İçeriğe geç

Yeni,Yeni ve Yeni

Bölüm 6 · 2 dk okuma

Yeni,Yeni ve Yeni

Bölüm 6

Geçmişin yaraları

Ege’nin sesi hâlâ kulağımdaydı. “Ela, lütfen…”Ama yürümeye devam ettim. Yanımdan geçerken göz göze bile gelmedik. Bir yabancının adımı bilmesi gibi tuhaftı artık onun sesini duymak. Kapıdan çıkıp avluya vardım. Okul kalabalığının gürültüsü dalga gibi üzerime geldi ama ben hâlâ içimdeki uğultudaydım. Ege’nin ismini fısıldayan sesler, o kelime: ölüm.Ve ardından gelen bir başka ses, yıllar öncesinden: “Dayın… tutuklandı.”O sabahı unutmamıştım. Unutamıyordum. Çay demleniyordu. Annem perdeleri açıyordu. Sonra telefon çaldı. Sonra sessizlik… sonra çığlık. Dayım, çocukluğumun kahramanı, en güvendiğim insan… birini değil, iki kişiyi öldürmüştü.Bir kavga. Yıllardır bastırdığı öfke. Silah sesi.Sanki biri benim içimdeki çocuğu da vurmuştu o gün. Ben onunla büyümüştüm. O bana masal anlatmıştı. Hasta olduğumda sabaha kadar başucumda beklemişti. Ve bir gün, tek bir gece, her şeyin üstünü örttü. O günden sonra güvenmek, ayağımı boşluğa atmak gibiydi benim için.Ve şimdi Ege…Güldüğüm, yaklaştığım, kendimi açmaya başladığım biri… bir ölümün adıyla yan yana geliyordu. O gün okulu erken terk ettim. Kimseye haber vermeden çıktım. Sahile yürüdüm. Denizi görmek istedim.İzmir rüzgârlıydı ama gökyüzü açıktı. Oturduğum taş soğuktu. Dizlerimi karnıma çektim.Kendime defalarca söyledim: “Bir söylentiyle yargılamamalısın.”Ama içimdeki ses başka bir şey fısıldıyordu: “Güvendiğin birinin de karanlığı vardı.”İnsanları oldukları gibi kabul etmeyi istemiştim hep. Ama ya kim olduklarını gerçekten hiç bilemiyorsak?Ya herkesin bir maskesi varsa?Ege’nin gülümsemesini düşününce içim acıdı. Sıcaktı, sahiciydi. Ama dayımın da öyleydi. Ve onu tanımak bana sadece hayal kırıklığı getirmişti. Telefonum çaldı. Ege.Cevap vermedim.Bir mesaj düştü: “Benimle ilgili duydukların seni korkuttuysa… haklısın. Ama seni kandırmadım. Bir gün anlatmak isterim. Ne istersen sorabilirsin.”Ekrana uzun süre baktım. Bir gün… belki.Ama bugün değil. Akşam eve döndüğümde odamın kapısını kapattım. İçerisi karanlıktı. Işıkları açmadan yatağa uzandım. Gözlerimi kapadım, ama uykuyu değil, sessizliği istiyordum. Ege’nin verdiği kitabı çıkardım çantamdan. Sayfalarını karıştırırken içinden bir not düştü. Küçük, katlanmış bir kâğıt. *"Bir gün bir şey anlatmak istersen, seni dinlerim.Herkesin taşıdığı bir yük vardır.Belki seninkiyle yan yana yürürüm."*—Ege Notu elime aldım. Uzun süre baktım. Sonra yavaşça kapattım defteri.Kendime güvenemiyorken, bir başkasına nasıl güvenirim?Kalbimde küçük bir çatlak vardı. Bir zamanlar sevgiyle dolmuş, sonra büyük bir ihanetle kırılmıştı.Ege’nin orada durmasına izin veremezdim.Henüz değil. Çünkü hâlâ geçmişimin sesleri çok yüksekti.Ve onların içinde, kimsenin sesi duyulmuyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.