Gözlerimi açmaya çalıştıkça gözkapaklarımın ağırlığı ile sadece birkaç saniye açabiliyordum. Etrafımda bir kac kişi koşup duruyor arkadan ise annemin bağışları geliyordu.
Vücudumu hareket ettiremiyordum, sesim de çıkmıyordu. Bacağım ve sırt kısımlarım garip bir şekilde boşlukta gibiydi sinirlerim kopuş gibi..
"Tırın altında kalan kız öldü" Yanımdaki kadın büyük ihtimalle hemşireydi bunu bana dememişti, hala yaşıyordum ben değilsem kimdi?..
İçimden kahkahalar atıyordum. Yaşasam engelli olacaktım yada şuan ölebilirdim ama benden önce öldüğünü hatta buna sahit olmayı çok sevmiştim lakin sevincim uzun sürmedi...
Uzun bir rüyadan uyanmış gibiydim. Uzun sure bir bedende eziyet görüp en sonunda da pes etmiştim. Şimdi kabusum bitmiş, gerçek bedenime hayatıma geri dönmüştüm. Vücudumu hareket ettirmeye çalıştım bacağım ve sırtım iyiydi. Dik oturmaya çalıştım. Etrafa göz gezdirince saray gibi bir odada olduğumu fark ettim. Geniş bir yatak, çeşit çeşit elbise, sanki şey olmuş gibiydi....
Düşündüğüm şey olamazdı, imkansızdı. İçimden binbir düşünce geçmişti. Hemen aynaya baktım. Simsiyah uzun bir saç, parıldayan altın gözler, süt beyazı pürüzsüz bir beden. Bu özellikler yeni gelen romandaki kötü kadın karakterine aitti. Üzerimde ki hafif ipek elbisede, camdan gözüken masmavi denizden bile zengin olduğumu anlayabilirdim. Vücudumu ve odayı incelerken hizmetçi kapıyı nazikçe çaldı. Hazır değildim, şuan ilk konuşmamı yapacaktım. Romanda sert kişiliği ön plandaydı ama romanın başında olduğumdan kendi yolumu kendim çizecektim "Gir" dedim başı eğik bir şekilde girdi. "Babanız kahvaltıya bekliyor hazırlanmanıza yardım edeceğim".Aynanın karşısına oturdum saçım, makyajım hızlıca yapıldı.
Şatafatlı bir elbise giyip odadan çıktım, etraf odadan daha gösterişliydi heykeller, portreler... Koridorun sonunda bana benzeyen ama daha güzel bir kadın portresi vardı. Biraz uzun bakınca arkamdaki hizmetçiler birbirlerine fısıldadı. "Düşesi özlemiş olmalı keşke doğumda ölmeseydi, dükte o da çok yıprandı". Bu kişi benim annem olmalıydı, hakkını yemeyeyim güzel kadın yazık olmuş. Acaba babam nasıl biri, dükse sinirli bir yapısı vardır. Kapının önünde derin bir nefes aldım. Muhafızlar yavaşça kapıyı açtı. Neler olacağını bilmiyordum ama HAZIRDIM