Hiç bir şey söylemeden gitmesi garipdi, ama artık alışmıştım.
Bir kaç saat sonra bir şeyler içmek için aşağıya indim. Cenk'in yanında bir çocuk vardı. Uzakta olmama rağmen onları görebiliyordum. Sonra yanımdan geçip giderken bana selam verdi. "Selam yenge." Eğer gözümün içine bakmasa bana dediğini anlamazdım ama bana söyledi. Neden yenge dedi ki şimdi durduk yere? Kendi kendime kokteyl içerken sosyal medyada geziniyordum.
*CenkKandemir yeni bir paylaşım yaptı.*
Bildirimi aldığım gibi hemen profiline girdim. Eline yarım kalan sigarası ile bir fotorafı paylaşmıştı. Üzerine de bir kalp eklemişti. Ve kadrajda bende çıkıyordum. Fark etmeden gülümsemiştim. Onun bana baktığınım farkında olmadan.
Yorumlara indim ve bir yorum yaptım.
Hilalkaya: ciğerlerin olmak istemezdim. Cenk büyümüşte aşk acısından sigaraya başlamış.
CenkKandemir: ciğerim olmanı çok isterdim ama kalbimsin.
Resmen öylece kalakaldım. Bu çocuk ne yapmaya çalışıyordu. Telefona boş boş bakarken yanımdan geçti. Sigara dumanını üzerime üflediği için az kalsın boğuluyordum, Ama bir şey diyemedim. Şimdi onu yakalamış mıydım yoksa bilerek kendini ele mi vermişti?
"Hilal, sen nerdesin kaç gündür ya? Hadi gel sana oteli gezdiriyim."
Adem abinin sesi ile kendime geldim ve apar topar telefonu kapattım. Konuşmama izin vermeden beni otelde gezdirmeye başlamıştı. Cıvık. Altı üstü bir otelin var. Gözümüze sokmana gerek yoktu.
Yarım saat sonra şükürler olsun ki son Kata gelmiştik. Bunlarda genetik mi merdiven çıkmak. Tam tamına on kat merdiven çıkmıştık. O hâla enerjikken, ben soluk soluğa kalmıştım.
"Hilal biliyorsun ki Cenk bu otelin genel müdürü."
"h-hayır bilmiyordum."
"öğrenmiş oldun. Burası da onun odası."
İçeri girmemek için direnirken beni içeri doğru itiyordu.
Odaya zorla itildiğimde koltuka oturan Cenk'i gördüm. Gülümsüyordu ve telefonuna dalmıştı.
"oğlum bende gelinime oteli gezdiriyirdum."
WTF? Aniden ciddilestim ve Adem cıvığına döndüm.
"o da ne demek şimdi Adem abi?"
"şaka yaptım ya espiriden anlamıyormusunuz?"
Onu orada boğasım geldi. Ne boş yaptı ya.
Cenk ortamın sinir ve kasvetini hissetmiş olacak ki o cıvığı odadan çıkartmıştı.
"ben onun adına özür dilerim, yani seni rahatsız ettiği için."
"sorun değil senlik bir şey değildi."
"bir şeyler içmek ister misin?"
"olur tabi."
"CENK! Yengeyi sana aşık etmenin bir yolunu buldum."
"EREN!"
Bu 'Eren' dediği bu gün bana yenge diyen çocukdu.
"SİKTİR! YENGE DE Mİ BURDAYDI!"
Cenk elini başına vurdu. Bir dakika ya yenge derken benden bahsediyordu. LAN YENGE DERKEN BENDEN Mİ BAHSEDİYORDU!

