İçeriğe geç

Yara açan kalemler ve kanayan sayfalar

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Yara açan kalemler ve kanayan sayfalar

Bölüm 2

JULİET'İN GÖZ YAŞLARINDAN ROMEO'NUN GAMZELERİNE

Ey gözleri acı americano tonuna sahip latte gibi bakan sevgili. Ey yaşının getirdiği toz taneleri mermer cildinde dans eden sevgili. Ey kırmızı ile pembenin aşkından doğan dudaklar ile gülüp yüzünde aşk çukuru beliren sevgili. Ah fevri davranıp sakin konuşan ah ciddi yüzüne rağmen meyhanelere gönül veren sevgili. Of herkesi görüpte beni görmeyen görmezden gelen gözlere ve yine of ki Echo'nun hoş tınısından bile güzel olan kadife sese.

Bu gece yine aklımdasın (her sabah da öyle ve her öğlen her ikindi kısacası tüm vakitlerde). İşte ben o vakitlerde ne ahlar ne oflar çekerim, herkese veripte bana yettiremediğin sevgine. Bana neler yazdırır aşklar bir bak. Romeo ve Juliet'in imkansız aşkından tut Stefan Zweig'in yazdığı romandaki meçhul kadının hastalıklı denilen aşkına. Hepsine bakar anlarım.

İnsanları sakın dinleme sevgili. Onlar boş konuşur, çünkü onlar aşkın kendisinin bir hastalık olduğunu bilmezler. Bak sevgili Einstein zamanında "ırkçılık beyazlara özgü bir hastalıktır." Demişti. Bende derim ki 'aşk canlılara özgü bir hastalıktır.' şimdi ne alaka diyeceksin, alakası şudur sevgilim ırkçılık beyazlara özgü bir hastalıktır ama her beyaz ırkçı değildir. Tıpkı aşkın canlılara özgü olup ta her canlının aşık olması gibi ve aşık olmayanlar aşk hakkında ancak fikir yürüyebilir.

Ben kapıldım bu tatlı ve iller hastalığa. Kanımı akıtırken gıdıklar beni. Ben de gülmekten ağlarım ve severek veririm acı ile bu kimsesiz bedeni toprağa, çünkü ben hiç bir şey kaybetmeyeceğim. Benim canım sensin. Bir düşün basit kaçtı sanki bu cümle. Aslında hayır sevgilim. Anlatayım sana olayın aslını. İnsanlar canlarını o kadar çok seven yaratıklardır ki ölmekten bir hayli korkarlar. Ancak ne var ki düşmanlarını küçümserken bile canım derler. Ben hiç bir zaman o insanlardan olmadım sevgilim. Ben bendeki tek değerli şeyi, canımı bile sana verebilirim.

Ölmek benim için daha iyi olurdu ama hayır sevgilim. Ölmemin sana hiç bir faydası dokunmazdı. Bu yüzden senin için hayattayım meleğim, çünkü aşk öldüren değil yaşatandı en nihayetinde.

Ah sevgilim şu son satırlarda bilmeni isterim ki sen benim gözümde Marie'nin gözündeki Pierre'den farksızsın. Yansımaları içinde kaybolan bir hayalperest'tin ve ben o yansımalarda bulmaya geldim seni. Tatlı rüyalar sevgilim. Cupidon'un oklarının ucunu öper ve sana fırlatmasına izin veririm. O oklar tıpkı beni bulduğu gibi seni de vursun diye sevgilim.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.