Deseydin lan deseydin! Canımı verirdim senin için ben be! Berdel neymiş! Her gün cehennem olsaydı katlanırdım güle oynaya.
Sen yok saydın beni incini! Sonra bisiklet zinciri boşalır ya yokuş aşağıya.... Tümden kaybettim ben bir kaç dakikada ailemi!
Yok saydınız yok ettiniz beni! Şimdi af yok İlker Dilmen! Dora da yok artık sizin için öldü Dora Dilmen!
Şimdi Dora Kaya var!
_______________________________________
İlker kardeşinin gözlerine baktı. Gördüğü keşke nefret olsaydı. Oysa hayal kırıklığı ve acı vardı Doranın gözlerinde.
İlker hızlıca odadan çıktığında Dora kendini yatağa bıraktı. Ağlamaya bile gücü kalmamıştı artık.
Kısa sürede İlker geri geldi odaya. Kapıyı kapattığında gözlerinde gördüğü şeyden hiç hoşlanmamıştı Dora.
İlker: Ben pişmanım, sana rağmen ben mutlu olamam. İnanmıyorsun bana. En acısı bu gözlerindeki bu kırgınlık.
Yeter abi bak vallahi gücüm kalmadı.
İlker: Doram, sen demiştin ya bir kez. İnsanlar son nefesinde doğruyu der, pişmanlıkları samimidir diye.
Abi bak, sakın duydun mu! Kendine gel.
İlker: Ben böyle olsun istemedim ki. Senin abin aptal Dora. Çok sevdim ben. Sevmek bencil olmayı haklı çıkartmıyor ki inci tanem.
Tamam bak zaman tanı bana he, şimdi çok yeni ya herşey hadi beni düşün menekşe ablamı yaşatmazlar abi.
İlker elinde ki silahla ileri geri odada dolaşıyordu. Aklını yitirmiş gibiydi pişmanlıktan.
İlker: Üzülme sen kardeşim. İlk başta ölmemiz gerekiyordu. Hem onu öldürmez ler ben sordum töre ye göre öyleymiş. Onuda senin gibi yarı yolda bırakan bir kansız olucam.
Etme bana bunu yapma. Seni ölürsen hiç affetmeyeceğim! Duydun mu beni.
İlker aklı yerinde gibi hareket etmiyordu. Doraya pişmanlığını anlatmaya çalışırken krizdeydi.
Ben sensiz yaşayam duydun mu abi sen o silahı ateşlersen peşine kafama sıkarım!
İlker: Hiiii sakın sakın.... İnci tanem yaşasın yazık ona. O benim kıymetlim. İlker salak ilker demedi... Demedi ilker....
İlker iyice aklını kaybetmeye başlamıştı.
Abim... Benim küçük ağam kıyma bana gel çok özledim kokunu sarılıp azcık uzanalım mı?
İlker: Dora küs ilkere dokundurmuyor! Öpmedi 3 koca gün 3 koca gün ilker aptallığının cezası öpemiyor kardeşini.
Gel bak öp işte izin verdim. Bende yorgunum biraz dinlenelim. Bu sefer ben masal anlatıcam sana!
İlker: Dora... Ölünce beni yatır yanına anlat ben dinlerim. Duymasa ölüler sen niye amcamla yengeme sohbete gidesin?
Yok ben sen bana cevap ver istiyorum. Öyle güzel olmuyor. Abim... Ver o silahı gel yanıma hani affet dedin di. Ettim istemiyor musun kardeşini?
İlker: Dora abi delirdi mi? Bak çok pişman.... Zamanı geri geri saramıyoz mu?
Sarıyoruz tabi ama sarılıp yatınca oluyor. Babam derdi ya kötü şeyler uyup utanınca geçiyordu.
İlkerin elindeki silah yere düştüğü an patladı. Kurşun duvara girmişti çok şükür ikiside iyiydi.
Dora koşup koca adama sarıldı. Sımsıkı hiç bırakmıycak gibi. Odaya bir anda tüm konak doluştu.
Ayşe acı ile yere çökmüş ağlıyordu. İlkerin sadece hıçkırıkları duyuluyordu odada.
Arayıp Kaya aşiretine haber verin Dora iyi değil yatın buyursun gelsinler. Herkes çıksın odadan abimle uyuycaz biz birlikte kimse rahatsız etmesin bizi!
İlker: ilker Dora ile uyur hep uyur. İlker Dora dinledi baba! Dora ölme dedi ilker dinledi! İlker vermiycem kardeşini kimseye!
Benim aslan abim dinledi beni. Hadi gel uzanalım çok yorgunum ben abi.
Dora ilkerle yatağa uzanmış, odada kimseyi bırakmamıştı. Bir daha bir birlerine böyle sarılamıycaklarını bilen iki kardeş sımsıkı sarılıp uzandılar.
O yataktan bir daha eskisi gibi kalkmıycakları bilerek ağlata ağlaya uyudular.
.
.
.
Kaya Konağı
Nene ne demek Dora rahatsız, yarın gelin! Açmıyor oğlan telefonları bunlar bunlar ona bişi yaptıysa!
Yaren Nene: Dur deli oğlan! Ne yapçaklar kendi evlatları, diyorsunki yüzüğüm parmağında. Az sakın ol öğreniriz.
O sırada telaşla içeri Basri kahya girmişti.
Basri: Ağam... Müsade vardır önemli!
Konuş Basri noluyor ne bu telaş?
Bari: Ağam Dilmen Konağından silah sesi işitilmiş. Sordu soruşturdum kimse girip çıkmamış konaktan.
Adamlara söyle hazırlanın Dilmen Konağına gidiyoruz!
Basri: Emredersin ağam.
Yaren Nene: Babama haber ver. Mete sakun yanlış yapma kan çıkar Mete....
Nare: Hamza yetiş, Mete Dilmen konağını basmaya gidiyor durduramadık. Kurşun atılmış konaktan, arayıp yarın gelin dediler. Yetiş oğluma Hamza!
Hamza: Tamam ben çıkıyorum korkma hanım ben engel olurum ona!
Onlarca araba konağın önünde durmuş, silahlı onlarca adam etrafı sarmıştı.
Ahmet: Hayırdır Mete ağa, bu nedir? Güpe gündüz konak basmak neyin nesi?
Çekil Ahmet! Kurşun sıkılmış konakta! Dorayı sağ sağlim görmeden çekmem adamları!
İzzet ağa kapıya çıkmıştı telaşla çok geçmeden Hamza yetişmişti.
İzzet: Bu ne demek oluyor Hamza! Ev basmak neyin nesi?
Dora... Dorayı görücem İzzet ağa!
İzzet: Adam gibi geldin de göremezsiniz mi dedik Damat!
Hamza: İzzet bir acı kahve yapında içip sakinleşelim ha!
İzzet: Buyrun geçin, adamlar dışarda kalıcak!
Gül hala avluda bekliyordu Mete'yi. Anlamıştı yeğenine gönlü düşmüştü Mete'nin. Görmeden bu kapıdan gitmezdi bugün.
Gül: Abi Mete gelsin benle, Hayriye ağalara kahve yap.
İzzet: Gül! Ortam uygun değil ne dersin?
Gül: Sözümün heç değeri yok? Sende vardır değeri oğlum?
Vardır Hala, kapıdan görüp gelicem söz!
İzzet: Buyurun geçelim biz sizde çok durmayın!
Gül önde Mete ardında Doranın odasının önünde sandalyede oturan Ayşe ile göz göze geldiler.
Ayşe telaşla konuştu Mete'nin ellerine yapışıp.
Ayşe: Vermem oğullarımı! Kurbanın oluyum alma iki oğlumu benden!
Mete sakince yaklaştı belliki bir sıkıntı olmuş, kadın korkuyordu evlatları için.
Ana biri eniştem, diğeri yarenim korkma kıllarına zarar vermem! Kimseyede müsade etmem.
Ayşe: iki oğlumuda delirttik biz. Koru Dora mı Mete... Doram...
Gül: Gel yenge az dınlen Mete görüp çıksın.
Mete kapıyı açtığında çok kötü bir manzara bekliyordu. Görmeyi en son beklediği şey koyun koyuna sarılıp uyuyan iki kardeş değildi.
Mete derin bir nefes alıp şükretti. Sevdiği iyiydi....
Bölüm Sonu.....
Yeni bölümde görüşmek üzere ✌