Yaşananlar yaşatılanlar çok şey kattı bana, hüzünlerin mutluluklarım kalp krıkların hepsi geçmişte kalmıştı.. eskisi gibi yanlız değildim eskisi gibi hissetmiyordum..
Çünkü beni benden çok seven bir kocam oldu.. bana herşeyi en başından bir sınav gibi yaşatan küçük kızım oldu.. en önemliside bana hayat veren bir ailem olmasıydı..
Şu an dünyanın en klişe cümlesini kuracağım.. karşımdaki manzara herşeydi çünkü.. Ateşin bir bebekle tanışmasındanmı başlasam yoksa küçük Ela'mızın halasına benzemesinden mi bahsetsem bilmedim.. ah benim canım kocam o kadar dedi Elif'e bakma diye gel görki Elif kadar cadı ama tatlı bir kızımız olmuştu..
Ateşin iyi bir baba olacağını biliyordum ama bu kadarını düşünmemiştim.. herşeyde mükemmeldi mükemmel bir eş mükemmel bir abi bir baba.. çok güzeldi...
Dolan gözlerimi kırpıştırdığımda derince yutkundum.. tabi bunun yanı sıra hayatımıza aniden dahil olan bir canlı daha vardı.. oda canım oğlumdu.. Ela daha üç dört aylıkken bizimleymiş oğluşum başta hiç fark etmedim konduramadım bile.. Ela daha küçüktü, bir bebeği hiç düşünmedim ama Ateş yüzünden ikinci bebeğime hamile kaldım..
İstemedim başta zaten Elaya bakmak zordu ikinci bebekle olmaz dedim .. aldırmayı bile düşündüm ama kıyamadım.. hem Ateşte belli etmesede istememişti onu kaybetmeyi..ve tabi şu an bizimle olan üç aylık bebeğim.
Bazen kara kara düşünüyorum ne yapacağım diye hamilelik lohusalık derken tekrar hamile olduğumu bilmek beni strese sokmuştu.. bu süreçte Ateşin desteği çoktu..
Kahverengi gözleri beni bulduğunda kolunu açıp beklemeye koyulmuştu.. kapı pervazından ayrılıp dizinin üzerine oturduğumda boynumda dudaklarını hissettim..
" Güzel karım benim.." bir eli saçlarımda gezinirken diğer eli ise karnımın üzerindeki durdu.. elalarım önce yerde oturmaya çalışan güzeller güzeli kızım sonra sevdiğim adamı bulduğunda gülümsedim... Ela , gözlerini babasından almıştı.. saçlarınıda benden çok güzeldi..
" Yemeğini yedin mi?" Söylediği cümle ile
" Evet." Derken boynumda dudaklarımı hissettim...her şey çok güzeldi.. biz mutluyduk yakında Elif'in muradına ermesi ilede ailemiz büyüyordu.. şaka maka Elif Eren'le evleniyordu başta fazlaca karşı çıkan sevgili kocam nihayet ikna olmuştu.. Elif ben ve Eren'in lise arkadaşı olduğumuzu duyduğunda şaşırmıştı ama şoku erken atlatmıştı.. tabi bunların yanı sıra Bartu ile aramızı düzeltmiştik zarzor, Yasemin abla ile bir kere bile yan yana gelmedik gelemezdikte zaten.. ama Resul dayı.. o her zaman benim annemin akrabası olarak kalacak. Adel'im büyümüştü okula başlamıştı kısacası biz mutluyduk bir ailem vardı beni deli gibi seven kocam ve küçük bebeklerimizle biz iyiydik..
Yavaşça gülümseyip ona döndüğümde dudaklarına dudaklarımı bastırdım. Bir dokuz ay daha sevişemeyeceğimiz diye her gece kendine sövüyor ama oğluşumun kalp atış seslerini duymak bize iyi geliyordu.. kapalı gözlerim araladığında elleri sabırsızca bedenimde dolaşıyordu..
" Hadi yakışıklı kocam sen işe git.." alayla söylenirken kahverengi hareleri gözlerimi buldu..
" Naz'ım..bu gün hiç gidesim yok birlikte uzansak şöyle ne olur.." kolları sıkıca bedenimi sararken elimde göğsünden yavaşça ittirdim..
" Olmaz sen çalışmazsan bu ev nasıl dönecek Ateş hem ne demişti kitapta evimin direğisin para getirmelisin." geçen akşam okuduğum bir kitaptaki kadın evimin direği diye kocasına sesleniyordu Ateş dalya geçmişti tabi..
" Ah senin bu kâfirlerinin sonu ne zaman gelecek merak ediyorum karım.." dudaklarım kıvrılırken yavaşça ayaklanıp derin bir nefes aldım ciğerlerime..
" Dalga geçme Ateş hem dün toplantın olduğunu söyledin unuttun mu?" Bozulmuş gömleğini düzeltip ayaklanırken kahverengi hareleri aşkla elalarımı buldu..
" Tamam güzelim gidiyorum sen kendine ve meyvelerimize iyi bak .." kıkırdadığım sıra anlımda dudaklarını hissettim..
Onu işe ağırlarken arkasından huzurla bakındım.. kalbimde ona karşı olan hislerim gün geçtikçe çoğalıyordu.. ruhum aklım bedenim tamamen onundu.. böyle bir aile için aşk için ne kadar şükür etsem azdı.. bir zamanlar geceleri yalnızlıktan ağlayan Naz bugün gülümseyerek devam ediyordu hayatına..
Parmaklarım karnımı bulduğunda gülümsedim.. umarım oğlum babası gibi olurdu.. onun gibi cesur onun gibi seven bir adam olur..
*
" Biz hazırız karım.." saçlarıma kırmızı tokatı taktığımda elalarım kapıdakikeri buldu..
Yeşil elbisesi ile ellerini çırparken gülümsedim.. güzeller güzeli kızım benim.. onu kucağına olan sevdiğim adama deydi elalarım daha sonra.. o her zaman yakışıklıydı ama bugün ayrı bir çekiciydi inkâr edemem.. dudaklarımı araladığım sıra çantamı elime aldım..
" Bende hazırım çıkalım hadi.." Sarı fırfırlı dizime gelen yarım kollu bir elbise giymiştim bugün Elif'in düğünüydü..onun bu mutlu gününde yanında olmak için İstanbul'a gelmiştik.. şu andada düğün salonuna gidecektik..
Yanına adımladığım sıra parmakları elimi buldu..
" Çok güzelsin be Naz'ım.." eğilip dudaklarıma saniyelik bir öpücük yerleştirdiğinde içim sımsıcak olmuştu..
Birlikte evden çıkarken çıkmış karnımı sıkıca tutup yavaşça arabaya bindim..
Ateş uyuklayan kızımızı arka koltuğa yerleştirip yanımdaki yerini aldığında sesiz geçen araba yolculuğuna başlamıştık.. Nermin teyzeler ve diğerleri düğün salonuna girmişti çoktan en arkadan biz gidiyorduk... gözlerim önüne gelen saçlarımı kulağımın arkasına sıkıştırdığımda Ateşin sesi kulaklarımı doldurmuştu..
" Naz, annemin bizimle yaşamasını istermisin?" Gözlerimi ona çevirdiğim sıra aklımda onun cümlesi dolandı.. Elif evlendikten sonra yanlız kalacaktı Nermin teyze, sanırım Ateş onun yanlız kalmaması için bu soruyu sormuştu yani bilmiyorum evet Nermin teyze çok iyi bir kadın ama birlikte yaşamak nasıl olur bilmiyorum aynı evde olmak herşeyi paylaşmak demek anlaşabilirmiyiz bilmiyorum ama bir yandan Ateşin annesi annemin kız kardeş bildiği kadın onu yanlız bırakmak istemiyorum onun sayesinde şu an bu mutlu aileye sahibim.. derin bir nefes aldığımda yavaşça gülümsedim dudaklarımı aralarken..
" İsterim.." dediğimde dudakları kıvrılmıştı parmakları elimi sarıp dudaklarına götürdüğünde gülümsedim...
Kısa sürede düğün salonuna geldiğimizde arabadan inip çantamı elime aldımıştım.
" Uyuyor hayla nereye koyacağız.." Ateşin Elanin uzamış saçlarında parmaklarını gezdirirken düşündüm.. içeri götüreceğiz mecbur zaten sabah sabah ne uykusu bu..
" Al gel uyanır şimdi.. hem sen neden çoraplarını giydirmemişsin Ateş." Çıplak ayakla giydirmiş babetleri zaten Elam ayakkabı giymeyi sevmiyor..
" Bulamadım Naz'ım." Demesi ile çatılmış kaşlarım düzelirken aklıma kısa bir görüntü düştü çorapları valizin üstündündeydi kapağı kaldırırken arkaya düşmüştür kesin. Derin bir nefes alıp kafamı anladığım anlamında salladıktan sonra birlikte düğün salonuna yol aldık..
Bohem tarzda duzenlenmişti hemen hemen herşey sıcak ve güzel..
Hafifçe esen rüzgarla içeri girdiğimizde elalarım yukarıdan aşağıya bakan Elif'i buldu.. gelinliğin içinde çok güzeldi.. kuğu gibiydi resmen.. tam arkasında bulunan ona hayran bir şekilde bakan Erenide gördüğümde kulaklarıma dolan sese döndüm.
" İlk masaya geç güzelim." Hafifçe belimden ittirirken şaşkınca ilerledim..amann neyse hiç arkamı dönüp ne oldu diye bakamam çünkü gözlerime deyen tatlılar ile şirazem kaymıştı..
Derince yutkunup dudaklarımı aralarken etraftaki kadınlara selâm vermiştin.
" Selâm herkese.." kenardan bir tabak alıp önce fıstıklı baklavdan sonra kakaolu pişmaniyeden aldığımda duraksadım.. önce Elif'in yanına gitmeliyim belki bir şey ister..derin bir iç çekip tabağı masaya yerleştirip yavaşça yukarı kata adımladım tabi üç dakikada bir durup nefes alıyorum şu anda bile kendimi yorulmuş hissediyorum.. parmaklarımla karnımı tutup son iki katıda çıktığımda elalarım Elanın yanındaki Nermin teyze'yi buldu ama Ateş yanlarında yoktu misafirlerle ilgileniyordur yüksek ihtimal..
Gözlerim önüne gelen saçlarımı kulağımın arkasına sıkıştırdığımda gülümseyerek gelin odasına ilerledim.. kapıyı çaldığımda Elif'in sesi ile içeri adımladım yavaşça..
" Naz iyiki geldin." Eren odada yoktu kendi odasına çekilmiş sanırım..
" Çok güzel olmuşsun Elif..hem Heyecanın yüzünden anlaşılıyor kızım az sakin mi olsan." Diyorum ama ben ondan daha beterdim..
Yanına geçip yavaşça koltuğa oturduğumda sesini duymuştum.." Çok hevesli gibi görünmemeye çalışıyorum ama bayılabilirim Naz ya off neyse abim nerede."
" Aşağıda.." neşeli çıkan sesim ile kafamı geriye yasladığımda aşağıda unuttuğum tatlılara derin bir yutkunuş bıraktım.
" Elam nerede Naz."
" Arabadayken uyudu bizde uyandırmak istemedik Ateş onu Nermin teyze'nin yanına bıraktı belki uyanmıştır."
Avucumun ortasına atılan tekme ile gülümserken Elif'in sesini duymuştum.
" Umarım beyaz bir şeyler giydirmişsındir yenge fotoğraf çekineceğiz.." gözlerimi ondan kaçırdım. Dün akşam Elaya beyaz gelinlik tarzında bir elbise hazırladım ama Ateş giydirmedi çocuğa..
" Ben hazırladım ama abin olacak o öküz yok Elanın bilinç altına evliliği yerleştiriyorsunuz yok Ela evlilik meraklısı olacak diye tutturdu giydirmedi bende mecbur yeşil giydirdim."
" Abimin bu yersiz kıskançlıkları beni bir gün bayıltacak ne alaka yani." Kafamı onu onayladığım anlamda salladığımda kulaklarımı her gece ninni gibi dinlediğim sesi işitiyordu..
" Geldi halasının aşk böceği.." gülümseyerek ayaklandığında bende yavaşça ayaklanıp Elif'e döndüm..
" Bir Ömür mutluluklar dilerim Elif, insan aşıkken doğruyu göremiyor herşey kusursuz olsun istiyor ama bazen hayat bizi yanıltıyor. Sana burada evlilik konuşması yapmayacağım zaten çok fazla bir şey bilmiyorum ama evlilik başlarda değil sonlarda kendinı belli ediyor."
Dediğimde kıkırdayıp ellerini karnıma sardığında sesini duymuştum.
" Eladan sonra abimin kıskançlık krizlerini kast ediyorsun sanırım." Gülümsediğimde kapı açılmıştı boğazımı temizleyip Nermin teyzenin elinden Elayı aldığımda onların bu duygusal anına şahitlik edemedim..etmek istemedim daha doğrusu kapıyı yavaşça kapatıp güzel kızıma döndüm.
" Annecim.." yanağına dudaklarımı bastırdığımda kafasını boynuma yaslamıştı bu şekilde Elayı kucağıma almam doğru değil ama uyku mahuru kıyamam..
Mis kokusunu içime çekerken yavaşça merdivenlerden aşağıya inmeye çalıştım.. elalarım bir taraftan her ne kadar öküz olsada herşeyimin sahibi olan yakışıklı kocamı aradığımda bulamamıştım.. her yer kalabalık ve gürültülüydü..
Şurada doğursam kimse duymaz galiba.. derin bir iç çekip tabağımı koyduğum masaya baktığımda yüzüm düşmüştü tabağımda yoktu..
Yavaşça masaya geçip oturduğumda Elayı yan tarafımda ki sandaliyeye yerleştirdim.. oda bu kadar gürültüden hoşlanmamıştı bebeğim benim..
" Ela otur ama seni kucağıma alamam.." tekrar yavaşça onu sandaliyeye oturttuğumda saçlarına dudaklarımı bastırdım. Kafasını karnıma yaslarken küçük bedenine gülümsedim.. çok güzeldi..tabi hemen kendini belli eden oğluma bir şey diyemiyorum çünkü her anlamda yoruyor beni ben ilk hamileliğimin zor olmasını beklerken ikincisinin daha zor olduğunu öğrenmek beni şaşırttı.. umarım doğduğunda uslu bir bebek olur..
" Merhaba Naz hanım." Düşüncelerimden ayıran şey tanıdık ama uzak olan sesin geldiği adamdı.. elalarım onu bulduğunda dudaklarımı araladım..
" Merhaba.. tanışıyormuyduk." Çok tanıdıktı ama kim olduğunu hatırlamıyorum.. yanımdaki sandaliyeye çekip oturduğunda yutkundum..
" Evet ama siz hatırlamıyorsunuz kim olduğumu boş verin bu sefer sizin nasıl olduğunuzdan konuşalım."
Tuhaf bir adamdı sesi çok sakindi ama gözleri etrafta birini arıyorum gibiydi umarım Ateşi değil yada daha kötüsü Ateşi bulmak için benim yanıma gelmiş olmasıydı.. boğazımı temizleyip dudaklarımı aralarken onu gibi sakindim..
" Ben çok iyiyim bence biz sizin kimi aradığınızı konuşalım.." onun tonlamasındaki sesim ile yüzündeki kısa afallamadan sonra dudakları kıvrılmıştı..
" Yakalandığıma üzüldüm." Alaya vurması ile gözleri karnımı sonra elayı bulmuştu.
" Bende bir zamanlar arkamda beni umutla bekleyen bir ailem olmasını istemiştim biliyor musunuz.." umutla bekleyen bir ailemmi? Ne demeye çalıyordu..
" Sizi ilk tanıdığım gün Ateşin herşeyini elinden alacağı kadın demiştim.. daha doğrusu hem onun rüyasısınız hemde kabusu.. büyük bir zaafısınız bir adamın." Korku kalbime ilmek ilmek işlerken sessizce yutkundum..beynim bu adamin kim olduğunu ararken mavi gözleri artık bana kimin olduğunu bildiriyordu.. bu adam oydu kardeşini korumak için benimle görüşen adamdı.. iyide neden şimdi burada ve Ateş nerede..
Söylediklerini bir kenara atıp dudaklarımı araladım.." konuyu uzatmayın söyleyin bir an önce ne diyeceksiniz.."
Elalarım salonda gezinirken söylediği şey ile ona döndü tekrar.
" Şimdilik bende kalsın daha sonra daha detaylı şekilde konuşacağım merak etmeyin Ateş birazdan gelir.." ayağa kalkması ile yanımdan ilerlemişti bir şey söylememe fırsat vermeden..Bir şey söylemeye gelmediği belliydi sadece kendini gösterdi ama neden şimdi hayatımıza yeniden dahil oldu..
Ne tarafa gittiğini bilmiyorum ama kapıdan gelen Ateşi görmem ile derin bir soluk bıraktım bir an ona bir şey olduğunu düşündüm.. yüzümdeki ifadeyi insanlar arasına geçince silmişti.. kahverengi hareleri beni ararken elalarım onu buldu..
Bir elim Elanın üzerindeydi zaten şu an burada şaşkınlıktan bayılmıyorsam Ela sayesindedir..
Seri adımlar ile yanına yaklaştığında gözlerimdeki ifadenin aynısını onda fark etmiştim.
" Naz." Anlıma dudaklarını bastırdığında yan taraftaki sandaliyeye oturup yakınlaşmıştı daha çok.. parmaklarım yanağını bulduğu sıra dudaklarımı araladım..
" Ne oluyor Ateş." Avuç içine bıraktığı küçük buse ile içim alev almıştı resmen..
" Siz güvende olduğunuz sürece her şey yolunda karım." Biz her ne kadar güvende olsakta ondan ayrı kaldığımız her an boşluktaydık...bu sefer dudaklarımı az önce gelen adam için araladım fakat dans müziği tüm salonu susturmuştu benide dahil..
Yanıma dahada yaklaşıp bedenlerimizi birleştirdiğinde kafamı göğsüne yasladım.. parmakları karnımı sardığı sıra kokusunun güven vermiş olması tüm korkularımı gideriyordu.. Elif ve Eren'in süren etkileyici dansı biraz olsada unutturmuştu herşeyi yani fıstıklı baklava hariç..
" Ateş."
" Güzelim." Kafamı kaldırıp dudaklarım arasından bıraktığım nefesi içine çekerken kalbim durmuştu sanki..
" Şey bana fıstıklı baklava getirirmisin." Bu romantik anı baklava ile bozmak istemezdim ama yemezsem yerle bir olurdum..
Dudakları kıvrıldığında dudaklarıma dudaklarını bastırmıştı.. ışıklar gelin ve damatın üzerinde olduğundan biz görünmüyorduk..alt dudağım ezilirken derince yutkundum..kalbim deli gibi çarpıyordu..bu adamın öpücükleri benim sonum olacak..
Yavaşça ayrıldığında gözlerindeki o karanlığa hapsolmuştum.." Yarın İtalya'ya gidiyorsunuz." Kulaklarımın duyduğu şey ile afallarken yanımdan kalkmıştı.. ne demek Yarın İtalya'ya gidiyorsunuz.. buradamı kalacak bizimle gelmeyecekmi aklımda dolanan onlarca soru vardı..Dakikalar sonra yanıma tekrar oturduğunda baklava dolu tabağı önüme yerleştirdi ama öyle bir şey söylediki iştahımda gitmişti..
" Ateş biz-."
" Naz sen güvendeysen herşeyim güvende demek merak etme en kısa sürede yanına geleceğim sen sadece çocuklarımızı koru gerisi bende.." anlıma bastırdığı dudakları ile gözlerim kapandı..bu saatten sonra kalkamadım yerimden Elayı bırakamadım.. karnını doyurup kucağıma oturttuğumda saçlarına dudaklarımı bastırdım..tam yanımda oturan gözlerini bir saniye bile üzerimizden ayırmayan kocama korku dolu gözlerle bakıyordum.. bir şey söylemiyordu konuştuğumda susturuyordu..ne düşündüğünü bilmiyorum tek bildiğim şey ondan ayrılamak istemememdir..