha duramam."

"Asya."

"Tamam."

Derin bir nefes aldı.

"Şimdilik."

İlk ders çıkışı koridorda yürürken Kerem bizi gördü.

"Selam."

"Selam."

Yanımıza gelip çantasını omzundan indirdi.

"Mert birazdan gelir."

"Nerede?"

"Hocayla konuşuyor."

Tam o sırada Mert koridorun diğer ucunda göründü.

Bizi görünce yürüyüşü yavaşladı.

"Merhaba."

"Merhaba." dedim.

Kısa bir sessizlik oldu.

Sonra Kerem sırıttı.

"Ben kahve almaya gidiyorum."

Asya hemen atladı.

"Ben de!"

İkisi de hiçbir şey olmamış gibi uzaklaştılar.

İkimiz de onların bunu bilerek yaptığını anlamıştık.

"Güzel arkadaşlar seçmişiz." dedim.

Mert hafifçe güldü.

"Evet."

Bir süre yan yana yürüdük.

Ne konuşacağımızı ikimiz de bilmiyorduk.

Sonunda sessizliği ben bozdum.

"Dünkü mesajın için teşekkür ederim."

"Düşündüm."

"Neyi?"

"Bazen..."

Ellerini cebine soktu.

"...İnsan konuşmayınca daha çok yanlış anlaşılıyor."

"Haklısın."

"O yüzden yazdım."

Gülümsedim.

"Bence doğru yapmışsın."

O da hafifçe gülümsedi.

Tam o sırada uzaktan Emir'in sesi duyuldu.

"Defne!"

İçimden, "Tam zamanı..." diye geçirdim.

Emir yanımıza geldi.

"Notlarını getirdim."

"Teşekkür ederim."

Mert bu kez hiçbir şey söylemedi.

Sadece Emir'e dönüp kibarca başını salladı.

"Merhaba."

"Merhaba." dedi Emir.

İlk kez...

Aralarında sessiz de olsa bir selamlaşma olmuştu.

Bu küçük ayrıntı bile hoşuma gitmişti.

Belki de herkes birbirini tanımaya başladıkça bazı yanlış anlaşılmalar kendiliğinden kaybolacaktı.

Ya da...

Ben sadece öyle olmasını umuyordum.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.