Bölüm 5 – Gerçek Kan Bağı
Ela’nın kulakları uğulduyordu.
“…Bu ailenin gerçek kızı değilsin.”
Bu cümle beyninde defalarca yankılandı.
“Hayır…”
“Bu doğru olamaz.”
Yaşlı adam elindeki dosyayı yavaşça açtı.
İçinden yıllar öncesine ait bir doğum belgesi ve eski bir gazete kupürü çıkardı.
“Yirmi dört yıl önce hastanede iki bebek karıştı.”
Ela’nın nefesi kesildi.
“Ne?”
“Biz bunu yıllar sonra öğrendik.”
Aras şaşkınlıkla babasına döndü.
“Madem öğrendin… neden sustun?”
Adam gözlerini yere indirdi.
“Çünkü gerçek ortaya çıkarsa iki aile de dağılacaktı.”
Ela titreyen elleriyle belgeleri aldı.
Doğum tarihine baktı.
İsmi yazmıyordu.
Sadece bir dosya numarası vardı.
Tam o sırada dosyanın arasından eski bir fotoğraf yere düştü.
Ela eğilip fotoğrafı aldı.
Fotoğrafta genç bir kadın, yeni doğmuş bir bebeği kucağına almış gülümsüyordu.
Fotoğrafın arkasında tek cümle yazıyordu.
“Kızım… seni bulacağım.”
Ela’nın gözlerinden yaşlar süzüldü.
“Bu kadın kim?”
Yaşlı adam cevap vermeden önce derin bir nefes aldı.
“Onu tanıyorum.”
“Yıllardır seni arıyor.”
Salonda fısıldaşmalar başladı.
Ela şaşkınlıkla başını kaldırdı.
“Yaşıyor mu?”
Adam yavaşça başını salladı.
“Evet.”
“Ama onun seni bulmasına sadece birkaç gün kala…”
Bir polis memuru salona girdi.
“Affedersiniz.”
“Burada Ela Yılmaz kim?”
Ela ürkekçe elini kaldırdı.
“Benim.”
Polis memuru ciddi bir ifadeyle yaklaştı.
“Size ulaşmaya çalışan kadın…”
“…bugün ağır bir trafik kazası geçirdi.”
Ela’nın dizleri çözülür gibi oldu.
“Durumu nasıl?”
Polis memuru başını öne eğdi.
“Yoğun bakımda.”
“Ve bilinci kapanmadan önce söylediği tek isim…”
Memur gözlerini Ela’ya çevirdi.
“…Ela oldu.”
Ela’nın elindeki fotoğraf yere düştü.
Çünkü ilk kez…
Onu doğuran annenin gerçekten var olduğuna inanmıştı.

