Sabah olmamıştı, sadece karanlığın tonu değişmişti. Çocuk, dün giymek istediği siyah tişörtün askıda hâlâ dokunulmamış durduğunu gördü. Annesi “Bu sana yakışmaz,” demişti. Yani “Senin düşünmen yasak,” demek istemişti. Dışarıda çocuklar bağırıyordu. O sesi tanıyordu. Onlar izinliydi. O ise yasaklıydı. Yastığının altında sakladığı küçük kâğıtlarda isimler yazılıydı. Bazıları gerçekti, bazıları... sadece içeriden geliyordu. İçeriden gelen çocuk bazen konuşuyordu onunla. “Bugün aynaya bakma,” demişti sabah. “Çünkü oradaki sen değilsin artık.” Mutfaktan şangırtı geldi. Babasının boşalttığı şişe, zemine düşmüştü. Bir şey demedi çocuk. Sadece tırnağını kemirdi. Duvardaki çatlaklardan birinden bir ses sızdı: “Baban seni hiç sevmedi.” Buna cevap vermedi. Çünkü o sesi tanıyordu. İkinci kişiliğiydi o. Adı yoktu ama hep oradaydı. Ve genelde haklıydı. Sokakta yürürken insanların üstüne üstüne geldiğini hissediyordu. Biri yanından geçerken koluna değdi. Normal bir dokunuş değildi bu. Çocuk titredi. Bazıları sokakta yürümüyordu, süzülüyordu. Yüzleri vardı ama niyetleri yoktu. Bakkaldaki adam sürekli gülümsüyordu ama çocuk hep aynı kelimeyi duyuyordu ondan: “Soyun.” Hiçbir zaman ağzıyla dememişti. Ama çocuk duymuştu. O yüzden hep uzağında duruyordu reyonların. Rüyasında bile saklanıyordu ondan. Evde oyun yoktu. Evde sadece yasaklar vardı. Koltuk örtüsüne dokunmak yasaktı. Kendi fikrini söylemek yasaktı. Giyinmek istediğini giymek yasaktı. Bir keresinde saçlarını uzatmak istemişti. Babası makası alıp “Kız mı oldun lan sen?” demişti. Oysa sadece kendine benzemek istiyordu. Ama evde kendisi olmak da yasaktı. Kendi içindeki benliği bölünmüştü. Artık içinden çıkan çocukla gece konuşuyordu. Bir ara sordu o içteki ses: “Bize kimse oyuncak almadı değil mi?” Cevap vermedi. Ama cevap zaten belliydi.
Bölüm 8
Vlll - Susturulmuş çocuk
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.