Öykü heycanlı bir şekilde çocuğun yanına gitti ve konuşma başladı,
Öykü-selam seni burda ilk defa gördüm buraya pek yabancı
gelmez.
Deniz-merhaba ben Deniz,evet buraya ilk defa geldim koy koy gezmeyi severim ismim gibi denizle haşır neşirim.
Öykü-benden çok büyük duruyorsun kaç yaşındasın?
Deniz-24 yaşındayım çok büyük değilim senden, 2 yaş var sadece aramızda
Öykü-A..ama ben sana yaşımı söylemedim?
Deniz-ta...tahmin ettim sadece genç durduğun için
Öykü-hmm tamam o zaman
Dedi ve evine gitti.evde topladığı doğal taşlarla ilgilenirken deniz bir türlü aklından çıkmıyordu, davranışları öyküye çok garip gelmişti kekeliyordu ve gözlerini kaçırarak konuşuyordu ama çok dikkat çekici biriydi ve onu kendine çeken farklı bı enerji vardı.neyse dedi içinden ve taşlarla ilgilenmeye devam etti , taşlardan bir tanesi catlamıştı pembe kuvars, çatlaması iyiye alamet değildi çünkü o aşk taşıydı, icinden bu çocukta kesin birşey var bana iyi gelmeyecek birşey dedi ve taşlarla ilgilenmeyi bırakıp yatakta uyuya kaldı.