Kaç saat geçmişti uyumamın üzerinden.. on dakika falan mı.. yanağımı yastığa gömerken gözlerim bir kaç saniyeliğine kapandı.. açlıktan başımın döndüğünü hissediyorum ama kolumu kaldıracak gücüm yok.. odadaki sessizlik ile derin bir nefes aldığımda yavaşça kendimi toparlamaya çalıştım. Üzerime örtülmüş nevresimi yan tarafa atarken ayaklanmaya çalıştım.. saat kaçtı burada. Neden bu kadar uykum geliyor anlamıyorum.. salona doğru ilerlerken kurumuş dudaklarımı araladım..
" Ateş."
Salondaki aynadan yüzüme bakarken çıkan izle kaşlarım çatıldı fermuar izi bu kadar keskin olmazya yüzüm çizgi çizgi olmuş. Saçlarımı düzeltirken elalarımı kahverengi gözlerine deydi aynadan.
" Kaç kere yüzünü fermuar kısmından aldım hatırlamıyorum.." parmakları yanağımı yavaşça okşarken gözlerimdeki yorgunluğu silip ona doğru döndüm ayak parmak ucuna çıkıp kollarımı boynuna sardığımda kokusu burnuma dolmuştu..
" Uykun bu kadar ağırmıydı senin." Saçlarıma dudaklarını bastırdığında söylediği ile kafamı hayır anlamında salladım uykum ne ağır ne hafifti..
" Uykum geliyor .." Kafamı omzuna yaslarken güldüğünü duymak iyi gelmişti.. " Normal güzelim sabah oluyor Türkiye'de..." Elimden tutarken saçlarım arasında dudaklarını hissetmiştim.. birlikte mutfağa doğru ilerlerken gözümün gördüğü tek şey masadaki yemeklerdi.. birlikte masaya geçerken sanki günlerdir yemek yetmediğimi hissediyordum.. ve Ateş haklı Türkiye'de sabah oluyordu burada ise hava kararıyordu.. uyukluya uyuklaya yemeğimi bitirdiğimda kafamı masayadaki koluma yasladım..
" Bende bugün seninle gece yarısından sonra sokaklarda yürümeyi düşünmüştüm." Kafamı kaldırıp elalarımı kahverengi gözlerine deydirdiğimde gülümsedim.
" Romantik miydin sen hayret." Alaylı sesim ile sandaliyemin kolundan tutup bir anlık yanına çekmesi ile bir nida çıkmıştı ağzımdan" hihh"nidası yayılmıştı..
Yani bu hareket bir hoşuma gitmedi değil yani yüzünü yüzüme yakınlaştırdığında derince yutkundum heycandan kalbim uçup gitmese bari..
" Sadece sana Naz.. sadece sana oluyor ,çok klişe geliyor ama sen olunca herşey bambaşka ne yaparsın işte değişiyorum.." hemde fazlasıyla değişiyordu.. sözleri beni küçük çocuk gibi sevindiriken bakışlarında ki o aşkın bir parçası olmak ayrı bir şeydi..
" Gece yarısına daha çok varr bir kaç saat uyusam bir şey olmaz herhal.." tatlı sesim ile konuşurken dudakları kıvrılmıştı..
Öpsemmii yoksa onumu beklesem aslında ondan önce davranmayı çok istiyorum ama hevesli gibi görünmeyeyim dünden razı olduğumu bilmesin..
" Bir kaç saat sadece birlikte.." Yatak odasına doğru ilerlerken arkasından sırtına bindim yavaşça.... Bacaklarımı karnına sararken ellerim altındaki o geniş omzuna bir kez daha hayran oldum..
Beni yatağa atarken bir anlık dalgınlıkla yakalamıştı..kolunu bedenime sararken hiç olmadığım kadar huzuru tatmanın verdiği mutlulukla kapadım gözlerimi..
"Adel bana seni anlatırdı.. sen onun peri kızıymışsın.. " söylediği ile saçlarımı geriye sarkıtıp dudaklarımı araladım..Adelin peri kızı olmak güzel hissettiriyordu şaka maka özlediğimi hissettim yanaklarını öpmeyi..
" Başka ne diyordu.." elimdeki elma şekerini ısırırken dişlerimin gıcırdadığını hissediyordum bu his berbattı.
" Seni konuşuyordu sadece.." saçlarıma bastırdığı dudakları ile gülümserken uzanıp çenesini öptüm.. bu kadar yakından kokusunu solumak çok güzeldi..
Dakikalarca sokaklarda yürüyüp konuşurken uzun zaman sonra kalbimin huzura kavuşmasını hissetmek bambaşkaydı.. parktaki bankka otururken elma şekerindeki çubuğu çöpe atıp onun yanına geçmiştim. Karşımızdaki manzara şehrin tamamıydı resmen.. bugün düşündüğüm şeyler aklımı zaman zaman bulandırıyordu yalan yok bunu ona anlatmak ve anlatmamak arasında kararsızım.. derin bir nefes aldığımda sanki sıkıntıda olduğumu hissetmiş gibi sesini duymuştum.
" Her şey yolundamı güzelim." Elalarım kahverengi gözleri bulunca gülümsedi.
" Tabiki yolunda sen nasıl hissediyorsun." Dediğimde düşünür gibi yapıyordu..
" Her şey gayet yolunda elalarına bakıp mutsuz olunurmu hiç sevdiğim." Parmaklarımı saran parmakları ile dudaklarını hissettim omzumda..
" Seni çok seviyorum Ateş.." sırtımı dikleştirip yüzümü yüzüne hizaladığımda gözleri bir kaç saniyeliğine dudaklarıma kaydı.. aynı ifade belirdi gözlerinde tuaftı hareketlerinden sevgisinden anlıyorum dilindende ama gözleri nedir bilmiyorum anlamıyorum..bu yüzden de geri çekiliyorum şimdi olduğu gibi.. boğazını temizleyip beni daha sıkı sararken yavaşça iç çektim sessizce..
" Sana bir şeyler sormak istiyorum ama çekiniyorum.." ben sormazsam çatlardım gece uyku girmez gözüme.. " Sen çekinirmiydin." Espirilerime karşılık söylediği ile bir anlık gülsemde ciddi halime bürünmeye çalıştım.
" Hayatına kaç tane kadın aldın." Şu an geçmişi düşünmek iyi gelmeyecek ama ben bilmek istiyorum onun hakkında herşeyi bilmek istiyorum.. bir anlık soruma afalladığını anlamıştım..
" Üniversitedeyken bir kız vardı tam hatırlamıyorum bir hafta falan oldu çıkalı zaten okula yeni gelen çocuklardan sonra nasıl ayrıldığımızı hatırlamıyorum bile.. birde Sinem ama benim için sevgililik değildi sadece iki arkadaş gibiydik daha sonra saçımı üç numaraya vurdurduğum için benden ayrılmıştı." Söyledikleri ile şaşırdım topu topu ikimiydi.. üniversitedeki kız herneyse ama Sinemin ayrılık nedeni bu kadar saçma olmazdı.
" Sonra senle evlendim.. boşandık Tijen çıktı karşıma ama ben bendende daha iyi anlayan Tijenle buraya kadar geldim.. sana olan hislerim bana gerçek aşkı sevgiyi bulduğumu hissettiriyor.. Naz ben değiştiğimi hissediyorum gerçek aşk diyorum sonsuz sevgi falan bana bir zamanlar saçma gelen şey şu an tek odak noktam." Hayret dolu sesi ile yanaklarım kızardı ama utançtan değil aşktan...Böyle düşünmesi öyle güzelki gülümserken dile getirdiği şeylerin yani son dile getirdiği şeylerin gerçekliği benide şaşırtıyordu. Ben söylediğim sorunun cevabını almışken şaşırmıyordumda değil yani.. üniversitede nasıldı bilmiyorum ama şu an ahh son derecede yakışıklı ve çekiciydi.. bu kadar azmı geçmişi vardı yani tamam bu bile fazla ama bu adam bana geceleri alttan yürüten insan vibesi veriyordu..bu kadar uslu olması güzeldi. Düşüncelerimden ayıran şey sıranın bana gelmiş olmasıydı.
" Senin peki. " Bozuntulu sesi ile elalarımı kahverengi harelerine çıkardım ona doğru dönüp bir bacağımı altıma alıp oturduğumda dudaklarımı araladım..
" Genç olduğum için senin gibi fazla yok ama lisedeyken bir tane çocuk vardı.. annem ve babamdan gizli buluşturduk.. yaklaşık bir ay boyunca evin aşşağısındaki parktaydık sonra bir gün abim... Eve gelirken bizi görmüş... Normalde işten geç çıkardı ama o gün erken çıkmış birde sarhoştu... Ereni görüncede bir iki tane vurdu.." o an ve yaşananlar benim için yoktu hemde hiç öyleki geçmişte bir sevgilim olduğunu bile kimse bilmezdi.. elalarım kahverengi gözlerinde gördüğü ifade ile derince yutkundum.. sanki korku filmindeki insanların nasıl öleceğini birazdan öğrenen insan gibi bakıyordu..
" Abimin elinden Ereni babam aldı biliyormusun çocuğun yüzü kan içindeydi ona vurmaktan bana sıra gelemedi tabi bana vuracakkende babam araya girdi... Biliyormusun babamı tanımanı çok isterdim.. annemide tabi.. neyse işte babam bir şey demedi zaten normal şekilde öğrense bile bir şey demeyeceğini biliyordum ama abim sorundu.. annem öğrendiğindede çok kızdı ama gizli buluşmamıza bende zaten o zamandan beri bir erkekle konuşmadım konuşamadım daha doğrusu. Herkes Erenin başına gelenleri biliyordu ve benden uzaklaşıyorlardı.." Abim her zaman hayatımda sorundu annem ve babam nasıl böyle bir evlat yetiştirdikleri hakkında kendilerini yiyip bitirlerdi.. onların öyle üzüldüğünü görmek abim gibi olmaktan korkutuyordu beni... dün gibi hatırlıyorum annemin Nermin teyzeye anlattıklarını hep ağlıyordu hem üzülüyorlardı ben duymayayım diye dışarı gönderirlerdi ama saklayamıyorlardı... Ateş Erenin başına gelenleri öğrendikten sonra gözlerindeki o ifade yok olmuştu.. saçlarımı yavaşça okşayıp anlıma dudaklarını bastırırken bana kendimi en iyi şekilde hissedeceğim sözleri söylemişti..
" Annem senin üstüne iyi kız tanımam derdi sen hatırlamazsın ama bir kaç kere yanına geldim.. saçların o kadar çok kabarıktıkı çocukların seninle dalga geçmesine ağlardın.. sonra babanı çağırdın.. tabi çocuklar kaçtı ben ve bir kaç kişi kaldık babam bizim dalga geçtiğimizi sandı işin kötüsü sende bunu söylüyordun babanla iyi bir tanışma olmadı ama tanıştım neticede ve şunu anladım senin babanın yanında olduğun zamanki korkusuzluğunu... O gün bugün zaten bir kız çocuğum olursa baban gibi olup onun yanımda korkmadan cesaretle durmasını sağlamak isteyişim var.."
Duyduklarıma hayret ettim.. hatırlamıyorum ama hatırlamam da mümkün değildi yani diyelim ben beş yaşındayım o zaman o on bir on iki yaşında.. ama dediği gibi babamla tanışmıştı ve ondan sonra söyledikleri babama olan hayranlığımı arttırmıştı.. gözlerim doldu nedensizce.. çok özlüyorum evet ama her seferinde ağlamak istemiyorum..
" Akıtma inci tanelerini ayrıca neden ben yaşlıymışım gibi başlıyorsun cümlene Naz." Avuç içleri yanaklarımdaki yaşı silerken gülümsedim.. ne demiştim ben.. hah genç olduğum için senin gibi fazla yok.. bozuntulu sesini düzeltmek amaçlı dudaklarına saniyelik bir öpücük bıraktım sabahtan beri kendimi ancak bu kadar tuttum gerisi ondaydı..
Kahverengi hareleri kararıp kısıldı parmakları yanaklarımı canımı acıtmayacak kadar sert kavradı.. ve şu an Ateş beni yakıp kül etmek ister gibi sardı etrafımı önce dudaklarım dudakları arasında nefes buldu, bedenim bedenine yaklaştıkça titredi kalbim.. kalbimden söz etmeme bile gerek yok çok hızlıydı ve bu onu yerinden edecekmiş hissi veriyordu.. herşeye rağmen hareketlenip bir elimi ensesine kısa saçlarına çıkardım diğeri ise saçları arasına karıştı.. ben bu sefer bu yabancı ülkede ona karşı ilk kez açıktım.. sevgimi aşkımı ilk kez bu kadar hissettirdim... Her öpüşün de daha çok istedim... Dudaklarım parçalandı nefsim kesildi bu adam benim nefesimi bile aldı.. titreyen parmaklarım kalbinin üzerini buldu.. çok hızlıydı benimkinden bile daha fazla.. yavaşça geri çekilip nefesimi düzene sokmaya çalışırken bir an dudaklarını boynumda hissettim bu sefer tutkunun değil sevginin öpücüğüydü.. kafasını boynuma gömerken yanağımı omzuna yasladım.... Yüzümün domatese döndüğünü hissediyorum bedenim alev almıştı... Ama başka bir şey vardı oda içimden sıcak bir şeyin akıp gitmesiydi.. reglmi oluyorum yoksa.. bu düşünce beni biraz korkuttu yalan yok...
Dakikalar böyle geçerken esen rüzgârın verdiği soğukluk hissini tattım..fazla hareket etmekte istemiyorum çünkü onun nefesini tenimde hissetmek bana hayat veriyordu.. omzuma kondurduğu sert öpücük ile geri çekildiğinde şu an bedenimin rahata kavuştuğunu hissettim saniyeler öncesine kıyasla...
" Hani dolaşacaktık kalk hadi.." elinden tutup kaldırdığımda kolunu boynuma dolamıştı bende kolumu geniş sırtına olabildiğince sararken sesini duymuştum.
" Biz ne zaman evleneceğiz Naz." Sesi alaylı falan değildi baya ciddi söylüyordu yani bu konuyu konuştuk ve şu an iki sevgili olup birbirimiz ile nasıl yaşadığımızı tartacaktık ama sanırım söylediklerim aklından kalmamıştı bir daha söylemekten bir şey olmaz değil mi.
" Ben ikna olana kadar." Kaşları çatılırken yere bakan bakışları elalarımı buldu." Seni sevdiğimemi." Ona güveniyorum.. onu seviyorum ama sorun bu değildi biz evlenince eskisi gibi olmaktan korkuyorum.. her ne kadar değişmiş olsada bunu fark etsemde evlilik çok farklı şu an iyiyiz huzurluyuz çünkü kavga etmedik ben bizim tartışmalarımızda Ateşin ne tepki vereceğini bilmiyorum eskiden soğuktuk yabancıydık ama şu an yakınız ve ben onu tanımıyorum..onu tanıyıp evlenmek istiyorum bizim yıkılmayacağımıza inanıp evlenmek istiyorum...ben beni yarı yolda bırakmayacak beni sonsuza dek seven biri istiyorum ve kalbim bu kişinin onun olacağını biliyor ama kalbime ispatlamam gerek.. saçlarımı kulağımın arkasına sıkıştırdığımda derince yutkundum beklenti ile balan gözlerine cevap verirken yavaşça durdum.. ona dönerken avuç içlerindeki parmaklarımı daha sıkı tuttuğunu hissetmiştim..
" Konu senin bana olan sevgin değil konu bize olan güvenimiz, ben hayatımda sadece yanımda olan birisini istiyorum sırtımı yaslayacağım biri hatalarıma rağmen beni dinleyen biri.. en önemliside canımı acıtmayacak biri.. gözlerine böyle bakıp sana sevdiğimi söylüyorsam bu istediklerimin sende olmasını düşünmemdendir.. yani kısacası birbirimizi tanıyıp sonsuza dek ayrılmayacağımıza emin olup öyle evlenmek istiyorum senden ayrı kalmak istemiyorum.." Gözlerindeki parıltının gittiğini düşünmüştüm ama yeniden belirdi.. elalarımin en derinine bakıyordu bu kadar uzun süre birbirimize bakmak başımı dödürürken ayakta durmak zor geldi bir an.. parmakları arasındaki ellerimi dudaklarına götürürken gözlerimden gözlerini bir saniye bile ayırmadı..
" Ben sana çok iyi bir hayat yaşatmanın sözünü veremem her zaman mutlu olmanın sözünü veremem çünkü seninleyken farklı duygular hissediyorum düşünemiyorum her an elimden kayıp gidecekmisin gibi yaşamak çok zor seni kollarım arasında sıksam bulanırsın biraz gevşetsem kollarımdan ayrılırsın sanki ortayı bulamıyorum Naz.. bunca zaman nasıl davranacağımı bilirdim ama şimdi sıfırım.. ama bildiğim ve güvendiğim şey kalbimde sana olan yer senin bana verdiğin tamamlanmışlığın hissi bana verdiğin hayaller ergenler der ya senden önce hayatım yokmuş doğru söylemişler bunca yıl seni bekledim hayatıma girdiğindede ben kendimi kaybettim ve şimdi seninle buluyorum.. istediğin zaman herşeye varım ne zaman istersen o zaman soy adım soy adın olur Naz'ım..ama şunu unutma ben sen benden gitsen bile senin peşinde olacağım.. elalarında bana dair bir sevgi olmadığını görsem bile seni bekleyeceğim her an her zaman sen benim sin benim yanımda kalacaksın. " Dolu olan gözlerimi bir kaç saniye kapadım.. duyduğum kelimeler ruhuma iyi gelmişti sanki.. aşk tek kişilikken ne zormuş.. ama şimdi onun beni bu denli sevdiğini hissetmek tüm hayatıma bedeldi.. anlıma dudaklarını bastırırken kollarımı sıkıca bedenine sardım.. burnuma dolan kokusu saçlarıma deyen parmakları evim gibiydi... İnsanın evi kafasını sokacak bir odası değil tüten ocağı değil bir insanın evi sevdiğinin göğsüne yaslanmasıydı.. güvenle kokusunu soluyup şükür etmekti..
" Yani diyorsun ki ben bir iki yıl daha evlenmem... öyle olsun Naz'ım ben seni beklerim.." dudaklarım kıvrıldı şu anlarda işi şakaya vurması hiç bir şeyin etkisi altında olmadığımı korkusuzca yaşadığımı hissettiriyor.. kafamı dahada göğsüne bastırırken parmaklarım sağ kolunu kavradı..
" Beni tekrar taşıyabilirimisin sevgilim." boğuk sesim ile gülüşünü duydum.. ve saniyeler sonra ayaklarımın yerden kesildiğini ,yukarıdan gözlerine bakmak daha iyiydi.. yavaşça yürüken içimdeki çocuğun ortaya çıktığını hissediyordum.. dudaklarım kıvrılmıştı kalbim küt küt atıyordu saçlarım özgürdü dahası ben mutluydum.. kulaklarım duyduğu kelimelere takılırken parmaklarım sağ omzunu kavradı yavaşça.
" Bazen bencil düşünüyorum Naz hatta çoğu zaman.. çünkü tam bile değilken seni istiyorum herşeyi yarım yalamak yapacağımı bile bile seni istiyorum.." sesindeki o kırgınlık canımı acıttı.. o güçlü bir adamdı.. canının acıdığını bilemezdim kimse bilemezdi soğuk bakışları sesi duvardı işte.. bir gün gerçekten bana hislerini acılarını anlatacakmı merak ediyorum.. parmaklarım saçlarını okşarken eğilip dudaklarımı bastırdım...
" Sadece bir kolun yok diye mi yarımsın.. hayatımda gördüğüm en güçlü adamsın Ateş bu konuda bencillik sana çok yakışıyor. Hem sen tek değilsin artık bende varım ne çabuk unuttun." Kafasını bana doğru kaldırırken göğsüme dudaklarını bastırmıştı.. ona tutunmuş olmasaydım çoktan arkaya düşmüştüm heyecandan... bazen sözlerden çok gözler konuşur onun bana anlattığını ben kalbimdeki hissediyorum... Gözleri gözlerime bakarken çok şey anlattı bu gece ayın aydınlattığı parkta bana çok şey söyledi konuşmadan....
*
Merhaba bölüm nasıll
Umarım fazla amatörce yazmıyorumdur.
Bu arada yazarken mantık hatalarını bulamıyorum siz yazar mısınız daha sonraki düzeltmek için zamanım olur.. 🌺