İçeriğe geç

Yaz Çiçeğim

Bölüm 34 · 7 dk okuma

Yaz Çiçeğim

Bölüm 34

Tuaflık

" Kuruvasan yemeyecekmisin." Derin bir iç çekip uzattığı kuruvasanı dudaklarım arasına aldığımda gülümsedim.. elalarım kalabalık insanların arasında dolaştığı da dudaklarımı araladım..

" Bu kadar çabuk buraya alışacaklarını düşünmemiştim.." Unutma beni tekrar açılmıştı.. İzmir'deki dükkanı satıp burada küçük ama sıcak bir yer açmak çok hoştu..

" Senin inşa ettiğin her şey çok güzel.." hayranlıkla söylenirken parmaklarım sakallarında gezindi..

Ömrümün geri kalanını bu adamla geçireceğim için çok mutluyum tabi küçük kızımla..

Minicik güzeller güzeli kızım.. hayalî güzeldi ama yaşamak hissetmek bambaşka..

" Yoruldun bugün bu kadarlık yeter güzelim dinlenmelisin.." askılıktan ceketimi aldığında omuzlarımın üzerine yerleştirdi..itiraz etmek için dudaklarımı araladığım sıra sesini duymuştum tekrar.

" Roho kapatır senin dinlenmen gerek." Yanağıma dudaklarını bastırdığı zaman gülümseyip ayaklandım..

" Tamam bir şey demiyorum.." elimden tuttuğu sıra çantamı ve telefonumu alıp dışarı çıkmıştık. Dakikalar sonra evimizin olduğu sokağa girdiğimizde emniyet kemerimi çıkarıp yavaşça inmiştik.. gözlerim evin önündeki lüks arabayı bulduğunda gülümsedi.. bebeğimizin cinsiyetini öğrendiğimiz gün hem mehir isteğimdeki arabayı hemde hamileliğim için bir köpek almıştı. Evet köpek almıştı elalarım evin önünden havlayan kara'yı bulduğunda yüzüm asılmadı değil.. ya köpek boyum kadar bazen korkuyorum hatta çoğu zaman ama Ateş bey Kara'nın daima bizi yani beni koruyacağını söyleyip duruyor neyden koruyacaksa tamam eğitimli ama beni bir ısırırsa diğer tarafta olduğumu hissederim.. ama Ateşin Kara'ya olan ilgisi ve güveni zamanla ortaya çıkacak bakalım..

Bahçeye girdiğimiz sıra Ateş ve Kara'yı dışarıda bırakıp içeri adımladım.. ışıkları yakıp çantamı komidinin üzerine bıraktığımda karnımın guruldadığını hissettim oysaki az önce yemiştim bir şeyler parmaklarım bebeğimi biriciğimin üzerinde gezinirken mutfağa ilerleyip onun istediği gibi ekmek arası turşu yapmıştım turşu fazla tuzluydu o yüzden akşamları bir damacana su içiyorum resmen off nasıl olacak bilmiyorum git gide karnım büyüyor kilo alıyorum ya rüyamdaki gibi olursam korkmuyorum değil yani..

" Naz az mı yesen turşuyu fazla tuz zararlı karım bir şey olmasın.." içeri geçip saçlarım bastırdığı dudakları ile kaşlarım çatıldı.." Sanki benim elimde hayatımda yediğim turşuyu şu dört ayda yedim bende istemiyorum ama elimde değil, zaten herşey senin suçun itiraz edemezsin şimdi?" Önüme geri döndüğümde parmaklarını saçlarım arasında hissettim...

" Kızım kızım diye severken iyi o zaman suçlu olmuyorum." Alayla söylediğine gülümsedim.. canım kızım benim..

" O zaman seni içimden suçluyorum dışımdan değil aşkım ." Eğilip dudaklarıma saniyelik bir öpücük bıraktığında dilim ile dudaklarımı ıslattım...

" Ben duşa gireceğim karım, bu arada benim siyah gömleklerim nerede." Elindeki sudan yudumlar alırken siyah gömlekleri düşündüm..

" Makinedeler hepsi senin için lacivert gömlek ayırdım onu yiyebilirsin sevgilim.." bitirdiğim ekmeğim ile masadan kalktığımda..bir bardak alıp dolaptan portakal suyumu çıkardım.. çıkmış olan karnım ağrıyordu bazen sebepsizce..ben portakal suyunu bardağa boşaltırken onun arkamdan kollarını karnıma sarması ile gülümsemiştim..

Yanağını yanağıma yasladığı zaman göğsüne yaslandım bende..

" Ee düşünmedin mi isim." Aslında bir iki isim düşünmüştüm.. " Ben Kıvılcım veya Gazel olmasını istiyorum peki sen.." hmladığında dudaklarını yanağımda hissettim sonrada sesini duymuştum.

"Ela'mı koysak gözlerin gibi mükemmel olur seslendikçe senin hayatımdaki en güzel yerin olduğunu hissederim olmazmı.." Ateş Akar insanı nasıl mutlu olunacağın iyi biliyordu..Ela hı.. gülümseyerek ona döndüğümde kollarımı boynuna doladım..

" Çok güzel olur.."

Gülümserken tekrar dudaklarımı araladım usulca

"Seni seviyorum Ateş.." dudaklarına dudaklarımı bastırıp geri çekildiğimde gözlerindeki insanı sarhoş edecek ifadeyi hissetmek çok güzeldi..

" Bende seni ve kızımızı çok seviyorum.." anlıma bastırdığı dudakları ile eğilip ellerini karnıma sarmıştı..

" Son beş ay güzel kızım." Küçük bir buse kondurup geri çekildiğinde bardağımı alıp birlikte yukarı çıkmıştık. O duşa girerken bende temizleme jelim ile yüzümü yıkayıp saçlarımı taradım.. yatağın üzerine oturduğumda banyonun kapısını açılmıştı.. Ateş bey tekrar tüm çekiciliği ile belindeki havlu ile çıkarken gözlerimi elimdeki kitaba çevirdim..

" Hamile olmasan yaşadığımız geceleri isterdim." Özlem dolu sesi ile dudaklarım kıvrıldı bende onu çok özledim ama küçük Elamız vardı..

" Sabretmelisin kocacım.." dudaklarım kıvrıldığında dolaptan çıkardığı kıyafetlerini gitmişti... Yanıma uzanırken kafasını saçlarım arasına yaslayıp ellerini karnımın üzerine bırakmıştı... Ateş bebeğimiz olduğu günden beri dahada değişmişti.. Artık daha merhametli daha sakindi..Sanki daha düşkün olmuştu aşkımıza.. elimdeki kitaba göz gezdirdiğinin farkındayım tabi anlamadığında..

" Lütfen karım şöyle şeyler okuyup gülümseme..Adam karın kaslarının olduğunu söylüyor sen gülümsüyorsun." Derin bir iç çektiğimde elimdeki kitabı kapatıp yan taraftaki komidinin üzerine bıraktım, ona doğru dönüp tam kurumamış saçları arasından parmaklarımı geçirdiğimde gözlerinin huzurla kapandığını fark etmiştim.. kalbim hiç bir zaman bu kadar mutlu değildi tam diyorum bu zamandan sonra daha fazla mutlu olamam diyorum ama bir an geçmişteki hissetten bile daha iyi hissediyorum kendimi.. iyiki biz Ateş iyiki benim kocamsın..

Uzanıp dudaklarına dudaklarımı bastırıp geri çekildiğimde kafamı göğsüne yasladım saçlarımı geriye savururken..

Güneş tepeyi bulunca epeyce çıkmış karnımı tutup ayaklandım.. zaman hızla geçiyordu günden güne yürümek zorlaşıyordu kızım artık bize gelmek için daha yakındı.. uzamış saçlarımı yukarıda toparlamaya çalıştığımda kollarım ağırlığından açık bıraktım.. masadaki siyah tacı alıp saçlarımdan geçirdim en azından böyle gözlerime girmiyordu..

Derin bir iç çekip aşşayıya inerken salonda masanın üzerindeki telefonum çaldığını duydum.. salona geçip aldığımda ekrandaki isim ile dudaklarım kıvrılmıştı.

" Naber Elif.." Artık sık sık görüntülü konuşuyorduk çıkmış karnımı görmek istediğinden kıramıyorudum..

" İyidir siz neler yapıyorsunuz Ela'm nasıl." Bir elim telefonu bir elimde karnımı buldu...

" Çok iyi halası sabah tekmeliyordu.." kıkırdadığımda elime bir tekme atmıştı.. bebeğim.

" Yerim ya..böceğim benim." Bir öpücük attığında parmaklarım onu okşadı yavaşça.. dudaklarımı aralarken kapının sesini duymuştum.

" Siz ne zaman geliyorsunuz."bir iki hafta sonra geleceklerini söylemişti Ateş, zaten o zamana kadar doğuma az bir süre kalmış olurdu onların burada bana yardım etmesi en iyisiydi çünkü okuduğum kitaplar bana yardımcı olmuyor aslında oluyorda bu konuda kendime güvenemiyorum ilk bebeğim tedirginim biraz.

Kapıya yavaşça girerken sesi kulaklarımı doldurmuştu.

" Bir hafta sonra, neyse sen kapıya bak bende duşa gireceğim canım yiyenimi benim yerime sarıp öpün.."

" Tamam hoşçakal." Diyip telefonumu indirdiğimde kapıyı açmıştım.. saat öğlen olmasına rağmen karşımda Ateşi görmek garibime gitmişti..

Hoşgeldin dediğimde yüzündeki garip ifadeyi silmişti.

" İyimisin." Kasılmış bedeni ile gülümsemeye çalıştığında içeri geçip anlıma dudaklarını bastırmıştı..

" İyiyim,bir dosya almam gerekiyor onun için geldim." Dediğinde yavaşça gülümsedim.. saniyeler sonra kasılmış bedeni düzelirken eğilip karnıma dudaklarını bastırmıştı..

" Güzel kızım.." Fısıltı ile söylemesi ile parmaklarım kısa saçlarını buldu..

" Hazır yukarı çıkmışken hırkamıda getirirmisin sevgilim.." kafasını kaldırdığında dudaklarıma küçük bir buse bırakıp dudaklarını aralamıştı..

" Getiririm güzelim sen daha fazla ayakta durma." Elimden tuttuğunda salona geçirip koltuğa oturtmuştu.. ne oluyordu bu adama bir değişik gelmişti..

Yukarı çıktığı sıra canımın vişne suyu çektiğini hissettim sevmemde ama ilk aşerdiğim şey... Derin bir nefes alıp ayaklandığımda güzel kızıma gülümseyip mutfağa ilerledim.. bir an önce doğsada sevsem gün saymak çok yorucu artık.. dolaptan meyve suyunu aldığımda barda boşalttım.. salona geçerken Ateşin yüksek sesi irkilmeme neden olmuştu.

" Naz!." Mutfaktan çıktığım sıra ona çarpmam ile elimdeki bardak üzerime dökülmüştü.. dahası onun tedirgin sesi ile kaşlarım çatılmıştı..

" Naz."

"Buradayım Ateş." Üzerimdeki mavi elbise kırmızıya bulandığında bardağı geri çekilip masanın üzerine bıraktığımda dudaklarımı araladım..

". Sen iyimisin gerçekten.." derin bir nefes aldığında parmakları saçlarımı bulmuştu.

" İyiyim sadece seni bir an göremedim hamilesin ya o yüzden tedirginim.." Elimden tuttuğu sıra birlikte yukarı çıkıp yatak odasına geldiğimde elbisemin düymelerini açtım..

" Bana pontolon ve kazak veririmisin." Dolaptan kahve pantolon ve sarı kazağımı çıkardığında karnıma bulaşmış meyvesuyuyu sildim..

" Saçlarını toparlamamı istermisin." Kafamı olumlu anlamda salladığımda çekmeceden toka çıkarıp saçlarımı yukarıda toparlamıştı.

Ferahlayan ensem ile onun yardımıyla pantolonumu giydiğimda boynumda dudaklarnını hissetmiştim.

" Beni seviyormusun Naz.." sesini duyduğumda kaşlarım çatıldı.. çok seviyorum hemde çok..

" Seviyorum tabiki sen benim yakışıklı kocamsın.." burnumun üstüne küçük bir buse yerleştirdiğide parmakları belimi kavramıştı..

" Bende seni çok seviyorum Naz'ım çok.."

" Ve sana küçük bir şey aldım." Pantolonun cebinden çıkardığı küçük kutu ile gülümsedim.

" Saçlarını toparlayamadığında gözlerin üstüne gelmelerine engel olacak güzelim." Yeşil tel tokaya benzer şeyi çıkardığında kalbim kanatlanıp uçacaktı...

" Teşekkür ederim sevgilim." Kahverengi gözleri parlarken iki tanesini saçıma takmıştı diğerinide komidinin üzerine yerleştimişti.

" O zaman ben çıkıyorum sen kendine ve kızımıza iyi bak anı hareketletden kaçın." Kafamı olumlu anlamda salladığımda derin bir nefes almıştım.

" Aşşağıya inelim gel." Dediğinde birlikte aşşağıya inip salona geçmiştik. Bana meyvesuyumu getirdikten sonra çıkmıştı.. bazen onunla eskisi kadar ilgilenmediğimi hissediyorum.. yetersiz geldiğimi falan sonra bunların hepsini hamilelikten olduğunu anladığımda susuyorum..

Bütün gün oturacak değildim makineye kıyafetleri atıp, hafif bir yemek yapmıştım.. normalde bir yardımcımız vardı ama bir haftalık izne ayrılmıştı..

Kaynayan yemeğin altını kapattığımda artık dinlenebilirdim yoksa belimin acısı katlanacaktı..

Koltuğa geçip oturuduğumda kumandayı alıp kanallar arasında gezindim dikkatimi çeken bir film ilede kafamı yastığa yaslayıp izlemeye koyuldum..

****

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.