Mektubu aldığımda hiçbir şey hissedemedim. Bu eski sevgilim Kaya'dandı. Benden bir yaş büyük mahalledeki erkeklerden biriydi. Eminim ki üniversitede yeni birilerini bulmuştu. Hatta geçen arbasına bindiğimde kolunda benden saklamya çalıştığı ama beceremediği bir siyah toka ve arka koltuklarda yüzük ve peluş ayıcık görmüştüm. İnanılmaz kadınsıydı ve bana iç hediye almazdı ki.
Sınav senem olduğu için sadece yılbaşında o kalabalık üniversite grubuyla bir bara gitmiştik. O ara beni arkadaşım diye tanıttığı için ilk kavgamızı bile etmiştik. Kabul edilemez bir hataydı ama intikamımı almıştım bile. Beni aldattığı kadını araştırıp bulmuştum. Ona herşeyi anlatmıştım. Ve şuan tam kapımda dikiliyordu.
Gözlerimi şaşkınlıkla açıp ona baktım ''Kaya? Hayırdır biri ilişkimizi öğrenir diye ödün kopuyordu ancak şuan karşımda dikilmiş kaşlarını çatmış bana bakıyorsun'' kıkırdayıp onu süzdüm. Bana hala tek kelime bakmadan bakınca kafamı ''ne var'' ercesine salladım ''Misafir kapıda dikmek görgü kurallarına aykırı öğretmediler mi sana?'' dudaklarının kenarları kıvrıldı.Onu baştan aşağı süzüp ''İlişki içinde olup başka bi ilişki daha yaşmaya çalışan biri bana kalkmış gelmiş görgü kurallarını mı öğretmeye çalışıyor?'' Kahkaha attım. Tam ağzını açıyordu ki işaret parmağımı ona daha uzatıp hayır dercesine salladım ''Ağzını dahi açma çok işim var, seninle uğraşamam'' gözlerini benden kaçırdı.
''Mektubu aldın mı?'' dudaklarımı büzdüm ve onu tekrar süzdüm. Kendi fakultesinin öğrenci temsilcisiydi ki büyük ihtimalle yeni bir toplantıdan geliyordu.Üzerine ben ütülendim diye bağıran bir takım elbise vardı. Kravatında elimi gezdirip kravatını kendime doğru çektim.
Aptal çocuğun kalp alışını bile hissediyordum. Stres yapmıştı.Gerzek.Nefesini boynumda hissederken kulağana doğru yaklaşıp tek birşey fısıldadım...
''Mektubu edebiyat hocana yazdırdın herhalde. Saf biri olsamda inansam bari'' derin bir iç çektim ve devam ettim ''Şimdi siktir git.''