Herkes toparlanmaya başlamıştı.. güneş batıyordu... Hayatımdaki güneş aynı gözlerim önündeki güneş gibi bitiriyordu... Ne kadar göz yaşı dökmeliyimm mutlu olmak için ne yapmalıyım huzurlu olmak için..
Şu an yanaklarımdan süzülen yaşlarım canımı acıtıyordu.. Allah'ım bana yardım et.. ben dayanamıyorum.. kalbime giren adamı çıkaramıyorum.. her gün kokusunu içime çekmek istediğim adamın bir bebeği olacağını öğrenmek kalbime öyle bir ağırlık çökerttiki sanki şu an hayattan kopacakmışım gibi... Derin bir nefes almaya çalışırken titreyen çenemi ile dudaklarımı sıkıca birbirine bastırdım. Olurda bir hıçkırık firar etmesin diye ağladığımı kimse duymasın diye..
" Naz.." kulaklarıma dolan sesi ile elimin tersi ile göz yaşlarımı sildim.. neden gelmişti yanıma... Yanıma otururken avuç içini sırtımda hissetmiştim hızlıca bedenime giren sıcaklık ile yana kaydım eli kayıp giderken..
" Konuşmak istemiyorum." Kahverengi gözlerine bakmamaya çalışırken yüzümü kapatan saçlarımı kulağımın arkasına sıkıştırmıştı usulca..
" Bir şey mi oldu.. o it kalbini kıracak bir şey mi dedi." Üzerime eğilmesi ile kafamı hayır anlamında sallamıştım...
" Git buradan Ateş git.." hem çok kızgınım hemde çok kırgınım.. yalan söylediği için kızgınım umut verdiğide için kırgınım..
" Evim olmuşken nasıl gidebilirim ." Elalarım kahverengi gözlerini bulduğunda içinde kaybolmak istedim canımı yakan o değilmiş gibi yaralarımı sarsın istedim.. kendimi toparlamaya çalışırken dudaklarımı araladım..
" Yalan söyleme artık! Biz geçmişi gömdük senle ben diye bir şey yok anladın mı, seni sevmiyorum Ateş anla bunu." Anla ve git.. hayatımdan. Saçlarıma uzattığı elini durdururken ayağa kalktım yavaşça.. benimle birlikte kalkıp önümde dururken sesini duymuştum..
" Tijen mi bir şey dedi... ağlamak hiç yakışmıyor ela gözlerine sevdiğim." sevdiğim bu bana karşı söylediği ilk sahiplenici kelimesiydi ilk sevgi sözcüğüydü.. ama bir önemi yoktu benim için.
" Kimse bir şey demedi düşündüm taşındım sana karşı bir şey hissetmediğime karar verdim. Sende vazgeç.. hem.. biz Alper ile nikah tarihî alacağız evli bir kadını sevemezsin." Gözlerindeki ifade kırılmıştı.. az önceki hayran bakış yoktu..
" Ne zamandan beri hislerin olmadı bu sabah mı yarım saat önceden berimi sevmekten vaz geçtin. " Bir kaç adım yaklaşıp aramızdaki mesafeyi kapatırken derince yutkundum..
" Gözlerindeki aşkı görebiliyorum.. kalbinin hızlandığını hissediyorum sen beni seviyorsun benim seni sevdiğim gibi.. istediğin kadar diret sen onunla evlenemezsin buna izin vermem ." Tehtitkar ses tonu ile kaşlarım çatıldı... Evet onun gözlerinde bana olan sevgiyi görebiliyordum keşke görmeseydim ama vardı.. şu an ona senin çocuğun oluyor benden vaz geç demeyi öyle çok isterdim ki ama söylemem ile her şeye karışabilirdi.. hem ha bugün ha yarın bir gün öğrenecekti böyle bir şey saklanılmazdı o zaman ne olacak bırakıp gelecek mi bana yada ben gidecekmiyim ona.. hayır yapamazdım.. böyle bir kötülüğü günahsız bir bebeğe yapamazdım.. ne ona ne Tijen ablaya ne de Alpere yapamazdım..
" Sen ne dersen de Ateş bizden olmayacak ." Gözlerim ona son kez bakarken arkamı döndüm.. elalarım ilerideki adamı bulduğunda derince yutkundum.. duymuşmuydu.. Bartu bizi duymuşmuydu.. şaşırmış haline bakılırsa duymuştu ve bu çok kötü olmuştu gözlerimin dolmamasına dikkat ederken yavaşça yanına ilerledim.. kalbim öylesine hızlı atıyordu ki sanki maratondaydı nefes almak güçtü..
" O senin eski kocan." Söylediği ile kafamı olumlu anlamda sallamıştım.. bende böyle olsun istemezdim ama hayat...
" Kimseye söyleme lütfen Alperin kırılmasını istemiyorum." Dolu gözlerim ile ona bakarken sesiz kalmıştı... Ben bu günün güzel geçeceğini düşünürken ne olmuştu... Tekrar ağlamıştım tekrar üzülmüştüm..
" Gitmeliyiz Naz Tijen abla buraya geliyor.." söylediği ile göz yaşlarımı silip boğazımı temizledim.. onun yanına geçerken son kez elalarımı kahverengi gözlere çevirdim.. öylece durup bakıyordu... Gözlerindeki o keskin ifade nefesimi kesiyordu..
*
" Seviyor.." kurumuş dudaklarım arasından fısıldarken parmaklarım arasındaki papatya sapını yavaşça koltuğun kol kısmına yerleştirdim.. papatyalar hep seviyor sevmiyor için mi vardı.. yaprakları koparırken aklımdan bir isim geçmesine izin vermedim.. öyle hayatıma kim gidiyorsa sevip sevmeyeceğini merak etmiştim...
İkinci papatyayıda aldığımda dudaklarım kıvrıldı..Adel benim için toplamıştı..minik elleri ile uçlarından koparmıştı o yüzden sapları fazla yoktu, şimdi burada olsaydı taç yapmamı isterdi kesin, yapamadığım içinde kollarını birbirine bağlayıp küserdi..bazen Adel gibi bir kardeşim olmasını çok istiyorum ama sonra vaz geçiyorum..ben bile anne babamın yokluğuna alışamazken o asla yapamazdı..neyseki Allah ona annesini bağışlamıştı..
Papatyanın kokusunu içime çekip yerine koyarken gözlerim etrafta gezindi..galiba evimin en güzel kısmı yatak odamın balkonuydu..hem manzarası güzel hemde içimi ısıtıyordu..
Bir şeyler ile uğraşmayınca aklım kötü anılarıma kayıyor dün gibi..Tijen ablanın dediği kalbime bir yangına sebep olmuştu.. elalarım parmağımdaki yüzüğe kaydığında derince yutkundum..
Ben.. bilmiyorum Alper ile mutlu olabilirmiyim bilmiyorum her gün ona yakın olmayı kaldırırmıyım bilmiyorum..
Dün akşam çok düşündüm. Alper olmasa bile eski kocamın evleneceğim adamın ablası ile olduğunu görmek kendimi kötü hissettirdi neden böyle bilmiyorum ama çok kötü bir şey yapıyormuşum gibi geliyordu etik değildi kafam bulanıyordu herkes herşey birbirine karışmıştı.. hayatım daha kötü olmadan yoluna sokmalıydım.. yoksa toparlayamam..
Parmağımdaki yüzüğü yavaşça çıkarırken önümdeki masaya yerleştirdim.. onun yeri parmaklarımın arası değildi onun yeri Alperi seven hak eden bir kadının parmakları arasında olmaktı... sırf Ateş gelip beni sevdiğini söylediği için çıkarmadım..bu yangından kurtulmak için çıkardım yoksa sonsuza dek mutsuzluktan öleceğim..
Peki ben bunu nasıl ona söyleyeceğim ne demeliyim. eski kocam ile akraba olacağız ve ben bunu kaldıramam ayrılalım mı?.
Aslında bu çok mantıklı bir cevaptı ama başka bir şey gerekti.. gerçi en mantıklı şey ona doğruyu söylemek ona..onu zamanla kalbime alacağına inandığım için evet demiştim ama olmadı demeliyim.. derin nefes aldığımda gözlerimi bir kaç saniye kapadım.. şu an ona gidip söylemeyeceğim bir kaç gün daha bekleyeceğim tam bir karara vardığım an bitecek..
Masadaki boş bardağımı aldığımda ayağa kalkıp mutfağa ilerledim.. kaynattığım ada çayından doldururken yanına bir kaç bikter çikolata parçaları ekledim..bir hafta sonra regl olacağım evde sıcak çikolata biriktirmek iyi oluyordu...
Balkona tekrar dönerken geçirdim günümü telefonum kapalı olduğundan insanların sesini duymamak iyi gelmişti..ama bugün Bartu ile konuşmam gerekiyordu.. yavaşça yerimden kalkarken üzerimi çıkardım..gri geniş pijemamı ve gri günlük buluzumu giydiğimde.. telefonumun arkasına kredi kartımı yerleştirip son kez aynadan kendime bakındım.. saçlarım dünkü sakinliğini kaybedip doğalına kavuşmuştu.. sprey ile buklelerini belirginleştirirken bir kaç fıs parfüm sıkmıştım öylesine süslenmek istedim kendimi iyi görmek moralimi yükseltiyordu.. ayakkabılarımı giyip evden çıktığımda Bartu'yu aramıştım..sahildeki cafeye gelmemi istiyormuş.. yavaşça sahile doğru ilerlerken aklıma Ateş düşmüştü tekrar..
Bir türlü şu beynimin içinden çıkmıyor kod gibi yazılıydı.. gerçi düşünülmeyecek gibi değildiki yalan yok herşeye rağmen hayla yanımda olmasını isterdim iri bedeni yakışıklı yüzü birde son zamanlardaki bakışları aptal kalbimi deli gibi hızlandırıyordu. Ama yalancıydı.. başkasından çocuğu vardı acı gerçeklerde kalbimi hızlandırıyrodu sinirden..
Cafeye geldiğimde Bartu'yu en sondaki masada bulmuştum yanına ilerleyip sandaliyeyi çekerken dudaklarımı araladım..
" Selam."
" Selam ." Karşısına oturduğumda iç çektim yavaşça.. açıkçası nereden başlayacağım bilmiyorum.
" Nasılsın." Sakin ses tonum ile elalarım dışarıda gezindi..
" İyi sen." Omuz silktim bu dediğine nasıl olduğum konusu biraz karışıktı fazla uzatmadan konuya girdim zaten oda bu anı bekliyordu.
" Düne tanıklık etmeni istemezdim." Dediğimde gözlerini elalarıma çıkarıp konuşmuştu.
" Hayla eski kocanı seviyormusun." bir anlık sorusu ile afallarken bir şey diyemedim.
" Seviyormusun sevmiyormusun gerçekten ne hissettiğini söyle Naz." Dediğinde kafamı olumlu anlamda salladım yavaşça..
" Seviyorum.." dudaklarım arasından fısıltı ile çıkan sözcük ile arkasına yaslanıp sessizliğe gömülmüştü.. aslında hemen hemen ne diyeceğini biliyorum o yüzden sessizce diyeceklerini dinledim.
" Alper bunu duysa delirir Naz Tijen ablayı düşünemiyorum bile yani kadın düşüp bayılır."
" Biliyorum benim olanlardan haberim yoktu bir anda ikisini birlikte karşımda buldum..emin ol uzak duruyorum elimden geleni yapıyorum." Alayla gülerken sesini duymuştum.
" Yani dün pek öyle görünmüyordu Naz o adamın bakışları temiz değil. Saplantılı gibi hoş senin bakışlarından farklı değil ama neyse."
Söyledikleri ile derin nefes çektim içime ne yapayım yani hayat yollarımızı tekrar buluşturdu ve bu sefer çıkmaz bir sokaktayız..
" Alper öğrenmemeli üzülmesini istemiyorum yalan yok Alpere karşı bir şey hissedemiyorum hissedeceğimi düşündüm ama olmadı Tijen abla ile Ateş' ayrılamazlar ama ben ve Alper ayrılabiliriz bir kaç gün sonra söyleyeceğim bitecek herşey." En doğrusu bu idi.
" Sen Alper'den ayrılırsan Ateşin Tijen'den ayrılması an meselesi olur." Öyleydi bir gün öncesine kadar ama şu an öyle olamazdı.
" Ayrılmazlar sen güven bana hem ayrılmamız en doğrusu Ateş'lede yüz yüze gelmem ,daha az görürüm aynı şehirde farklı hayatlarla yaşarız sende kimseye söyleme lütfen insanlar farklı düşünüyor ve ben ne kırmak ne de kırılmak istemiyorum.." kırkın sesim ile masadan uzattığı eline parmaklarımı yerleştirdim bu hareket benden yana olduğunu söylüyordu.
" Adel ve Seradan sonra bir tane daha kız kardeşim olmasını istemiyordum ama hayat bana bir kardeş verdi maalesef ki yaşadıkların kolay değil üzerine gelmeyeceğim kimseyede bir şey çaktırmam yani abiliğimi buradada göstereceğim." Söylediklerine gülümserken sıktım elini yavaşça..bana bir abi olmamıştı erkek kardeş olmuştu Bartu deli dolu iyi yürekli birisiydi..ona çok şey borçluydum
" Teşekkür ederim.."
" Bu arada hazır Alper ile ayrılmamışken doğum gününümü kutlasak çünkü senden sonra yıkılacak adam." Söylediği ile arkama yaslanıp sıkıntılı bir nefes verdim. Benden sonrası ona iyi gelecekti.. doğum günü işide iyi olabilirdi haberi olmadan vedalaşırdık..
" Tamam ." Derken kafamızın dağılması için planlar yapmıştık iki gün sonra Onların evinde yapacaktık Resul dayı ve Yasemin abla küçük bir kaçamak yapacaklarmış iyi geleceklerdi onlara..Adelide götürmek istediler ama bende kalması için ısrar ettim... Oda dünden razı olduğundan Yasemin abla'nın ayaklarına yapışıp izin istemişti bücür.. bir kaç gün benimle kalacağı için hem mutlu hemde üzgündü üzgün olan tarafı annesini görmeyeceği içindi ama ona birlikte yapacağımız pastalardan bahsettiğimde yüzü gülmüştü beş yaşında falan ama sanki arkadaşımdı lafları büyüktü gerçi galiba beş yaşında olan bendim...
Eve dönerken kıyafetlerini dolabıma yerleştirmek için konuşuyorduk..
" Kırmızı babetlerimi aldın mı." Pembe yanağı tam dudağımın önünde olduğundan sıkıca öptüm.. küçük kollarını boynuma sarmıştı örgü saçları onu dahada tatlı yapıyordu..
" Getirdim bebeğim.." heyecanı ayaklarını sallamasından belki oluyordu.. yavaşça binanın önüne geldiğimizde sesini duymuştum.
" Biraz burada oynayalımmı? Kumdan kale yapalım Naz." Naz deyişine ayrı kafasını yana eymesine ayrı bir eriyordum..onu onaylarken birlikte binanın önündeki kumluklarla oynadık..
Kalelerimize su kalmıştık biraz çabuk yıkılmıştı ama güzel olmuştu..
" Eve gidelim mi akşam oldu." Hava yavaştan karardığında eve gitmek en iyisi olacaktı.
" Tamam bana Niloya açar mısın." Tatlı konuşması ile açık boynuna sertçe dudaklarımı bastırdım. Tiki olduğundan hemen geri çekilip ayaklanmıştı..onunla birlikte bende ayağa kalkarken Adelin cümlesini beni şaşırtmıştı.
" Sen mi geldin." Bakındığı yere doğru dönerken kahverengi gözlerin yoğunluğunu hissetmiştim.
Adelin onu burda görmesi hiç iyi değildi Tijen ablaya söyleme ihtimalide yüksekti.
" Seni görmeye geldim." Adel yanımdan geçip ona doğru koşunca dizleri üzerine çöküp kolu ile sarmıştı onu.
Tabi onu gördüğüm ilk saniyeden beri durmak bilmeyen kalbime kızdım. Neden bu kadar hızlısın.. yanlarına yaklaşırken derin nefes almaya çalıştım.
" Hoş geldin ." Soğuk çıkardığım sesim ile gözleri yüzümde dolaşmıştı kahverengi harelerindeki o kararma ile derince yutkundum.. ayaklanırken elalarım malesefki iri bedeninde dolaşmıştı her seferinde nasıl kayıyor anlamıyorum.
" Hoş buldum." Dakikalar sonra elalarımı ondan Adele çevirdiğimde sesini duymuştum.
" Niloya izlemeyecekmiyiz ." Kollarımı ona uzatıp onu kucağıma alırken dudaklarımı araladım.
" İzlemeye gidelim Ateş abi'de gidiyordu." Ona arkamı dönerken yakınlaştığını hissediyordum.
" Aslında kolum ağrıyor biraz dinlensem fena olmazdı değil mi Adel." Öküz işte yol bulmaya çalışıyor.
" Git evinde dinlen Ateş abi ." Binaya girerken ona doğru döndüm. abi kelimesinin onda yarattığı öfkeyi hissedebiliyordum yavaşça gülümserken üzerime gelmek için harekette bulunmuştu ama arkamı dönüp Adelle evin kapısının önüne doğru ilerledik geldiğimizde Adelin sesini duymuştum.
" Naz sana bir şey soracağım." Kırgın sesi ile onu ayaklarının üzerine bırakırken onun arkamda olduğunu fark etmiştim.
" Onun neden tek kolu var." Sesizce söylemesi ile eskiye gittim bi an fazla dalmamak için cevabını verirken kapıyı açmıştım.
" Bilmiyorum hadi sen telefonumu al Niloya izle buradan ." Cebimdeki telefonumu verirken koşar adım ile salona ilerlemişti.. onun yanında Ateş ile konuşmam doğru olmazdı.
" Neden geldin." Kollarımı göğsümde birliştirdiğimde sesini duymuştum.
" Neyin değiştiğini merak ettiğimden buradayım." Derin nefes alırken gözlerimi yorgunlukla bir kaç dakika kapadım.. onun tarafından ikna olmak istemiyorum..
" Neyi merak ediyorsun anlamıyorum açıkça söyledim bizden olmaz bunu sen söylemiştin bende devamını getiriyorum sana karşı birşeyde hissetmiyorim bir hayalin içinde yaşamayı bırak."
O hayalde ben yanıp kavruldum gerçi hayla yanmaktayım..
" Geçmişte ne dediysem dedim s*kik beynime tüküreyim ama Naz bizden olur ben sana ölmeye hazırım tek bakışınla kalbimi ezip geçiyorsun sözlerinin gerçekliğine inanmıyorum çünkü." Yanıma yaklaşırken geri adım atmadım.. kokusu burnuma doldukça kollarımı boynuna sarmak istiyorum..
" Dilin ayrı gözlerim ayrı söylüyor kalbin hayla bana ait buna şüphem yok gönlünü almak için bir ömür gerekiyorsada ben varım.."
Cümleleri süslü olmayacak kadar güzeldi o kadar gerçekçi anlatıyorduki herşeyi bırakıp kalbimi açardım eski Naz olsaydı böyle yapardı..
.kendimi toparlayıp alayla güldüm gözlerine bakarken..
" Gönlüm başkasındayken kazanamazsın Ateş. Ben yoruldum sürekli karşıma çıkıp beni zor durumdan bırakmandan yapma..ki sen bilmesende bir gün beni bırakmak zorunda kalacaksın."
" Alper iti ile evlenmekten bahsediyorsan düşünme ben her akşam bu binanın önünde dururken seni bir başka adama yâr etmem.."
Tijen abla ne zaman söyleyecek bilmiyorum ama elini çabuk tutmaz ise ben söyleyeceğim bunu dile getirmek benim için çok zor olacaktı evet ama aşk bazen herşeyin önüne geçmiyordu.. dudaklarımı aralarken aklımdan hiç düşünmediğim şeyler dilime döküldü onu kırmak için çabaladım kırdımda ama o kırılırken kendimide parçalayacağımı düşünmedim.. benden uzaklaşsın istedim ama kalbim acıyordu..
" Ya sen ne yapabilirsin öldürürmüsün asarmısın kesermisin ,tam bile değilken." Kahverengi harelerindeki o ifade karnıma bir ağrı gibi saplandı o çok güçlü bir adamdı yıkılmazdı..tek kolunun olmaması onu hiç bir şeyden mahrum bırakmamıştı arabayı bile tek eli ile sürerken kendini kaybetmemişti..ama şimdi onun yüzüne karşı böyle saçma bir şeyi söylemek hüngür hüngür ağlamama sebepti..
Dudakları iki yana alayla kıvrılırken sol eli giydiği ceketin cebini buldu.. çıkardığı kutu ile gözlerim dolmuştu..
" Bunu sana almıştım boynuna yakışacağına eminim.." sözlerimi duymazdan gelirken kutuyu bana doğru uzatmıştı parmaklarım elindeki lacivert kutuyu kaplarken parmak uçlarının tenime deymesi bedenimde yangın parmak uçlarımda uyuşukluğa neden olmuştu...
" İyi akşamlar Naz'ım.." Bu adam benim ona olan aşkımı bile sola çekecek kadar aşık olmuştu.. cümlesindeki o sıcaklık gözlerindeki o sevda bambaşkaydı bir şey söylememişti beklemeden merdivenlerden inerken kafamı kapı pervazına yasladım.. onu kırmıştım hemde çok...
*
Selâm herkese 🎀
Bu bölüm hakkında neler düşünüyorsunuz 🌺
Ve Naz'ın dediği gibide bu adam fena şekilde aşık olmuştu.. Naz'ın aşkını sollayacak kadar hemde..
🤎