İçeriğe geç

Yazılmış kader

Bölüm 6 · 5 dk okuma

Yazılmış kader

Bölüm 6

6.bölüm:BOŞANMA DAVASI

saat sabah yedi

alarm sesi ile kalkıp bir duş aldım,duştan çıkınca üstümü giydim. Beyaz bir bluz ve siyah bir pantolon giydim. Üstüne de formamı giyip makyajımı yapmaya başladım zaten fotmam incecik bir yelek gibiydi

makyaj dediğim de fazla bir şey değil ,kırmızı ruj ve hafif allık,bu kadar

işim bittiğinde saat çoktan sekiz buçuk olmuştu bile,kahvaltı bie yapmadan hemen aşağı indim,acelece koşuşturduğumu gören annem salonda yolumu kesti

"nereye böyle, kahvaltı bile yapmadan?"

"anne gerçekten işe gitmem lazım, geç kalıyorum" annem tam bir şey daha diyeceki ki arkadan onun arkasından babam salona geldi

"Adel,rahat bırak ızı bak acelesi var" daha sonra bana döndü, "hem Asila burada kahvaltı yapmasa bile iş yerinde kahvaltı yapar,değil mi Asila?"

başım ile hızlıca babamı onayladım "evet evet,kesinlikle anne,iş yerinde kahvaltımı yaparım ama şimdi çıkmam lazım"annem yumuşamışken oradan tüydüm ve dışarı çıktım

arabaya binince gazı biraz arttırıp hızlandım ve yarım saatte gideceğim yolu on beş dakikada bitirdim

dava salonuna vardığımda daha kimse gelmemişti,bana ait olan sandalyeye oturdum ve eşyalarımı yerleştirdim,yine saati karıştırmışım ya!hep bu yüzden erken geliyorum!?

rahat bir on dakika orada yanlız kaldım, sonra ise hiç beklemediğim birisi geldi; Abay Göktaş...

bu adam neden bu kadar erken geldi ki? o daha beni fark etmeden ben başımı telefona gömdüm ,ama ne yazık ki bu işe yaramadı!

"Asila,burada karşılaşmamız ne büyük bir tesadüf?" sanki benim burada olacağımı bilmiyormuş gibi konuşması yok mu!?

sakinliğimi korumaya çalışarak onu cevapladım "merhaba Abay bey!?" başımı geri telefona gömdüğümde bile bu adam peşimi bırakmadı,ne kadar inatçı bu ya!?

"sen mi benim ailemin davasına bakacaksın?" yok,dedem bakacak! " evet Abay bey ve sizin ailenizin davasına bakmaktan onur duyarım"gözlerimi bile kısmayan sahte gülümsememi takındım,ama galiba o buna inandı

"galiba ikimiz de erken gelmişiz,yanılıyor muyum?"

"evet,öyle görünüyor"

ben onu ne kadar görmezden gelmeye çalışırsan o da bir o kadar konuşmak için yer arıyordu

"eee Asila,ne var ne yok?"sabrım son evrelerini oynuyordu! kafamı kaldırdım ve sakin olmaya çalışarak ona baktım "Abay bey? beni fazla tanımamanıza rağmen neden benimle konuşmaya çalışıyorsunuz?"

Abay'ın yüzüde şeytani bir gülmseme belirdi "belki de seni daha yakından tanımak istiyorumdur?"

ne diyeceğimi bilemedim,ağzım bir karış açıldı ve dona kaldım,sonra bir anda beynime dank etti,bu adam beni gerçekten seviyor olabilir mi? çünkü arkadaşlarına beni "gelecekteki karım" olarak tanıtması, "karım olmanı istiyorsam?" demesi ve son olarak da bu, "beni tanımak istemesi" normal bir insanın isteyeceği şeyler değildi

özellikle de bir ünlünün isteyeceği şeyler hiç değildi

alacağım cevabı bilmeden Abay'a sakat bir soru sordum "Abay bey...siz...beni seviyor musunuz?" aldığım cevap beni şaşırttı

"daha yeni mi fark ediyorsun Asila,ben sana deli gibi tutuldum"

ağzım biraz daha açıldı,şaşkınlıktan dilimi yutmuştum resmen,bu adam ciddi ciddi beni seviyordu!

ben tam bir şey diyecektim ki içeri Abay'ın anne ve babası Lavin ve Fatih Göktaş girdi

onların ardından önce avukatlar geldi ve arkalarından zabıt katibi, son olarak da tanıkların akrabaları geldi

birkaç saniye sonra herkes yerine yerine oturmuş benim konuşmamı bekliyordu,biraz mikrofona yaklaştım ve konuşmaya başladım "değerli misafirlerimiz, öncelikle hepiniz hoşgeldiniz. Bugün hepimiz Fatih ve Lavin Göktaş'ın boşanma davası için buradayız"

ben kendi yerimde oturuyordum,Abay ise benim tam çaprazımdaydı,dik dik beni izliyordu ve benimde sık sık ona gözüm kayıyordu,bu yüzden de odaklanamıyordum

"maalesef tanıklarımız anlaşamıyor ve buna da bir son bulmak istiyorlar " neden böyle saçmaladığımı bende bilmiyorum, bana neler oluyor!?

herkes bana garip bakışlar atıyordu,gergin bakışlar üzerimdeyken davayı başlatmaya çalıştım. Tam söze başlayacaktım ki Abay söze atladı "bu dava ne zaman başlayacak acaba hakim hanım?"

bıkkın bir ifade ile Abay'a döndüm," izin verirseniz başlayacaktıım Abay bey!" göz devirip kafamı tanıklara çevirdim,ikisine de hafif çatık kaşlarla baktım ve önce hakkı Fatih beye verdim

"evet Fatih bey, boşanma sebebiniz nedir?" Fatih bey hemen cevapladı

"anlaşamıyoruz" bunu söylerken kibirli bakışları Lavin hanımın üzerindeydi

yanımda oturan zabıt katibine döndüm,tam yazacaktı ki onu durdurdum "bekle,daha diğer tanığın görüşünü almadım"

kız durdu,bende Lavin hanıma döndüm "Lavin hanım,boşanma sebebiniz nedir?"

Lavin hanımda hemen cevapladı "aynı şekil,anlaşamıyoruz" Lavin hanımda Fatih beyin yaptığı gibi ona ters bakışlar attı

ikisi de çok uyumluydu ama Lavin hanımın paragöz olması ikisine de bozuyordu...

bu sefer zabıt katibine baktığımda benim emrimi bekliyordu,gülümsedim "yaz,tanıkların boşanma sebebi anlaşamama"

📖

hayatımın en uzun davaındaydım galiba, çünkü üç buçuk saattir buradayız, abartmıyorum gerçekten üç buçuk saat...

avukatlar kendi tanıklarını haklı ıkarmaya çalışıyor,diğer tanıkların yakınları bağırıp çağırıyor ve bende hepsini susturmaya çalışıyorum,ortalık tam bir kaos alanı...

kendime not;hayatımın en uzun davası kesinlikle Göktaş'ların davası!

ama bir tek Abay tepki vermiyordu, sadece pür dikkat beni izliyordu ve açıkçası ben de rahatsız olmaya başlamıştım

dikkatimi başka yere çekmeye çalıştım ama habire gözüm Abay'a kayıyordu

"hakim hanım işte kabul ettiler iki taraf da boşanmak istiyor,boşayın gitsin" bu Fatih beyin avukatı Erdem beydi

"evet boşayın da hepimiz evimize gidelim"bu da Lavin hanımın avukatı, Zerya hanımdı

göz ucu ile Abay'a baktımneyseki bu sefer bana değil avukatlara bakıyordu,bunu fırsat bilip davayı sonlandırdım

"yaz! tanıkların boşanmasına karar verilmiştir" yanımdaki kadın hemen bu kararı da bilgisayara işledi. Benim boşama kararını vermemle ben dahil salondaki herkes rahat bir nefes aldı

"dava bitmiştir,çıkabilirsiniz" herkes ayaklandı ve yavaştan salon boşalmaya başladı, bende kalktım ve kapıya doğru ilerledim, kapıyı açmam ile annemi karşımda buldum

yüzünde sinirli bir ifade vardı, arkasında babam çaresiz bir şeklide duruyordu, biri daha vardı anemin arkasında, Eray Demirel...

bölüm sonu

arkadaşlar biliyorum bu bölüm çok kısa oldu ama size yetiştirmek için biraz kısa yazdım hem artık LGS de bitti, yani artık aktif ve uzun bir şekilde bölümler gelecek inş

şuan bile 7. bölümün çoğunu yazdım bu bölümü yayınlayacağım ve biraz dinlenip defterimde olan taslağı wattpade geçireceğim ama yayınlamayacağım,bölümü tam bitirince ya yarın ya bu akşam atacağım

arkadaşlar ben yazıyorumda emeklerimin karşılığını alamıyorum ve bu beni üzüyor...ama siz eğer bu kitabımı görürseniz ve beğenirseniz lütfen yaymayı unutmayın ve eğer sosyal medya hesabınız varsa bana habe verip istediğiniz ve beğendiğiniz alıntıyı paylaşabilirsiniz bu arda gitmeden oy vermeyi unutmayın,bir şey kaybetmezsiniz aksine sevap kazanırsınız hayır işlersiniz hee, neyse benden bu günlük bu kadar bay bay öptümm👋😘

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.