İçeriğe geç

YENİLGİ

Bölüm 2 · 4 dk okuma

YENİLGİ

Bölüm 2

💦İkinci bölüm..

"20 lira elli kuruş eminsin dimi kanka?" Dedim oturduğum yerden taaa öğretmenler masasındaki Sanem'e bakarak. Derin bir nefes aldi, benimle sınanıyordu bugün ve diğer her gün. En yakın arkadaş olmak bu demek değil miydi zaten, bence öyleydi.

Elindeki parayı gösterdi "Bak gerizekalı, bir tane yirmi lira ve bir tane yirmi kuruş gördün mü!" Dedi sinirle yükselerek. Ayağa kalkıp kıvıra kıvıra yanına yürüdüm saçlarımı savurdum, cilve yapıyordum güya. "Anladım, kankaların bir tanesii" dedim uzatarak. Bu halime güldü. Parayı aldım bir kere daha kontrol ettim. "Ne Oğuz'muş ha, gitde ver şu parayı sende kurtul bende." dedi sinirle. Güldüm hatta kahkaha attım "Kızım dün dayak yemediğime şükretmeliyim bence, bir de gevşek gibi parasını vermeyecek miyim? Hayatta olmaz hiç hoşuma gitmez öyle şeyler." Dedim kendimden emin bir şekilde. Bana baktı gözlerini devirdi. Upuzun sarıya çalan kumral saçlarını omuzlarının arkasına attı "Bilmez miyim?" Dedi dertli dertli.

Sanem benim en yakın arkadaşım, orta sondan beri birlikteyiz hayatımızda ne yaşasak biliriz, ve her ne olursa olsun hep birlikteyiz. Benden biraz uzun, - kankam diye demiyorum - çok güzel bir kız maşallah maşallah. Çok seviyorum onu, gerçek dostluk olsa bu gerek çünkü gerçekten birbirimizi çok seviyoruz ve çok değer veriyoruz.

Parayı cebime attım "Hangi sınıftaydı bu?" Dedim salak salak. Sanem bana baktı burnundan soluyordu ve sinirden kulağından buhar çıkacak gibi duruyordu. Elini masaya sertçe vurdu, olduğum yerde sıçradım. "11- D gerizekalı, 11-D!" Diye adeta bağırdı. Başımı salladım. "Verip geleyim o zaman?" Dedim adımlarımı kapıya yönelterek. "Bekliyorum." Dedi sakince ve önündeki kitabı okumaya devam etti.

Sınıftan çıkıp sallana sallana koridorun sonundaki sınıf olan 11-D'ye yürüdüm. Sınıfa girmeden saçlarımı düzeltip, savurdum. Heyt be saçlar gel!

Sınıfın kapısını açıp önce bir gözden geçirdim. Tanıdığım bir kaç kız, tanışmadığım ama Allah'ın her günü gördüğüm arkadaş grubu ve benim işim olan kişi Oğuz vardı. Tek değildi yanında bir kaç kişi vardı. Biri en yakın arkadaşlarımdan biri ve hemde okul futbol takımının kaptanı olan Emir'di. Diğeri sarışın bomba dediğimiz Ali'ydi. Onun çaprazında oturmuş olan uzun sıska çocuk ta Mete'ydi. Hepsini tanıdım.

Sınıfın kapısını kapatıp kızlarla selamlaştım sonra asıl hedefim olan kısıma doğru yürüdüm. En arka sıranın önüne geldiğim de tüm bakışlar bana döndü. "Ooo Ahu hanımlar gelmiş." dedi Emir ayağa fırladı oturduğu yerden. Hepsine baktım, Oğuz başını kaldırıp bana baktı. Emir ise hemen yanımda bitti "Siz buraların yollarını bilir miydiniz?" Dedi gülerek. Gözlerimi devirdim "Biz gelmesek seninde geleceğin yok" dedim ters ters. Kollarını açıp sarıldı hemen bende karşılık verdim. Bir kolunu omzuma attı ve yanımda durdu.

Ali söze girdi "Naber Ahu?" Dedi sakince. Tebessüm ettim "İyi siz?" Dedim sakince gayet normal davranıyordum. Mete ve Ali cevap verdi ama Oğuz'dan hala tık yoktu. Derin nefes al Ahu seni rezil etmeyecek yani umarım. Elimi cebime atıp parayı aldım, Emirin kolunun altından çıkıp Oğuz'un önüne masaya koydum parayı.

Mete ve Ali sohbetlerine devam ederlerken Emir ve Oğuz boş boş bana baktılar. Emir ilk defa geveze çenesini kullanmıyordu, gerilmedim de değil yani. Oğuz paraya baktı, sonra elalarını bana çevirdi "Bu ne?" Dedi kaşları yukarı havalandı. "Dün için tekrar sağol, akbil bastın ya onun parası." Dedim sakin görünmeye çalışarak. Malum önceden yaşadığım rezilliklerden dolayı konuşurken utançtan bayılmamak için zor duruyordum.

"Gerek yok al şunu, saçma saçma işlerle uğraşıyorsun." dedi parayı tekrar bana uzattı. Allah'ım sabır. "Hayır senin paran saçmalama." Dedim sertçe, çok sert değil canım birazcık sert. Parayı cebine koydu "Gerek yoktu Ahu." Dedi gözlerime bakarak. "Gerek vardı ki verdim Oğuz." Dedim net bir şekilde. Dudakları usulca iki yana kıvrıldı, birşey demedi. Emir ise hala konuşmuyordu bir an gitti sandığım için bakışlarım ona döndü. Şok içinde bana bakıyordu"Ne var eşşek?" dedim sinirli gibi. Gözlerini kırptı "Yok birşey ya, dalmışım." Yalan,yalan,yalan. Emir'in bu tavırlarına şüpheyle baktım ama daha zorlamadım.

Ve zil çaldı, Mete ve Ali'yle vedalaştım, Oğuz'a birşey diyemedim dilim tutuldu. Emir kolunu omzuma sarıp beni kendine çekti ve sarıldı öküz gibi, bende karşılık verdim. "Akşam geliyorum ve Sanem'i de çağırıyorsun. İtiraz kabul etmiyorum." Dedi kulağıma. Güldüm "Yok canım ne itirazı?" Dedim uyuz uyuz. Güldü "Dersine geç kalma haydi haydi!" Dedi. Oğuz'un bakışları bizim üzerimizdeydi bir bana bir Emir'e bakıyordu. Ama ifadesizdi bakışları, elalarında bir gariplik sezmiştim ama anlayamamıştım, neden öyle bakıyordu? Rahatsız mı olmuştu? Yoksa sinirlenmiş miydi? Ama neden sinirlenecekti ki, sinirleneceği bir durum yoktu ortada.

Tekrar Emir'e baktım "Görüşürüz!" Dedim neşeyle sonra koşa koşa sınıfa gittim. Sınıfa geldiğimde Sanem kendi sırasında oturuyordu, bende kendi sırama geçtim. Gözlerimiz buluştu "Verdin mi?" Dedi sorgulayıcı bir şekilde. Kendimden emin bir şekilde gülümsedim "Verdim." Dedim büyük bir zafer kazanmış gibi. Bu halime güldü "İyi bari." Diye mırıldandı. Otuz saniye bile geçmeden hoca geldi. Derse başladık ama sorular benim aklımdan çıkmıyordu...

Bölüm sonu

4 yorum