İçeriğe geç

YASAK SERUM 2

Bölüm 3 · 1 dk okuma

YASAK SERUM 2

Bölüm 3

ÇATLAKLAR VE ŞÜPHELER

Aylin’in ziyareti Doğa’nın zihnine zehirli bir tohum ekmişti. O gece Karan, Doğa’yı almak için hastane çıkışına bizzat geldi. Yağmur hafifçe çiseliyordu. Doğa arabaya bindiğinde yüzü asıktı.

"Bir şey mi oldu?" dedi Karan, kızın emniyet kemerini bağlamasına yardım ederken. Parmakları Doğa’nın yanağına dokunduğunda Doğa ilk kez hafifçe geriye çekildi.

Karan’ın gözleri daraldı. "Doğa?"

"Aylin Sancakar bugün odama geldi," dedi Doğa, dosdoğru Karan’ın gözlerine bakarak.

Karan’ın yüzü anında karardı, direksiyonu sıkan parmak boğumları bembeyaz kesildi. "Sana ne dedi? Sana dokundu mu?!"

"Bana dokunmadı Karan," dedi Doğa, sesi yorgundu. "Ama bana gerçekleri hatırlattı. Ben gündüzleri insanları yaşatmaya çalışırken, senin geceleri ne yaptığını sordu. Bugün... Bugün kaç kişiyi yaraladın Karan? Kaç kişinin hayatını kararttın?"

Karan derin bir nefes aldı. Gözlerindeki o acımasız mafya lideri bir anlığına silindi, yerini Doğa’ya aşık çaresiz bir adama bıraktı.

"Benim dünyam bu Doğa," dedi Karan, sesi pürüzlüydü. "Sana kendimi bir melek olarak tanıtmadım. Ama ant içerim ki, senin hayatına girdiğim günden beri tek bir masumun canını yakmadım. Benim savaşım sadece bana silah çekenlerle."

"Ama o kan senin ellerine bulaşıyor Karan!" dedi Doğa, gözlerinden bir damla yaş süzülürken. "Ve ben o elleri öpüyorum... Kendimden nefret ettiriyorsun beni!"

Arabanın içine ağır, ezici bir sessizlik çöktü. İki farklı dünyanın insanı olmak, aşktan daha büyük bir duvar gibi aralarında dikiliyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.