İçeriğe geç

Yaz Aşkım

Bölüm 3 · 3 dk okuma

Yaz Aşkım

Bölüm 3

İlk Arkadaş

Gelmişti yanıma. Ben onunda zorba olduğunu düşünüp ona tam olarak şöyle demiştim.

Ben

: sende eğer Gül'ün arkadaşıysan ayy daha cümlemi bile bitiremedim ya iğrenç kokuyosun.

İpek

: şey ben başka bir şey diyicektim ben Gül'ün düşmanıyım da arkadaş olalım mı?

Ben

: kusura bakma tatlım. Olur olalım

İpek

: bu okulda fakirlere değer verilmiyor ama Berke abi hem iyi hem de çok kötü ama Berke abi eskiden fakir olduğu için beni anlıyor ve beni koruyor. Zenginlere ise bu okulda o kadar çok değer veriliyor ki mesela zenginler derste uyuduğu zaman hocalar kızmaz. Ama mesela ben gibi insanlar derste uyuduğumuz zaman disiplin yeriz hemen.

Ben

: nefes alarak konuşmayı denedin mi hiç?

İpek

: hahaha pardon ya. İlk arkadaşımsın da sen benim. O yüzden heyecanlandım.

Ben

: senin de mi 1. Senen burada?

İpek

: evet İzmir'de bir kolejde okuyordum. O zamanlar zengin ve çok şimarıktım Ted üniversitesinde okuyodum.

Ben

: ne inanmıyorum ben de orada okuyordum. Neyse artık bir önemi yok daha yeni tanıştık sonuçta.

İpek

: evet aa ben gidiyorum görüşürüz

Ben

: nereye

İpek:

Sevgilimle buluşucaktım. Geç kalmışım okuldan kaçıcam.

Ben daha hiç bir şey diyemeden o gitmişti bile. Teneffüs olduğunda Berke bana bakarken göz kırpmıştı. Bence kesinlikle gözlerinde sorun var yoksa benim gibi birine neden göz kırpsın ki o şımarık çocuk.

Berke

: selam okuldan sonra seni okulun karşısındaki restorantta bekliycem görüşürüz.

Neden buradaki herkes ben daha cevap veremeden kaçıp gidiyorlar ki. Neyse zengin şımarıklar işte ne olucak. Böyle diyorum ama ben de zenginken çok şımarıktım. Hem de bunlardan daha çok şımarıktım. Günde 100 bin lira falan harciyorumdur heralde o zamanlar. Neyse gitsem mi ki acaba?

İç ses

: gitme!

Kalp

: gitmelisin yoksa çocuk seni orada beklerken ağaç olucak...

Evet kalbime güvendim. Okulun çıkışı gittim restoranta. Orada oturmuş kahve içiyordu. Benim yanımda 30 lira vardı. Kahve ise 150 liraydı. Bari su içiyim dedim. Su işe 60 liraydı. Neyse ben bir şey yiyip içmeyeyim dediğim sırada Berke konuşmaya başladı.

Berke

: bak sana cidden açık konuşucam sana bu sabah aslında çok sinirlendim. Senin ne hakkın var Gül ile öyle konuşmaya. Senin buraya gelmen için ilgini çekmeye çalıştım. Yani sevdiğim için göz kırpmadım sana anlıyor musun beni? Sen bir fakirin tekisin. Asla ikimiz olamayız. Ben ise zenginim. Bak görüyor musun senin paran daha burada bir suya bile yetmiyor. Ben ise 100 binden fazla su alabilecek kadar zenginim. Evet o sabah dediklerine güldüm. Çünkü gerçekten komikti ama sen fakirsin ve bir ünlüyü ezebilecek güçte değilsin. Gül ise zengin seni ezebilecek güçte. Neyse bunları bil istiyorum. Gül sana kötü bir şey dememiş seninle sadece arkadaş olmak istemiş. Gül ile konuştum ben. Sen ise Gül'e kötü kötü laflar demeye başlamışsın.

Ben

: beni de dinler misin?

Berke

: zaten buraya seni de dinlemeye geldim.

Ben

: o öyle olmadı ben içeri girer girmez Gül bana geldi ve dediki. Bak şuradaki çocuğu görüyor musun? Adı Berke onunla muhattap olmuycaksın yoksa kötü olur. Dedi ben ise ne alaka ya dedim. Devamını hatırlamıyorum. Özür dilerim bir daha yanaşmam ünlü ve zengin sevgiline. Ayrıca sen benim fakir olduğumu nereden çıkardın.

Berke

: seni sınıfta araştırdım biraz sen en zengin ailelerden biriymişsin ama babanın ölümüyle batmışsınız ve fakir kalmışsınız.

Ben

: evet ama biz tekrardan zengin olucaz görürsünüz neyse baybay.

Ben giderken Berke arkamdan "sen hayal kurmaya devam et" diye bağırdı. Yolda yürürken ağlayarak gidiyordum. Berke ağladığımı görmüş olmalı ki arkamdan kahkaha attı. Bu gün berkenin ne kadar kötü birisi olduğunu tekrardan öğrenmiş oldum.

Bölüm sonu

1 yorum