Duyduğum sesle arkamı döndüm. Uzun boylu, sarışın bir erkek duruyordu karşımda. Oluk oluk kan akan elimi siyah eşofmanımın üstüne bastırdım. Panikten dişlerim birbirine vuruyordu, hiç bir şey söyleyemedim ve erkeğe bakarak kaldım.
"Hey! Sana diyorum kimsin sen!"
Git gide korkuyordum. Titreyen sesimle "B-ben s-seren" dedim. Erkek bana doğru yürümeye başladı. Yanıma gelip oturdu. "Neden burdasın yabancı" sesi sakindi. Neden mi burdaydım. Belki dövülmemek için belkide sessizlik için belki de biraz olsun rahatlamak için..
"Aa, şey ben ege bu arada.."
Ege'ye döndüm. "Herşeyden kaçmak için burdayım" dedim. Kendimde dahildi buna. Kanayan elim daha fazla acıyordu gece olsa bile siyah eşofmanımdaki kanı farketmemek çok zor değildi. "Bacağın mı kanıyor. N'oldu sana" ilk defa beni merak eden biri vardı. Acı dolu bir şekilde sırıttım.
Kan damlayan elimi hafif yukarı kaldırdım bir kaç damla kan denize doğru düştü.
Ege yanımdan kalkarak gitti. Tepkisiz kaldım gidişine. Herkes giderdi her şey giderdi. Derin bir nefes aldım. Bir süre sonra iskele gıcırdadı. Ege elinde bir kutuyla dönmüştü. Bir ilk yardım kutusu.
"Elini uzatabilir misin?"
Korkmadım ve uzattım. Ege dikkatle elimi sardı. Sarma işlemi bitince elimi bıraktı. Hala yanımda oturuyordu. "Teşekkür ederim" dedim. Kehribar gözleri gözlerimin içine bakıyordu.
"Ee, seren niye burdasın niye elinde derin bir kesik vardı"
Daha yeni tanışmıştım ege'yle ama sanki yıllardır tanıdığım bir arkadaşım gibiydi. Baskıcı babamı anlatmıyacaktım o yüzden klasik bir şey söyledim. "Bunaldım. Sonra evden çıktım buraya gelirken de düştüm" dedim.
Ege iskelenin üzerine doğru uzandı. Ardından bende uzandım.
"Bu hikayeye inanmayacağım elbet ama yeni tanıştığın birine ne olduğunu anlatmaman normal"
Anlamıştı. Bence baskıcı bir babamın olduğunu falan da tahmin etmişti ama şuan söyleyeceğini düşünmüyordum. Yağmur çiselemeye başladı.
Yaz yağmuru..
Soğuktu yağmur damlaları insanı titretiyordu. Ama huzur da veriyordu. Ege ceketini çıkarıp bana verdi. İtiraz etmedim. İyi birine benziyordu.
"Üşütüceksin, evine git" babam uyumuş olmalıydı. Ne kadar eve dönmek istemesemde dönmeliydim. Ceketini ona uzattım.
"Sende kalsın nede olsa tekrardan karşılaşıcaz seren"
"Ve tekrar karşılaştığımızda seni mutlu görmek istiyorum"







