"Onu ilk gördüğüm zaman vurulmuştum ona ama o her konuda uyanık olmasına rağmen bunu göremeyecek kadar saftı.."
📖
*Abay'ın Ağzından*
"Tamamdır,bu da bitti"dedim ve enter tuşuna baştım.Bir saattir yeni davanın yani bir hafta sonraki babamların boşanma davasına son güncellemeleri yapıyordum
Bir saat o sandalyade oturmaktan belim tutulmuştu,biraz esnedim ve sırtım biraz kütledi "oh..."o sırada kapım çaldı"gel"dedim ve biri içeri girdi
Gelen Gökçe'ydi ve elinde de birkaç atıştırmalık vardı"Abay bey bunları babanız gönderdi ve sizi yarım saat sonra aşağı büyük salona bekliyor"diyip tabağı bıraktı ve odadan çıktı
Bıraktığı tabağa baktim tok olduğum için tabağa dokunmadım ve işime geri döndüm
📖
Saate baktım ne çabuk yarım saat olmuştu?hemen aşağı babamın yanına gittim
Odaya girdiğimde babam dirseklerini dizlerine yaslamış, kafasını tutmuş oturuyordu "baba, beni çağırmışsın" dedim ve içeri girdim
"Gel oğlum gel..."dedi ve eli ile kanepeye iki kez hafifçe vurdu
Yanına oturmamı istiyordu,oturdum ve babam tekrardan konuşmaya başladı "bence bunu artık sana söylemenin zamanı geldi"anlamazca ona baktım
"Nasıl yani,neyin zamanı geldi?"diye sordum merakla
"Aslında benim başka bir işim de var"dedi,sanki...bana bir şeyler söylemek istiyordu ama yapamıyordu
"Ne demek benim başka bir işim de var baba?"
"Herkesten sakladığım bir işim var,ben hem bir ceo'yum hem de..."
"Hem de ne?"dedim merakla
"Oğlum,ben bir mafya lideriyim"dedi,şok oldum
"Ne!baba sen ciddi misin?"
"Evet oğlum bunu sana her ne kadar söylemek istemesem de bunun zamanı geldi..."dedi
"Baba ne diyorsun,şifreli konuşup korkutma beni"dedim endişeyle
"Demek istediğim artık ben yaşlanıyorum ve soyumuzu ilerletmek için benden sonra sen benim yerime geçeceksin bu yüzden eğitimlerine hemen başlamalıyız"dedi
"Ne!ama baba benim bir işim var uğraşamam mafya falan o şeylerle"dedim hafif sinirle
"İşini de yapacaksın lider de olacaksın"dedi
"Ama be-" sözümü kesti
"Aması filan yok! Olacaksın dediysen olacaksın!" Dedi ve sinirle kapıyı çarpıp gitti
Babamın arkasından ofladım "of baba of!hiçbir zaman benim fikirlerimi dinlemeyeceksin değil mi,ben kaç yaşına da gelsem bu hep aynı kalacak..." bir süre bende odadan çıktım ve biraz hava almak için dışarı çıktım
*Asila'nın Ağzından*
Sonunda işim bitmişti, kafamı kaldırıp bizimkilere baktım Cihan oturduğu yerde uyumuş Berk ise hala telefon ile uğraşıyordu
"Bitti mi işin?"kafamı Berk'e çevirdim
"Evet ya nihayet bitti!"dedim
Berk ayağa kalktı "uyandır şunu bi dışarı çıkıp hava alalım biraz"dedi Cihan'ı göstererek
Kıkırdadım ve Cihan'ın yanına yürüdüm"kalk hadi uyuyan güzel "bir yandan da onu omzundan sarsıyordum
Gözünü açti ve uykulu bir sesle konuşmaya başladı"of... ne var be!"
"O güzel uykunu biraz bırak da dışarı çıkalım biraz"dedim
"Yok ya siz gidin ben gelmiyorum"dedi bu seferde onunki inatsa bizimki de inat geleceksin dediysek geleceksin Cihan bey!
Tam ben konuşacaktım ki Berk benden önce davrandı"tüh be ben de diyordum yol üstünde şu yeni yeni açilan dondurmacıya uğrayıp dondurma alalım ama...işte Cihan gelmiyormuş,neyse Asila gel benle sen gidelim" o anda Cihan oturduğu yerde dikildi
"Ee ne zaman çıkıyoruz" ben bir anda kahkaha atmaya başladım
"Yani sende anca boğaza çalış ''dedim gülerek
"Bilseydim daha önce söylerdim oğlum"dedi Berk
"Hadi hadi çıkalım,dondurma beklemez"dedi Cihan ve hepimizden önce aşağı indi
Başimı iki yana sallayıp derin bir ah çektim ve Cihan'ın peşinden gittim Berk de bizim peşimizden geldi
Aşağı indiğimizde ailelerimiz hararetli bir şekilde bir şeyler konuşuyorlardı
"Sizce ne konuşuyorlat bu kadar gergin?"diye fısıldadım
"Valla hiç bilmiyorum ama gergin oldukları kesin"diye yanıtladı Cihan
Biz fazla umursamadan oradan tüydük ben ne olur ne olmaz diye anneme çıktığımıza dair mesaj attım sonra bana patlıyor!
📖
Bir süre yürüdük ve dondurmacıya vardık,dondurmaları alıp çıktık, ben ne kadar ısrar etsem de benim dondurmami da Cihan ve Berk aldı
Yolda giderken birini gördük, bir yerden ısırıyordu ama çıkartamadım ben bu adamı bi yerde görmüştüm sanki...
"Bu kim lan?"dedim"bir saattir çıkartamadım"
İkisi de bana aval aval bakmaya başladı,şey gibi "gerçekten mi Asila?"
"Sen ciddi misin Asila? Size geldiğimiz gibi bize bahsettiğin adam Abay Göktaş bu"dedi Berk
Tabi ya! Abay Göktaş, nasıl hemen unuttum ya balık hafıza bendeki de! "Ay unuttum bi an ne yapayım?" İkisi de fazla önemsemedi çünkü benim ne kadar unutkan olduğumu biliyorlardı bunun en iyi örneği de küçükken yaşadığımız bir olaydı...
GEÇMİŞ ZAMAN
daha ben 6 yaşındaydım ve kuzenlerim Berk ile Cihan'la birlikte oyun oynuyorduk klasik çocuk oyunlarından biri olan saklanbaç oyununu oynuyorduk ebe bendim annemler çardakta oturmuş sohbet ediyorlardı, ben bir ağacın gövdesinde gözümü yummuş bildiğim kadar elliye kadar saymaya çalışıyordum ama birçok sayıyı atlıyordum
"42,45,47,49 vee 50 önüm arkam sağım solum sobe,saklanmayan ebe!" Gözlerimi kısmış avını arayan bir avcı gibi Berk ve Cihan'ı arıyordum
İki elimi de ağzımın yanına yaslayıp bağırmaya başladım o çocuk sesim ile sesim ne kadar çıkıyordu bilmiyorum"Cihaan!,Beeerk! Nerdesiniz! Sizi bulamıyorum!" Evet bu her oynadığımız zaman yaptığım gibi bir tuzaktı ama onlar sadece bir kere bu tuzağa düştüler bir daha da hiç düşmezler...
Onları arıyordum ama bulamadığım için sinir oluyordum annemlere de sorsam hile olur diye soramıyordum
Hayır,ben bir hileci değilim!
Bizim bahçe baya büyük olduğu için bir süre ilerlerleyince arka kapıdan karanlık bir ormana açılıyordu babam asla oraya gitmemize izin vermezdi çünkü kaybolmamızdan korkardı ormanda yırtıcı hayvanlar yoktu ama yılan gibi sürüngenler vardı...
Ben Cihan ile Berk'i bulamayınca aklıma ormana bakmak gibi aptalca bir fikir gelmişti ve ben bunun henüz çocukluk korkularımdan biri olacağını bilmiyordum...
Ormana doğru ilerlerken birden yerde ayağıma birşey değdi korku ile kafamı eğip baktım ama ne olduğunu anlamadım ip gibi bir şeydi ama hareket ediyordu sanki bunu bir yerde görmüş ve duymuştum... küçücük zihnimi ne kadar zorlasam da yok, çıkartamadım eminim şu an ikisi de beni ebelemişti!
O ip gibi şeyi çok merak ettiğimden dokunmak için yaklaştım aklımdan tek şeyi yapmak geçiyordu
"Acaba bu şeyi alıp bir düğüm atsam ne olur?"
Evet! Çocuk aklım o kadar saftı ki bir yılana dokunmaktan korkmayı bırak ona düğüm atıp atamayacağımı düşünüyordum, bu inanılır gibi değildi!
Bu kararı aldıktan sonra onu elime aldım ama almamla beraber beni ısırdı bunun üzerine bende dişlerimi onun vicuduna sertçe gecirdim onu ısırmamla hayvancağız artık nasıl ısırmışsam korkup kollarımın arasından kaçıverdi
O sırada babamların da arkamda bağırma seslerini duydum ama en çok babamın sesi kulağıma iyi ulaşıyordu "kızım manyak mısın neden ısırdın hayvanı,ya seni zehirlediyse!"
Evet o yılanı bilmeye bilmeye ısırmıştım ve bunun başıma ne sorunlar açacağını düşünmeden yapmıştım o gün unutkanlığım yüzünden zehirlenebilirdim ama neyseki başıma öyle bir şey gelmedi
İşin komik kısmı ise
Yılan beni ısırmıştı ama ben turp gibiydim
Fakat benim onu ısırmamla o yılan hayata gözlerini yummuştu..
ŞİMDİKİ ZAMAN
Yavaş yavaş elimizde dondurmalar parka doğru ilerlerken benim içime bir korku düştü,sanki... birisi bizi takip ediyordu
Endişe içinde arkama bakınca gözlerim Abay Göktaş ile buluştu. Onun koyu kahve gözleri ilk kez gözüme bu kadar güzel gözükmüştü. Hemen önüme döndüm ve Cihan ile Berk'e fısıldadım
"Gençler,Abay Göktaş arkamızda"
İkisi de "ne!?" diye çığlık atıp arkalarına baktılar,elimi anlıma vurdum. Çok kötü rezil olmuştuk Allah kahretsin ya!
Size önceden de söylediğim gibi koskoca sülalede tek kız benim ve bundan hiç şikayetçi de değilim,çünkü kız kardeş kız kuzen özlemi hiç çekmedim. Neden mi? çünkü bütün kuzenlerim benim yanımda kız gibi davrandıkları için istesem de özlem çekemiyorum. Özellikle de Berk ve Cihan normalde çok ciddilerdir ama ben onların yanındayken kız gibi davranıyorlar,nedenini bende bilmiyorum...hatta bir arasında onlarla pijama partisi bile yapmıştık ve ikisi de pembe beyaz çizgili pijama giymişti o akşam bana süpriz olmuştu ve çok şaşırmıştım ama en çok Cihan'ın söylediği cümleye gulmekten yarılmıştım oda şuyldu kapıyı onlara açtığım zaman kapıda şöylemişti "selam aşko!bu gece pijama partisi yapıyoruz,pembiş pijamam nasıl?yeni aldım" neyse Abay olayına dönelim
"Allah sizi kahretsin ya!"dedim kısık bir sesle ve yavaşça arkami döndüm
Dönmez olaydım ya! çünkü döndüğüm gibi kocaman kas yığını etten bir duvara çarptım, kafamı kaldırıp yavaşça yukarı doğru bakınca gözlerim Abay'ın şaşkın bakışları ile buluştu. Ne! biri beni şuan köşeye bir yere gömebilir mi!?
"B-ben çok özür dilerim Abay bey sizi fark et-''sözümü kesti
"Sorun değil"dedi ve yanımdan geçip gitti,inanamıyorum bizi umursamadi bile... gerçi üzgün gözuküyordu
Bizde başımıza daha fazla bela almadan eve döndük
*Abay'ın Ağzından*
Hava almak ve biraz da olsun kafamı dağıtmak için dışarı çıkmıştım ve boş boş dolaşıyordum
Sonra bir anda biri gözüme çarptı, bir kız...
Saçları kumraldı ve yaklaşık...1,60 falandı,çok tatlıydı... Hayatimda ilk kez defa bu kadar tatlı,güzel ve masum bir kız görmüştüm ve artık o benimdi...
Tam karşı kaldırımdaydı. Bende onun arkasına sessizce geçtim,neyseki beni fark etmedi ama bir sorun vardı. Yanında iki tane erkek de vardı,kız tahminimce 26 yaşında falandı yani benden iki yaş küçüktü
Şimdilik yanındaki erkeklere fazla takmamaya çalıştım "abileridir" dedim kendi kendime...
Bir süre arkalarından yürüdüm ama sanki kız biraz tedirgin gibiydi,konuşmalarından anladığım kadarıyla kızın adı Asila'ydı
Asila bir anda arkasını dönüp bana bakınca gözlerimiz birbirine kenetlendi, o kahve gözlerin yakından daha net gözüküyordu...
Sonra bir anda yine önüne dönüp yanındaki erkeklere bir şeyler fısıldadım, ne dedi bilmiyorum ama iki erkek de "ne!" diye bağırıp bana döndüler
Onların bağırması ile Asila bir şeyler geveledi ve bana döndü,daha doğrusu çarptı kafasını kaldırıp bana bakınca gözlerimiz ikinci kez buluştu
Kahveleri güneşte parlıyordu ve bu onları daha da güzel yapıyordu
Birden konuşmaya başladı "b-ben çok özür dilerim Abay bey sizi fark et-"dedi ki sözünü kestim,sesini oturup saatlerce dinleyebilirdim ne konuştuğu umurumda değil ama benden özür dilemesini istemiyorum sonuçta kötu bir şey yapmadım
"Sorun değil"diyip hızlı adımlarla ondan uzaklaştım yoksa kendimi tutamayıp onu öpebilirdim!
Yanlarından geçerken sırıttım çünkü o babam ile annemin boşanma davasına girecek olan hakimdi ve ailemin bilgilerini ben ona attığım için telefon numarasını kolaylıkla bulurdum
Daha çok karşılaşacağız hakim hanım...