"Açmıyor işte! Açmıyor, açmıyor!" Dedi 11. Kez Sinemis'i arayan Şimal. "Sakin ol sevgilim. Emin ol iyidir." Aslında içten içe fatihte korkuyordu. "İyi falan değil! Fatih onu bulmalıyız dün eve gitmemiş. Korkuyorum lütfen." Fatih, Şimal'ın elini tuttu. "Onu bulacağız ama sen sakin ol sevgilim." Fatih Şimal'ın göz yaşlarını sildi. "Sence diğerlerine de haber vermeli miyiz? Daha kolay buluruz." "Henüz değil, ilk biz arayalım." Fatih ayağa kalktı. Beresini ve eldivenini taktı. Üstüne bir sweatshirt geçirdi. "Sen hazır mısın Şimal?" "Hazırlanacak vaktim yok. Hızlı olmalıyız. Kim bilir ne olmuştur..." Birlikte evden çıktılar. Fatih içinden nereden bulucaz bu kızı diye geçirirken. Ensesine vurulan bi şapkak hissetti. Ne oldu diye arkasını dönünce. Yiğit'i gördü. "Napıyorsun kanka? Yengenin yüzü biraz solgun gibi? Hayır mı?" Şimal bir iç çekti. "Hayır falan değil. Sinemis kayıp. Dün eve geri dönmemiş. Arıyorum açmıyor. Onu aramaya çıktık." Yiğit kafası karışık bir şekilde bakıyordu. Olayları kavrayamamıştı."Nasıl yani? Evet aslında dün dershanesi yok muydu onun? Dershaneye gitmiş mi dün?" "Bilmiyoruz hiçbir şey bilmiyoruz." Fatih Şimal'in omzunu okşadı. "Şimal, onu bulucağız. O zaman dershaneye gidiyoruz değil mi?" Yiğit başını onaylar şekilde salladı. "Gelin çok iyi zaman. Halk otobüsü gelmiş. Teker teker bindiler.
"Buraya geldik ama hiçbir katkısı olduğunu düşünmüyorum buraya gelmemizin." Dedi Fatih somurtarak. "Gelmek zorunda değildin Fatih. Şuan en ufak ipucu bile önemli." Şimal konuşurken boş gözlerle etrafa da bakınıyordu. "Polise gidelim. Tehlikeli bir durum ise bulaşmak istemiyorum" Şimal gözlerini devirdi. Fatihe aralarında 1 adım mesafe kalacak şekilde yakınlaştı. "Belki bilmiyorsundur, söyliyeyim. Polisler 24 saat geçmeden arama yapmıyorlar. İstersen git seni zorla tutmuyoruz." Dedi kaşlarını çatarak. Fatih sinirlenmişti. Böyle saçma şeylere vakit harcamak istemiyordu. "Gidiyorum Şimal. Seni kirli zihninle yalnız bırakayım. Sinemis'le takıla takıla sende delirmişsin." Şimal gözlerini kısarak Fatih'e baktı. "O ne demek Fatih? Ne demek istiyorsun? Açık konuş?" Fatih ise arkasından ona seslenen Şimal'i göz ardı ederek yürümeye devam etti. Yiğit dershaneden çıktı. "Hey! Şimal. Dün buraday- Bi saniye Fatih nereye gitti?" "Önemi yok. Sen ne buldun?" Yiğit duraksadı. "Pek bir şey değil saat 23.00 gibi buradan ayrılmış. Ne olduysa o zaman olmuş." Şimal derin bir nefes aldı. "Belki de Fatih haklıdır biz 17 yaşındaki ergenlerden başka hiçbir şey değiliz onu nasıl bulabiliriz." Yiğit başını reddeder şekilde salladı. "Hayır, Şimal emin ol onu kaçıran kişi de onu bulmamızı istemiyor." Şimal sessizce haklısın demekle yetindi. Tam o anda bi çığlık sesi duyuldu. Bu bir erkeğin sesiydi. Şimal endişeyle bağırdı. "FATİH!" Yiğitle beraber koşarak çığlığın olduğu yere gittiler. Hiç kimse yoktu. Etrafa bakındılar yine de kimseyi göremediler.