"şimdiye kadar düşmanlarımın beni en çok yaraladığını sanmıştım ama yanılmışım,meğersem en çok ailen yaralıyormuş seni..."
asila akal
saat akşam yedi
Bugün olanları ailelerimize anlatmamak üçümüz de birbirimize söz verdik. Akşam yemeği için büyük salona ildik,Manolya teyzemler bizde beş ay kalacaklardı,akşam yemeği için Görkem eniştemi ve babami bekliyorduk biz çıktıktan sonra onların da işi çıkmış gitmişler...Annem beş dakika sonra geleceklerini soyledi ve gerçekten de beş dakika sonra kapı çaldı
Hemen gidip kapıyi acınca karşımda babamları gördüm,gülümsedim ''hoşgeldiniz baba"dedikten sonra onları içeri geçirdim
Hepimiz yemek masasında oturmus yemek yiyorduk "eee,gunünüz nasıl geçti gencler?"Görkem eniştemin sesini işitince yemegimle oynamayi bırakıp önce kuzenlerime baktim,bir süre kuzenlerim ile bakıstık sonra enisteme dondüm "iyiydi enişte gittik dolaştık biraz" o da ne dolaşmaysa artık?!
"İyi iyi yapmışsınız" babamın onayi üzerine herkes yemegini yemeğe geri döndü
Bir süre sonra sessizliği annem bozdu ve ortaya bir dedikodu attı "ay!duydunuz mu? Fatih Göktaş ve Lavin Göktaş kavga etmiş gızzz!?"
"Aynen valla,bazıları boşanırlar diyorlar ama...hadi hayırlısı..." diye anneme cevap veren Manolya teyzem oldu
Ardından bu dedikoduya babam ve eniştem de katıldı
"Valla ben olsam boşarım o kadını ne hali varsa görsün!"
"Aynen,zaten sırf parası icin evlenmiş adamla" eniştemin de son sözü söylemesi ile ben,Cihan ve Berk şaşkin bir ifadeyle dedikodu grubu dörtlüye bakıyorduk bir çekirdekleri eksikti yani..
Bir süre daha yemek yedikten sonra yemeği bitirdik ve odalrımıza dağıldık Berk ve Cihan kendilerine ayrılmış odalarına cıktılar ve bende kendi odama çıktım.Bir duş alıp yatağa uzandım
Saat coktan sekiz bucuk olmuştu bile... telefonumu çıkartıp arkadaş grubuma girdim Grupta;ben,Pera,Merih ve Özge vardık
Bu kurduğumuz grup da bir névi "hakim grubu"ydu zaten bu grubun ismiydi de
Ben bu arkadaslarım ile çalıştığim yerde tanışmıştı ve onlardan cok memnundum ve onlara güveniyordum.Hepimiz de hakimdik,hem de başarılı dört hakim...
Ben
"Kızlar sizin bir sonraki davanız ne zaman?
Merih
"Benim şimdilik yok"
Pera
"Ya benim iki güne var ama bu sefer isim davasıymış"
Özge
"Benim de dün vardı,senin ne zaman Asila?"
Ben
"Benim de bir haftaya var neyseki buradadır yani başka bi sehire gitmeme gerek yok"
Pera
"İyi,iyi"
Özge
"Neyse benim işim çıktı bb"
Ben
"Bb"
Pera
"Bb"
Merih
"Bb"
Bende gruptan cıktım ve telefonu komidinin üstüne bıraktım.Birden yabancı bir numaradan mesaj geldi alıp baktım
Yabancı Numara
"Selam!"
Ben
"Selam?sen kimsin?"
Yabanci Numara
"Şuan bilemezsin ama yakinda öğreneceksin"bu kimdi,tanımıyordum bir an engellemek istedim ama kötü bir niyeti yok gibiydi...
Ben
"Seni?taniyor muyum?"hemen mesaj geldi
Yabancı Numara
"Sayılır ama illaki görmüşsündür" sonra bir anda akıma Berk ve Cihan geldi,kesin onlardı
Ben
"Cihan!Berk!eğer sizseniz varya!gelirim oraya o parmaklarınızı kırardım!"diye mesaj attım
Galiba benim bu asi halim hoşuna gitmişti çünkü ilk önce gülücük emojisi attı daha sonra ise tekrar yazıyor...
Yabancı Numara
"Hop hop hemen sinirlenme küçük hanım,ve önceden söyleyeyim,ben bahsetiğin kişiler değilim,başkasıyım"
Biraz beynimi zorladım,yok...hala kimse aklıma gelmedi
Acaba...Abay Göktaş olabilir miydi? Yok canım daha neler koskaca Abay bi bana mı yazacak pfff delirdim galiba?
Ben
"Neyse,seninle şuan uğraşamam çünkü çok uykum var ve uyumam lazım"telefonu kapattım,ardından bi mesaj ile telefon ekranı tekrar aydınlandı "iyi geceler küçük civciv" kendi kendime istemsizce gülümseyip telefonu açtım numarayı "gizli yabancı" diye kadettikten sonra telefonu kapatıp komidinin üstüne bıraktım ve uykunun kollarına teslim oldum...
Aslında kötü birine benzemiyor ama yine de korkuyorum..."
📖
Sabah saat sekiz
Gözümü açmamla güneş ışığı gözlerime çarptı,hemen gözümü tekrar kapatıp yorganı başıma kadar çektim
birkaç saniye sonra kapım tekme ile açıldı ve biri içeri girdi,bu kişinin kim olduğunu anlamak zor olmamıştı
"hey,kuzen!yeter bu kadar uyku,gel hadi kahvaltı yapacağız" bu cihan ın sesiydi,bu çocuk benden ne istiyor ya!?
"üff... git başımdan cihan,yemeyeceğim"dedim uykulu bir sesle.ardından kafamı yorgandan çıkarttım çünkü sıcak bastı!
bir anda cihan yüzüme sertçe bir yastık fırlattı.zorlukla gözümü açıp ona baktım
"üf...tamam be,git geliyoruz"dedim ve yatakta doğruldum
"bak gelmezsen bu sefer berk ile gelirim,haberin olsun"dedikten sonra odadan çıktı
onun arkasından boşboş bakıyorum,kafamı arkaya yaslayıp öyle bir öfladım ki dünya sarsıldı"off...bir uyutmadınız ya!rahat rahat uyuyamıyoruz da!" söylene söylene yataktan kalkıp odamdaki banyoya gittim
bizimkilerin yanına indiğimde herke yemek masasında oturmuş kahvaltı yapıyordu
"günydın,uykucu kızım"annemin sesi ile ona döndüm
"ah...günaydın günaydın"dedikten sonra bende kendi yerime oturdum
berk tam çaprazımda oturuyordu"gelmeseydin birazdan odanı basacaktık"dedi kıkırdayarak
berk'e ters bir bakış attım"gerek kalmadı canım,geldim işte" ona cevabını da verdikten sonra kahvaltımı yapmaya başladım
herke bana kısık bir şekilde kıkırdıyordu ama ben bunun sebebini bilmiyorum ve buna da sinir oluyorum "ne gülüyorsunuz ya!" benim uykulu halim de hiç çekilmiyor ya çünkü uykumu alamadığım zaman tam bir öfke bombasına dönüyorum
"tamam kuzen sinirlenme,anladık en iyi sensin"bu cihan beni sinir falan etmeye mi çalışıyordu!?
"cihan!getirme beni oraya,daha sabahın öcünü almamışım senden haberin olsun!"
ama cihan daha da eğleniyordu "kolaysa gel,ne yaparsın?!"e ama bu çok pis kaşınıyor ve ben bunu kaşımasını bilirim
"gel sen gel!götün kaşınıyor senin!"bir hışımla yeriden fırlayıp cihan'ın peşine verdim ve o da yerinden kalkıp kaçmaya başladı
"korkak tavuk,gel buraya!" bir yandan onu kovalayıp bir yandan da laf ediyordum
"gelsem vuracaksın manyak kız!" hem suçlu hem güçlü ya!
"onu laf atmadan önce düşünecektin!"dedikten sora daha da hızlandım.en son onun yakasını tuttum ve onun kafasıa vurmay başladım,annemler de bizim halimize gülüyorlardı
"güzel miymiş he!o taş gibi yastığı fırlatırken kafamı kırmıştın!" cihan acı ile kafasını tutuyor ama gülüyordu
"ağh!yapma manyak!tamam özür dierim" gümekten konuşamıyordu resmen
arkadan gülen babamın sesini işittim"tamam kızım,bırak çocuğu sonra kafası kırılır,başımıza bela olur"babanma ses edemediğimden sinirle cihan'ı bırakıp yerime geri oturdum
cihan hala kafasını ovuşturuyordu"ah...elin de ne ağırmış kuzen ya!" dedi ama hala gülüyordu aptal çocuk
"dayak yiyeceğini bile bile laf atıyor ya!"dedim kendi kendime
herkes cihan ve bana gülüyordu ama ben umursamadım ve yemeğimi yemeye devam ettim
benden yemeğimi almadıkları sürece sorun yoktu
abay göktaş
akşam saat sekiz buçuk
babam ile akşam yemeği yiyorduk,ama üvey annem yanımızda değildi çünkü evi terk etmişti,aslında baya iyi olmuuştu çünkü ev çok sessizdi,demek ki bütün ses ondan çıkıyormuş
ben başımı tabağıma eğmiş sessizce yemeğimi yiyordum daha doğrusu oynuyordum
"oğlum,yemeğini yer misin?"babamın sert ama bir o kadar da yumuşak sesini işittim
yüzümü hafif buruşturdum "aç değilim,o kadar..."çatalı masanın üzerine bırakıp ayağa kalktım "sana afiyet olsun,ben odamda olaacağım"mutfak kapısından çıkıp odama çıktım
üstümdeki kıyafetleri çıkartıp rahat pijamalarımı giydim ve telefonuu alıp yatağa oturdum
"hmm acaba asila'ya mesaj atsam mı?"yatağa uzandım,telefonumu açtım ama yabancı bir numaradan bir mesaj geldi
"nasılsın oğlum?" bu da kimdi ve ne hakla bana "oğlum" diyordu? kesin hayranlarımdan biridir dedm ve biraz internette takılmaya başladım
beş dakika sonra tekrar aynı numaradan mesaj geldi "beni özledin mi?"
"kimsin?"diye mesaj attım,bir süre cevap gelmedi fakat daha sonra yamaya başladı "yazıyor...yazıyor...yazıyor..." daha sonra mesaj geldi
"ben senin gerçek annenim,biliyorum inanmayacaksın ama bu doğru"bir an kafam karıştı
"nasıl yani? ama ben annemi on altı yıl önce kaybettim ve hatta her sene mezarına kadar gidiyorum onu gözümün önünde gömdüler,sen annem değilsin,yalan söylüyorsun"
bir süre sonra karşı taraftan da tekrar mesaj geldi"ah... bana inanmayacağıını biliyordum ama lütfen bana biraz zaman er gerçekten bunu sana kanıtlayabilirim"düşündüm,acaba ona bir şans versem mi?"tamam,ama yanlış bir hareketine..."yazdım ve gönderdim
hemen cevap geldi"tamam,tamam gerçekten pişman olmayacaksın"görüldü atıp komidini yatağın üzerine bıraktım
boş boş tavana bakıyordum"annem olmadığını çok iyi biliyorum ama sırf neyin peşinde olduğunu merak ettiğim için sana bir şans verdim"dedi kendi kendime
daha sonra yavaştan gözlerim ağırlşmaya başladı ve en son uykuya teslim oldum...
📖
sabah saat yedi buçuk
alarm sesi ile uyandım,bugün babam bana yeni işim için birkaç şey öğretecekti,mafya liderliğiymiş neymiş
bıkkınlıkla kalkıp hazırlanmaya başladım,babam yanımda olacağı için her zamanki gibi giyinemezdim
dolabımı açtım,elime güzel ve pek kullanmadığım bir takım elbise geçti,hemen giydim
aynadan kendime bakıp üzerimi düzeltiyordum,o sırada babamdan mesaj geldi " on dakikaya hazır ol,geliyorum" babama görüldü atıp hızlıca saçımı taradım ve salona inip babamı beklemeye başladım
on dakika sonra babam geldi,hemen gidip kapıyı açtım "baba,sabahın köründe neredeydin?"
babam içeri girdi ve arkasından kapıyı kapattım"bir işim çıkmıştı" diye geçiştirdi ve eve şöyle bir göz gezdirdi
bunu yapmasına şaşırdım çünkü normalde misafir falan gelecekse eve göz gezdirirdi,peki ya...bu sefer kim?
"baba?birisi mi gelecek?"başını iki yana sallayıp kendine gelmeye çalıştı ve bana döndü"hayır,yok öyle bir şey"
"peki neden etrafa göz gezdirdin?"
"bakamaz mıyım ya,yürü gidiyoruz!"
"tamam ya..." babamda kesin bir haller var,çok garip davranıyor bakalım bu sefer ne ile karşılaşacağım!
babam önden çıktı bende onun peşine takıldım ve beraber arabaya bindik,ne kadar ısrar etsem de arabayı benim kullanmama izin vermedi bende mecburen sürücü koltuğunun yanına oturdum
arabada resmen ölüm sessizliği vardı,bir anda sessizliği bozan ben oldum "baba,benim gerçek annem yaşıyor mu?"bunu sormam ile babam biraz şaşırdı,sorumu hayret ile cevapladı"saçmalama oğlum,olur mu öyle şey..."dedi ama cümlesinin devamını getiremedi,ben de daha fazla uzatmadım
bir süre sonnra şirkete varmıştık,koskoca gökdelenin üzerinde "göktaşlar holding" yazıyordu,buraya daha önce hiç gelmemiştim
derin bir nefes aldım ve babamın arkasından şirkete girdim.içerisi dışarıdan daha büyüktü,babama bıkkınlıkla baktım "eee?ilk 'mafyalık' dersimi ne zaman vereceksin?"dedim alayla,mafyalık kelimesini söylerken elimle tırnak işaretinin şeklini yaptım
"inan bana oğlum bir kere bu dünya'ya girince bir daha böyle şaka yapamayacaksın"dedi büyük bir ciddiyetle
göz devirdim "off...peki baba öyle olsun"babam önümden yürüyordu"şaka yapamayacakmışım hah!"diye garip bir ses çıkarttım babam duymadı
asila akal
sabah saat sekiz
neyseki dün akşam rahat uyumuştum,dün sabah cihan'ın odama tekme ile girmesini saymazsak günüm genel olarak güzel geçmişti
bugün bir planım yoktu ve bütün günü yatarak geçirmeyi planlıyordum
kahvaltı için aşağı indim,herkes kahvaltı masasındaydı ama her zamanki gibi neşeli değillerdi,aksine hareretli bir şekilde bir şeyler konuşuyorlardı.garip olan ise sabahları hep geveze olan cihan ve berk'in şimdi ağızlarını bıçak açmıyordu
yanlarına gittiğimde sesleri netleşmeye başladı"tamam şirketler zaten birleşikti onda bir sorun yok ama bu evlilik mese-"birden babam benim merdivenlerden indiğimi görünce sustu
bunlada bir şey vardı ama ne?kesin bulmam lazımdı,bozuntuya vermeden gülümsedim
"herkese günaydın!" dedim ve yerime oturdum,ardından yüzüm düştü "ne oldu,neden herkes bu kadar durgun ve sessiz?"
kimse bana cevap vermedi,tam o sırada hakimler grubundan bildirim geldi
pera
"kızlar bugün hep beraber güzel bir kafeye gidelim mi?"
özge
"bana uyar"
merih
"bana da uyar,peki sen asila?" bir an telenfona öylece bakakaldım,bimiyorum arada oluyor öyle...
ben
"olur zaten bir planım da yok bugün,peki saat kaç gibi?"
özge
"on iki gibi olur ya"
pera
"çok geç olmaz mı,bir on,on bir filan"
merih
"bana fark etmez"
özge
"tamam,on olsun o zaman"
"tamam,anlaştık" yazdıktan sonra talafonu kapattım
ben kahvaltımı yaparken herkes garip bir şekilde bana bakıyordu
burada esin bir şeyler dönüyordu ve benimle ilgiliydi yoksa iş için bile olsa babamlar rahat rahat yanımda konuşuyordu
yemeğimi yerken birden babamın sesini işittim "kızım sana bir sorum var ama gerçekten dürüst ol
garipseyerek babama baktım "neden ki baba?"
"sen sadece dürüst ol yeter" babamın bu tavrına uyuz olmaya başlamıştım,hiç istemesem de kabul ettim
"sen...hiç birinden hoşlandın mı,ya da evlenmeyi düşünüyor musun?"babamın bunları sorması üzerine afalladım
"ne!sen ne dediğinin farkında mısın!? daha iki gün önce seni kimseye vermem diyordun,bu saçmalık da nereden çıktı!"diyerek ona hafif çıkıştım
"ama kızım sadece merak ettim"dedi mahçup olmuş bir şekilde
"merak mı ettin baba!? o zaman sana cevabımı vereyim,hayır!ben ne kimseye aşığım ne de evlenmeyi düşünüyorum" sinirle ayağa kalkıp odama çıktım
odama girince biraz da olsun sakinleşmiştim,bu aşk meşk konusu açılınca her zaman deliye dönüyordum,üstüne bir de akrabalarımın yanında babamın bunu sormasına sinir olmuştum
saate baktım dokuzdu,hemen hazırlanıp dışarı çıktım bizim kızların söylediği kafeye doğru ilerliyordum,kafeye varınca dışaıda boş bir yer tutup onları beklemeye başladım saat zaten dokuz buçuk olmuştu bile,gelirlerdi şimdi...
bölüm sonu