Güneşin batıp karanlığın serildiği günün ertesi günündeyim.. şu geçen İki gün iyisi ile kötüsü ile geçmişti.. Ateş karşıma hiç çıkmamıştı evet dediği gibi geceleri binanın önündeydi arabası ama onu görmemiştim.. kalbim acıyordu.. onu kırdığım için.. onun başkasından bir bebeği olacağını için.. öfkeli olduğum için... Canım çok yanıyordu..
Bugün Alperin doğum günü idi. Oraya gelecekmi bilmiyorum gelmesini istiyor muyum... Evet istiyorum çünkü ona o gece söylediğim cümleden ötürü özür dilemek istiyorum.. uzaklaşmasını istiyorum ama onu kıran kişi olmak istemiyorum..
Derince yutkunduğumda derin nefes aldım ciğerlerime.. her şey hazırdı doğum günü yeri pasta içecekler a'dan z'ye sadece üzerimizi değiştirip oraya gitmek kalıyordu.. dolaptan uzun zamandır aldığım ama giymediğim siyah elbisemi çıkardım.. Adel'im hazırdı pembe elbisesi ile Niloyasını izliyordu.. kendini ona benzetiyormuş küçük bücür.. aklım karmaşık olduğundan neyin ne olacağını tahmin edemiyorum siyah elbisemi üzerime geçirirken simli vücut spreyimden sıktım tenime kokusu öyle güzelki parfüme gerek bile yoktu. Elbisemin yandaki fermuarını çektiğinde kendime bakındım aynadan kilo aldığımda dolayı biraz dar gelmişti ama önemli değildi biz bileydik.. hafif bir makyaj ile kızaran elalarımı toparlarken saçlarımı kendi haline bıraktım.. kollarımı kaldırıp onlarla uğraşmaya mecalim olduğunu düşünmüyorum.. elalarım masanın üzerindeki lacivertli kutuya deydiğinde dudaklarım kıvrıldı... Çok güzeldi.. kolyesi çok güzeldi.. özel tasarım olduğu belliydi.. çünkü kimse kıvırcık saçlı bir kadın yapamazdı..
Gold renkli olmasıda ayrı hoştu, ama bu gece masamda olması en iyisi olacaktı... Bilekliğini atmıştım dün Adel ile aşşağıya indiğimizde baktımda hayla oradaydı alıp almamak konusunda kararsız kaldım o yüzden alıp balkonumdaki mavi çiçeklerin içine gömdüm.
" Gitmeyecekmiyiz ben çok heycanlandım.." odaya elbisesinin eteklerinden tutup heycanla giren Adele döndüm.
" Giriyoruz ayakkabılarını giy bitanem." Koşar adım ile dolaba ilerlerken bende son kez kendime baktım.. güzelmiydim.. güzeldim en azından öyle düşünüyorum... Sırt dekoltemi örten saçlarımı son anda toparlama kararı aldığımdan fazla özenli durmuyordu..
Adeli fazla bekletmeyip bizi alması için Bartu'ya mesaj atıp ceketimi aldım. Adelinde hırkasını aldığımda ayakkabılarımı giyip küçük elinden tutum.
" Oo çok güzel olmuşsun Naz." Hayran sesi ile gülümsediğimde dudaklarımı araladım.
" Sende çok güzel olmuşsun prensesim.." binanın önüne çıktığımızda yaklaşık on dakika falan beklemiştik Bartu geldiğinde ikimizede iltifat etmişti.. arabaya binerken bizim dışımızda bir çok insanın geldiğini söylemişti Bartu. Evin önünde durduğumuzda arkadaki Adele bakındım gözleri heycanla etrfata geziniyordu...
" Evden dışarı çıkma tamammı." Kafasını anladığı anlamda salladığında telefonumun şarj kısmına anahtarımı yerleştirdim, arabadan inip onun küçük elinden tuttum tekrar..
" Pastayı ne zaman yiyeceğiz.."
" Senin Alperden daha çok heycanlanacağın kesin." Bartu'nun sesi ile kıkırdarken içeri girdik yavaşça.. elalarım etrafta gezdindiğinde Tijen ablayı görmüştüm yanında Ateş yoktu ama. Etraftaki insanların çoğunun tamadığımdan Adel ile Tijen ablanın yanına ilerledik.
" Selam." Yanımıza gelen kadının sesi ile ona döndüm. Siyah saçlı yeşil gözlü bir kadındı hoş görünüyordu yavaşça ona gülümserken yanımda duran Tijen abla ile sarılmışlardı oda bir şey dememişti..
Derin bir nefes aldığımda bartu'nun yanına ilerledim.
" Alper ne zaman gelecek." Sorduğum soru ile elindeki içeceği masaya bırakıp saatine bakınmıştı.
" İki üç dakikaya burada olur merak etme."
Karşıdan gelen kumral küçük çocuğa çarptı gözlerim Adel ile baskışıyorlardı. Elalarım Adelin kızaran yanaklarını bulunca gülümsedim. Adelden tahminen bir yaş yada yaşıt olan küçük bir beyfendiydi.. gözleri beni buldunda sesini duymuştum.
" İyi akşamlar, Adel ile biraz oynayabilirmiyiz." Söylediği cümleye şaşırdım bu kadar beyfendi bir çocuk olduğunu düşünmedim.
" Oynayalım benim odama gidelim olur mu." Daha benim cevap vermemi bile beklemeyen Adel elimi bırakıp onun elinden tutmuştu bune hız dememek için zor tuttum kendimi. Beni hatırlamış olacakki gözlerime bakıp eve girmek için izin istedi çünkü Yasemin abla Adel ve Sera'ya devamlı olarak eve yabancıların girmesinin yasak olduğunu söylüyordu.
" Olur dikkat edin tamammı." Olur kelimemden sonra beni duyduklarını sanmıyorum koşarak evin içine girdiklerinde önüme döndüm..
" Bir şey içermisiniz." Önüme uzatılan tepsiden meyvesuyumu alırken dudaklarımı araladım.
" Teşekkürler."
Bir kaç yudum alırken telaşla yanıma gelen Bartu'nun sesini duymuştum.
" Alper kapıda pasta geliyor gülümse Naz." Beni bırakıp kapıya yürürken pastanın bahçenin ortasına yetirildiğini görmüştüm yavaşça kapıya doğru yol aldığımda gülümsemeye çalıştım.
Alper içeri girmişti herkes heycanla alkışlarken onlara eşlik etmiştim.. onun yanına durduğumda bir kolu belimi sarmıştı..
" Mutlu yıllar." Gülümserken içeceğimi yanımda duran Bartu'ya uzatmıştım.. elimden alırken Alperin sayamadığım kadar mumu üfleyişini seyrettim bı an bir ömür gibi gelmişti..
" Teşekkür ederim sevgilim." Elalarımı ondan alıp etrafımızdaki kalabalığa çevirdiğimde Alperin tam yanında olan kadına deydi gözlerim Tijen ablaya selam veren kadındı daha önce hiç görmemiştim.. Alpere seslenmesi ile bende içeceğimi Bartu'dan alıp insanların mutlu yıllar sözcüklerini dinledim..
Keşke herkes bir ağzından söylesede bitse..bu tarz ortamları çok severim ama şu an kafam o kadar dağınıktıki bir şeylere anlam veremiyordum.. pasta dilimlenmek için mutfağa giderken bende Adele bakmak için eve girmiştim. Canlarım kendi hallerinde oynuyorlardı dışarıyı duymamışlar bile.
" Naz abla." Seranın sesi ile ona dönerken elalarım üzerinde gezindi siyah midi elbisesi ile çok güzel görünüyordu..
" Senin olduğuna inanmadım baya iyi olmuşsun." Söylediği ile gülümseyip aynı şekilde bende ona iltifat ettim... gerçektende çok güzel olmuştu.
" Tijen ablada az önce banyoya gitti midesi bulanıyormuş ." Söylediği cümle ile kaşlarım çatıldı çok mu kötüydü..
" Ben ona bakacağım sen çocuklara pasta getirimisin."
"Olur." Dediğinde banyoya doğru ilerledim.. kapalı kapıyı tıklattığımda derin nefes çektim içime..
" Tijen abla iyimisin." Ateş gelmemişti neden ki..
Kapı açıldığında yorgun bedenini fark etmiştim.
Kolundan yavaşça tutarken sesi kulaklarımı doldurmuştu.
" Midem çok kötü sakin bir yere götürmüsün beni." Dediğinde düşünmeye çalıştım. Yukarı kat sesizdi evde parti olduğundan Resul dayıların odası kirlidir en iyisi Bartu'nun odası.. yavaşça yukarı kata çıkarıp Bartu'nun odasına ilerlerken dudaklarımı araladım..
" Neden tek geldin." Dediğimde kapıyı açıp içeri geçmiştik.
" Gelmek istemedi, kendimi çok kötü hissediyorum Naz.. çaresiz.." haklı karnında bir can vardı bebeğinin babası onu istemiyordu bu çok kötü bir his olmalıydı.
" Biraz dinlen midenin bulantısını geçirmek için limon suyu getireceğim.." onu yatağa uzandırırken karnına kadar ince örtü sermiştim.
Kapıyı aralık bırakıp aşşağıya gitmek için yol alırken kulaklarıma dolan ses ile olduğum yerde durmuştum. Duyduğum şey bir kadının sesiydi dile getirmek midemi bulandırıyordu ama inliyordu.
Elalarım geçtiğim odaya döndüğünde derince yutkundum..kim olduğunu bilmiyorum ama içimden bir ses kapalı kapıyı açmamı söylüyordu bir kaç adım geri gidip parmaklarımı kapının kulpuna yerleştirirken aralamıştım..
İnanmak fazla sürmedi.. aslında bir yanım kırılmıştı Alperin bu odada o siyah saçlı kadın ile deli gibi öpüşmesi gururumu incitmişti..ben onu herşeye rağmen kırmak bile istemezken onun yaptığı hainceydi..
Beni fark etmemişlerdi bile yavaşça kapıyı kapatırken içimde oluşan his ile gözlerim bir kaç saniye kapandı... Tamam Alperi sevmiyordum ama nişanlı iken başka bir kadınla olması kırmıştı beni.. ona ilgi vermiyordum diğer çiftler gibi değildik evet ama oda bu durumdan rahatsız değildi bana bir gün olsun sen neden böylesine dememişti..
Şimdi onu böyle görünce tekrar sordum kendime bende olmayan neydi neden hayatıma giren erkekler beni hiç sayıyordu..neden!
Karnıma giren ağrı ile akan yaşımı sildim..tabikide Alper için göz yaşı dökmeyecektim ama yaşadıklarımı hazmedemiyordum... Ateşi çok sevdim ama beni kabul etmemişti. Alperi sevmesem bile diğer çiftler gibi olmak için elimden geleni yaptım gene olmadı..
Derin bir nefes aldığımda kendimi toparlamaya çalıştım..Tijen ablaya limonlu su götürmeliydim.. mutfağa ilerlediğimde ona limonlu suyunu yapmıştım... Şimdi yukarıya çıkıp onu görmek istemiyordum..zaten kalbim acıyordu nir de Ateşin onu istememesini duymak istemiyorum..
Yavaşça çocuk odasına yol alırken Sareye seslendim.
" Sare bunu Tijen ablaya götürmüsün Bartu'nun odasında." Ona uzatırken kafasını olumlu anlamda salladığında yanımdan geçip gitmişti.. elalarım kendi hallerinde oynayan iki meleğe deydi..pasta tabakları boştu yemişlerdi...
Eve gitmek istiyordum ama Adeli yanlız başına burada bırakmak istemiyorum sonuçta neyin ne olduğu belli değildi..
" Naz Alper'le nereye kayboldunuz Tijen'de yok." Odaya girerken elindeki içeceği komidinin üzerine bırakmıştı.
" Tijen abla rahatsız odana götürdüm dinlenmesi için.. Alper'de." Söyleyip söylememek arasında kararsız kaldım ama herşeyi biliyordu bunu bilmesi bir şey değiştirmezdi.
" Alper misafir odasında bir arkadaşı ile." Çocuklar olmasa dile getireceğim ama. Kaşları anlamadığı anlamda çatılırken yanına ilerledim yavaşça kollarımı göğsümde birliştirdiğimde dudaklarımı araladım..
" Alper ile ayrılmak bir kaç günümü almayacak şu andan itibaren bitti herşey aşşağıya insin yüzüğü vereceğim." Bu dediğime şaşırmıştı bende şaşırdım yani düzgün bir adam olduğunu düşünüyordum. Parmağımdaki yüzüğü yavaşça çıkarırken avucuma sıkıştırdım..
" Fikrini değiştiren şey ne oldu ."
" Alperi bir kadın ile dudak dudağa bulmam fikrimi değiştirdi." Derin bir nefes aldığımda onun şaşırmasını izlemek istemedim yok yapmaz yok öyle adam değil başım ağrıyordu.. onu odada bırakıp dışarı çıktığımda müzik sesi ile inliyordu her yer.. yavaşça evin dışına çıkarken dış kapıyı kapadım eve yürüyerek gitmek iyi gecekti..
Bu aralar dilediğim tek şey düşünmemekti insanları geleceği düşünmemek kırılmamak her şey kendi halinde akıp gitse keşke..derin bir nefes aldığımda üşüdüğümü fark ettim,ceketimde Bartu'nun arabasında kalmıştı, kollarımı göğsümde birliştirdiğimde rüzgarın tenimi çizip geçmesini hissetmek iyi gelmişti.. gecenin karanlığında yavaşca eve doğru ilerlerken arkamdan gelen ayak sesleri ile derince yutkundum.. akşam akşam başıma bela almak istemiyordum topuz yaptığım saçlarımı açarken sırtımı örtmesini beklemiştim ama rüzgar sayesinde uçuyorlardı adımların hızlanırken arkamdaki kişinin daha çok yanıma yaklaştığını hissediyordum. Sokağın köşesinden dönerken aniden arkamı dönüp peşimden gelene bakmıştım.. burnum kokusunu aldığı tanıdık parfüm kokusu ile sızlarken göğsüne çarpmam ile ellerim acıyla burnumu buldu..
" Öküzmüsüz ses versene." Yüzüne bakmadan Ateşin olduğunu anlamıştım çünkü bu beden bu pahalı parfüm kokusu onundu.. eli yüzüme yapışan saçlarımı çekerken sesini duymuştum.
" Ayağındaki topuklarla ne kadar gideceğini merak ettim." Elimi yüzümden çekerken çatık kaşlarım ile gözlerine bakındım.
" Keşke merakını daha önemli şeylere versen senin için daha iyi olur." Ne yapacaksın topuklularımla ne kadar gideceğimi..Derin bir nefes aldığımda sırtımı ona döndüm.. ilerlerken. Ve aklıma dank eden bir an belirdi kapının önünde ona söylediklerim kendimi çok kötü hissediyorum..
" Neden erken ayrıldın." Yanıma yaklaşıp yürürken adımlarımız yavaştı..
" Sen neden gelmedin." Dediğimde alaylı sesini duymuştum.
" O itle bir akrabalığım yok Naz hanım o yüzden olabilir ama sen varsın diye gelmiştim taki seni topuklarını vura vura küskün şekilde evden çıkana kadar , ne oldu." Ona cevap verirken özür dilemek istedim o gece aslında öyle bir cümle kullanmak istemedim şu an olmamış gibi davranabiliyordu ama kalbinin kırıldığını hissediyordum..
" Birincisi ben küskün şekilde evden çıkmadım sıkıldım öyle ikinciside.. özür dilerim o gece öyle dememeliydim hata yaptım.. aslında öyle düşünmüyordum ama çıktı ağzımdan." Elalarımı kahverengi harelerinden kaçırdığımda parmaklarını çenemde hissetmiştim kafamı yavaşça kaldırıp elalarımın onun hareleri ile birleştirmeyi başarınca sesi kulaklarımı doldurmuştu..
" Çoktan yanlış bir şey söylemedin ." Dudakları iki yana kıvrıldığında geldiği günden bu yana ilk kez birbirimize bu kadar uzun bakıyorduk aslında bakarsan onun gözlerindeki aşkın karşılığını elalarımdaki o sevgi ile veriyordum.. söylediklerim ve hareketlerim onu istemiyordu evet ama elalarım.. kalbim ..ruhum..onu istiyordu..
" Ayrıldın mı ondan yüzük çıkmış." Sesi ile önüme dönüp yavaşça ilerledim..
" Seni ilgilendirmez." Burnundan güldüğünü duyduğumda saçlarımı kulağımın arkasına sıkıştırdım..
" Aslında eski karımın şu anki hayatı beni çok ilgilendiriyor ama kendisi inatçı keçi olduğundan geride durup yanıma gelmesini izleyeceğim ." Söyledikleri ile kaşlarım çatılmıştı. Hem bana inatçı keçi diyor hemde hayatıma karışacağını.
" Ne o yoksa sendemi saplantılı eski koca listesine mi giriyorsun ." Ciddi ses tonum ile onun ciddi ses tonu ile cevap vereceğini düşünmemiştim.
" Listenin ilk sırasına beni yaz, eski karımın peşini bırakmıyor her an arkasında olacağım." Sıcak parmakları sırtımı bulduğunda titremiştim söyledikleri hem kalbimi hızlandırıyordu hemde korkutuyordu beni. Derin bir nefes aldığımda telefonun cebinden çıkarıp birini aradığını görmüştüm.
" Tarık alt sokaktan gel bekliyorum." Telefonu kapadığında sesini duymuştum.
" Buz gibi olmuşsun araba seni ısıtır. "
Biraz daha dursam buz kütlesine dönüşeceğim , bir kaç saniye sensiz kaldığımda sesini duymuştum normalde Tijen ablanın sevgilisinin arabasına bimezdim ama eski kocamdı işte.
" Yemem seni merak etme tabi belli olmaz yani sonuçta karşımda dengemi alt üst eden bir kadın var." Söylediklerine gülmemek için yanak içimi ısırırken ciddi kalmaya çalıştım.
" Merak etmiyorum başka bir şey düşünüyordum ." Güldüğünü duyduğumda iç çekip gözlerimi etrafta gezindirdim onun gözlerini üzerimde hissediyordum ve bu beni heyecanlandırıyordu saniyeler sorna önümüze gelen lüks araba ile arka koltuğun kapısını açmıştı. Tekrar bir geceydi o gün yeşil elbisem ile sarhoş taklidi yaptığım için kapımı açmıştı istemeye istemeye ilk kez. Ve şu an gözlerindeki aşk la ihtiraslı sesi ile kapımı açıyordu.
" Hava soğuk hasta olacaksın." Yavaşça arabaya bindiğimde arkama yaslandım beni böyle düşünmesi kalbimi durduracak çünkü çok hızlı atıyordu kalbim dolanıp yan tarafımdaki kapıyı açtığında iri bedeni ile yanımdaki oturmuştu..
" Otelemi efendim." Şoförün sesi ile elalarım onu buldu.
Cevap vereceği olmadığından ben konuştum evimin adresini verdiğimde sesizce yolculuğumuz geçmişti yanımdaydı gözleri öylesine derin bakıyordu ki hayattan kopuyorduk bir yandan o bir yandan ise doğmamış bebeği.. ne yapacağım bilmiyorum ve bu bilinmezlik aklımı oynatıyordu
*
Nasılsınız 💙
Bölüm nasıldı 🌺