İçeriğe geç

Yaralı Yemin

Bölüm 1 · 4 dk okuma

Yaralı Yemin

Bölüm 1

1. Bölüm

Hayatımın büyük kısmı emirleri yerine getirerek geçti. Bazı insanlar bunun zor olduğunu düşünür.Değil. Zor olan, emir vermeye başladığında oluyor.Çünkü verdiğin her kararın bir bedeli var. Bazen o bedeli sen ödüyorsun. Bazen başkaları. Masamın üzerindeki dosyaya baktım. Son üç gündür aynı dosyaya bakıyordum aslında. İçindeki bilgilerin değiştiği yoktu ama üstlerimin fikri sürekli değişiyordu. Bir operasyona hazırlanıyordu. Detaylarını bilmiyordum. Bilmem de gerekmiyordu. Benim görevim sorgulamak değil, uygulamaktı. Pencerenin dışına baktım. Üssün üzerini gri bulutlar kaplamıştı. Yağmur yağacak gibiydi.Telefonum titredi.Komutanımdan gelen kısa bir mesajdı. “Toplantı odası. Hemen.”İç geçirdim. Telefonu cebime aldım sessize almayı ihmal etmedim. Demek sonunda bir şeyler oluyordu. En azından boş boş şeyler yapmayacaktık. Ceketimi alıp koridora çıktım. Üs her zamanki gibiydi. Koşturan askerler, bir yerlere yetişmeye çalışan personeller, bitmeyen bir hareketlilik… toplantıya girdiğimde hazır ola geçip tekmil verdim “Kara kuvvetleri komutanlığı asteğmen Aybars Oğuz Özdemir emredin komutanım” bir süre sessizliğin sonunda yerime oturdum. Toplantıda 3 asker daha vardı. Hepsinin yüzünde aynı ifade… soğuk, dikkatli bakışlar… Oturduğum yerde onlara bakarken Albayın konuşması ile ona baktım görev neydi bilmiyordum ama gerilmiştim. Albay dosyanın içinden birkaç fotoğraf çıkardı. Önüme koyulan ilk kareye baktığım anda odadaki sessizlik daha da ağırlaştı. “Bunlar…” diye başladı, sesi sakindi ama netti. “Son iki haftadır takip ettiğimiz hedefe ait görüntüler.” Fotoğrafa eğildim. Sivil bir kadın. Kalabalık bir şehir meydanında çekilmişti. Normal görünüyordu. Fazla normal. İşte sorun da buydu zaten. Hiçbir şey dikkat çekmemeliydi, ama biz onun varlığını bile zar zor yakalıyorduk. Albay devam etti.

“İstihbarat, bu kişinin sınır hattı boyunca farklı şehirlerde görüldüğünü doğruladı. Üstelik her seferinde farklı kimliklerle.” Kaşlarım istemsizce çatıldı. “Turist değil,” dedi içimizden biri kısık sesle.Albay başını salladı. “Değil. Ve sıradan biri de değil.”

Bir fotoğraf daha bıraktı masaya. Bu sefer daha netti. Aynı kadın, bu kez bir otobüs terminalinde. Yüzü yarı dönük ama bakışı bile rahatsız edici derecede sakindi. Sanki yakalanmayacağını biliyormuş gibi. Korkunc olanda buydu.O an fark ettim… bu iş sadece bir takip görevi değildi. Albay dosyayı kapatmadan önce son cümlesini söyledi:“Onu canlı istiyoruz.”Kısa bir sessizlik daha oldu. Sonra gözleri tek tek hepimizin üzerinde gezdi. Ve en sonunda bana takıldı.

“Özdemir.” Omuzlarım istemsizce gerildi. “Operasyonun saha sorumlusu sensin.” Bir an için odanın içi daraldı. Nefes alışım bile kulağıma yüksek geldi. Fotoğrafa tekrar baktım. Ve kafamı salladım. “Yakaladığımızda.. bıraya geldiğinde kadına ne olucak?” Diye sordum. Bazen teröristlere işkence yapılırdı bi şeyleri dökülmeleri, anlatmaları için… bir an tekrar fotoğrafına baktım albay bana bakarak iç geçirdi “gerisini istihbarat halledecek uygunu neyse. Belki hapis belki idam..ayrıca cinsiyeti bazen gereksiz kalır kanı kirli olduktan sonra ne fark eder?” Ben küçükken ablam eski sevgilisi tarafından katledilmişti. O yüzden kadınlara karşı hassastım. Elbette ülkemizde teröristlere yer yoktu olmamalıydı. Ama düşününcede çıkışı olmuyordu acımamam lazımdı en sonunda ayağa kalktım. “Bulmak zor olacak ama elimizden geleni yapıcaz komutanım. Ama gerçekten yerini tespit etmemiz lazım… yoksa çok oyalanırız” albay bana sert bi ifade ile baktı “bu yüzden burdasınız zaten…” başımı eğdim bi anlığına burada ses cıkartmak bile kabus olabilirdi

Toplantıdan çıktıktan sonra koridor her zamankinden daha uzun geldi. Adımlarım yankılanıyordu.Üssün içindeki sesler bile sanki uzaklaşmıştı.Dosya artık masada değildi ama kafamın içinden çıkmıyordu. Kadın.Hâlâ yüzü net değildi zihnimde. Ama sakindi. Fazla sakindi. Üç gün geçti.Sonra ilk iz geldi. Başta kimse önemsemedi.Bir otobüs terminalinde güvenlik kamerasına takılan silik bir görüntüydü sadece. Aynı yürüyüş, aynı duruş. Ama sistem eşleşme yapınca oda bir anda sessizleşti.“Bu mümkün değil,” dedi teknik ekipten biri.Ekrana yaklaştım.Görüntü donuktu ama yeterince açıktı.

O. Ama asıl garip olan bu değildi.Terminaldeki kamera kayıtlarında bir boşluk vardı. Tam o geçiş anında. Sanki biri görüntüyü kesmişti.Ama kesme işi amatörce değildi. Bilerek bırakılmış bir boşluktu. Bir işaret gibi. Birinin “buradaydım” demesi gibi. Kaşlarım çatıldı.

“Bizi fark etmiş,” dedim kısık sesle Yanımdaki asker başını salladı.“Ya da fark etmemizi istiyor.” Bu cümle odanın içine daha ağır düştü. Ne planlıyorsa zekiydi. Belkide bizi oyalıyordu sadece bilmiyordum. AMA yaptığı zekiceydi. Gerçekten öyleydiBir sonraki gün ikinci iz geldi.Bir depo bölgesinde, terk edilmiş bir binanın duvarına sprey boyayla çizilmiş küçük bir işaret.

Haritada hiçbir anlamı yoktu.

Ama koordinatlara çevrildiğinde… bir sonraki şehri gösteriyordu. Sanki bizi adım adım bir yere çekiyordu. Belkide bıraktığı ipin ucu tuzağa gidecekti. Tedbirli davranmak gerekiyordu.Üçüncü gün ise telefonum çaldı.“Özdemir,” dedi operatör. Sesi ciddi değildi… daha çok tedirgindi.“Yeni bir kayıt var. Bu sefer mesaj gibi.”Ekrana video düştü.Bir saniyelik.Sadece rüzgâr sesi.Ve kadının yüzü. Kameraya doğrudan bakıyordu. Ne korku vardı. Ne acele. Sadece sakin bir ifade.Ve en son dudaklarının kenarında beliren çok hafif bir gülümseme. Video bitti. O an anladım. Biz onu aramıyorduk. O bizi izliyordu. İstemsizce “sürtük” diye mırıldandım fazla sinir bozucuydu. O an sadece inat ettim. Onu bulacaktım. Ne pahasına olursa olsun o sürtüğü kendi ellerimle teslim edecektim.

Bölüm sonu

3 yorum

  • Bende bir öneride bulunacağım. Genelde çizgi kullanıcıları yazım yanlışlarına çok dikkat etmiyor fakat senin yazımında ufak tefek hatalar var (rahatsız edici düzeyde değil) birde kelimelerin yazılışlarında yine ufak tefek hatalar var. Mesela burada yerine burda gibi ama bence bu çokta yanlış görünmüyor. Bunlara rağmen betimlemeler in baya iyi (kadınla anlatıcının romantizmi gibi bir Vibe aldım büyük ihtimalle okuyacağım)

    1Yanıt
  • Uzun süredir kitap yazan ve okuyan biri olarak bir kaç önerim varr. İlk olarak paragraflar aşırı birleşikk yeni bir konuya geçmemize rağmen hala aynı paragraftan devam ediyoruzzz. Bu yüzden paragrafları ayırabilirsin. İkinci olarak yarısını okumama rağmen erkek karakterin mi yoksa kadın karakterin mi ağzından pek anlayamadımmm oraya çözüm bulursan çok hoş olurr. Son olarak belli kii yeni yenii yazıyorsunnn başarılarınınnn devamını dilerim ben beğendiim