İçeriğe geç

YASAK MASALLAR

Bölüm 10 · 3 dk okuma

YASAK MASALLAR

Bölüm 10

BÖLÜM 10: Buzdan Şehirler

Sabah uyandığımda güneş, odamın perdesinden içeri sızmaya çalışıyordu ama sanki o bile içeri girmeye korkuyordu. Halının üzerinde, babamın hırkasına sarılı halde uyanmak... Kemiklerim sızlıyordu ama kalbimdeki o boşluk hissi, fiziksel her türlü acıyı bastırıyordu.

Aynaya bakmadım. Bakarsam, Bora’nın "sevilmesi imkânsız bir yük" dediği o kızı görecektim. Yüzümü soğuk suyla yıkadım, siyah kıvırcık saçlarımı en sıkı haliyle arkada topladım. Canım acıdı ama hissetmedim. Ruhum çoktan uyuşmuştu.

Mutfağa geçtiğimde annem ve Eray baba çoktan uyanmış, neşeyle kahvaltı ediyorlardı. Gece operasyondan dönmenin o tatlı yorgunluğu vardı üzerlerinde. Ama Bora... Bora masanın ucunda, tabağındaki peynire bakarak heykel gibi oturuyordu. Beni görünce elindeki çatal yere düştü.

"Günaydın küçük dev!" dedi annem, her zamanki gibi neşeyle. "Neden bu kadar solgunsun sen? Uyamadın mı?"

"Biraz başım ağrıyor anne, önemli değil," dedim. Sesim o kadar düz, o kadar duygusuzdu ki ben bile yabancıladım.

Bora’nın gözleri bana değdi. Ela gözleri kıpkırmızıydı, belli ki o da bütün gece uyumamıştı. Bana bir şey söylemek için dudaklarını araladı, elleri masanın üzerinde titredi. Ama ben ona bakmadım. Onun olduğu yöne, sanki orada koca bir boşluk varmış gibi davrandım.

"Sinem..." diye fısıldadı Bora. Sesi pürüzlüydü, bir suçlunun son savunması gibi cılız.

Cevap vermedim. Tabağıma bir dilim ekmek aldım ama boğazımdan geçmeyeceğini biliyordum. Eray baba aradaki gerginliği hissetmişti, bir savcı dikkatiyle ikimizi süzdü ama bir şey demedi.

"Ben çıkıyorum," dedim masadan kalkarken. "Bugün erken gitmem gerek."

"Daha kahvaltını yapmadın?" dedi annem şaşkınlıkla.

"Okulda bir şeyler atıştırırım."

Hızla kapıya yöneldim. Ayakkabılarımı giyerken arkamdan birinin koştuğunu duydum. Kapıyı açtığım anda Bora kolumdan tuttu. Dokunuşu canımı yaktı, sanki tenime bir kor değmiş gibi geri çekildim.

"Sinem, lütfen dur," dedi. Sesi ağlamaklıydı, o her zamanki gururlu Bora’dan eser kalmamıştı. "Yemin ederim, ölsem de o sözleri söylememeliydim. Ben sadece... Çok sinirliydim, ne dediğimi bilmiyordum. Babana olan saygımı biliyorsun, o benim de kahramanım..."

Durup ona baktım. Ama gözlerine değil, alnındaki bir noktaya. "Söyledin Bora," dedim fısıltıyla. "Kelimeler bir kez ağızdan çıktı mı, geri dönüşü olmaz. Sen benim en zayıf yerimin neresi olduğunu biliyordun ve tam oradan vurdun. Şimdi git ve o 'kusursuz' hayatına devam et. Ben artık senin arkadaşın değilim. Sadece bu evde seninle aynı havayı solumak zorunda kalan biriyim."

"Öyle deme... Lütfen affet, ne istersen yaparım. Gitarımı kırarım, kick boksu bırakırım, ne istersen!"

"Affetmek mi?" Hafifçe gülümsedim, ama bu gülüşte sadece hüzün vardı. "Bir vazo kırıldığında onu yapıştırabilirsin Bora. Ama içine su koyduğunda sızdırır. Ben artık sızdırıyorum. Ve sen bunu tamir edemezsin."

Kapıyı yüzüne kapattım. Merdivenleri inerken arkamdan adımı seslendiğini duydum ama durmadım. Ankara’nın ayazına karıştım.

Okulda bütün gün bir hayalet gibi gezdim. Pelin’in laf atmalarına bile cevap vermedim, sadece boş boş baktım yüzüne. O bile şaşırdı, "Ne oldu buna?" diye fısıldadı arkadaşlarına.

Öğle arasında kantinde otururken Bora yanıma geldi. Elinde en sevdiğim o meyveli sütten ve küçük bir çikolata vardı. Masaya, yanıma bıraktı sessizce. Başını eğdi, bekledi. Bir kelime, bir bakış, küçük bir işaret...

Sütü aldım ve yan masadaki bir çocuğa uzattım. "Al, ben sevmiyorum," dedim.

Bora’nın o anki yüz ifadesini hayatım boyunca unutmayacaktım. Sanki kalbini oracıkta sökmüşüm gibi bir acı geçti gözlerinden. Hiçbir şey demedi, omuzları çökmüş bir halde arkasına bakmadan uzaklaştı.

İşte bu, onun cezasının ilk günüydü. Kendini affettirmek için dünyaları önüne serse bile, o gece babam hakkında söylediği o sözler benim kulaklarımda sonsuza kadar yankılanacaktı. O artık sevilmeyi bekleyen bir dost değil, sığınağımı yıkan bir yabancıydı. Ve ben, o buzdan surların arkasında yavaş yavaş, tek başıma toparlanacaktım.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.