İçeriğe geç

YANSIN

Bölüm 1 · 4 dk okuma

YANSIN

Bölüm 1

GİRİŞ: BENİ KURTARIN

2024 Ocak ~ Psikolog Ala Şahi

"Ala hanım, bazen delirdiğimi düşünüyorum biliyor musunuz?" güldü acı acı. "Aşk ve takıntı arasındaki o ince çizgiyi kaçıralı çok oldu sanki. Ayaklarımın yere değmediği bir sudayım adeta, boğuluyorum ama bana elimi tutanım yok." dolu dolu gözleri bana döndü "Kurtarın beni Ala Hanım. Ben batmadan kurtarın beni."

Karşımda oturan kadın, Almila Alaca. Taze bir doktordu. Bu hafta başında en erken ne zaman randevu alabilirse o zaman randevu almak istediğine dair bir mail atarak danışan listemde yerini almıştı. Yorgun görünüyordu, üzerinde hastaneden geldiğini belli eden hastane üniforması vardı. Muhtemelen soyunma odasına giremeden gelmişti. Scrubının belli yerlerinde kan lekerleri vardı. Gözaltları morarmıştı, saçı dağınık bir topuzdu.

“Öncelikle bu duyguları benimle paylaşma inceliğini gösterdiğiniz için teşekkür ederim. Görünüşe göre gerçekten karmaşık ve zorlu bir dönemdesiniz. Aşk ve takıntı arasındaki sınırları kaybetmek ve kendinizi boğuluyor gibi hissetmek oldukça zorlayıcı olabilir. Belki de bu duyguları daha iyi anlamak ve onlarla başa çıkmak için biraz daha birlikte konuşmamız iyi olabilir. Size nasıl yardımcı olabileceğimi bulmak için buradayım, bu süreci birlikte keşfedebiliriz. Öncelikle bana bu sürecin sizden sonraki başrolünün kim olduğunu anlatmak ister misiniz?”

Almila muhtemelen benimle yaşıttı fakat sırtındaki yük onu o kadar zorluyordu ki hayata dair umutlarını kaybetmiş gibiydi.

“Burak…” dedi

“Lisede aynı dershanedeydik, ön sıramda otururdu. Ben ona ilk görüşte vurulmuştum tabi. Bunu kendi kendime bir sene yaşadım. Sonrasında sınava girdik, tercih dönemi telaşının ardından da o tekrar şansını denemek istedi, bense ülkenin bir diğer ucuna tıp okumaya gittim.” Yüzünde bir durgunluk ifadesi belirdi fakat bu saniyelik bir durumdu, hemen kendini toparladı. “Zor bir okul döneminin ardından ara tatilde memlekete geri döndüm, tabi bu süreçte ondan haber alamıyordum, arkadaşlarımdan biriyle buluşmak için dışarı çıktığımda dershaneye de uğradım ve o gün onu da gördüm.”

Yüzünde öyle bir gülüş belirdi ki sanki o anı tekrar yaşıyordu.

“O anı size anlatamam Ala Hanım. Sadece merhabalaşıp ayaküstü bir muhabbet etsek bir karnıma heyecandan öyle ağrılar girmişti ki, o gece mutluluktan uyuyamayacak kadar bir etkisi olan bir olaydı benim için anlayacağınız.”

Önümdeki sürahiye uzanıp Almila’ya bir bardak su uzattım. Anlatmak onu yoruyordu, hayatının merkezinde yaşattığı bu olay kümesini, hiç tanımadığı birine, anlatmak oldukça endişe verici ve üzücü olmalıydı.

Suyundan bir yudum aldı ve anlatmaya devam etti.

“Tabii bu mutluluk kısa sürdü. Sevgilisi oldu bir süre sonra, ben de kendi çapımda onu kalbime gömmeye çalıştım. Bu sadece bir çabadan ibaret kaldı maalesef. O polisliği kazandı, farklı bir şehire gitti fakat iki sene içinde yazın memlekette staj yapıyorlardı, ben de direksiyon kursuna gidiyordum o dönem. Sürüş derslerine gidip gelirken karakolun önünde sigara içerken görürdüm onu. İlk senesinde çok zayıflamıştı, o kadar üzülmüştüm ki size anlatamam. Hala kendime şaşırırım. Hayatımdaki en büyük istisnanın Burak olması konusu bende hala şaşkınlık yaratır.”

Dudağının bir kenarı kinayeli bir şekilde havaya kalktı.

“Biliyor musunuz Ala Hanım, şu anki aklım olsa ona olan hislerimi korkmadan yüzüne haykırırdım. Kıyamet mi kopacak, kopsun. Üniversiteye geç mi gideceğim, varsın bir sene geç gideyim üniversiteye. Şu anda doktorum, evet çocukluk hayalim olan mesleği şu anda severek yapıyorum ama sorarsanız ‘hayatında herşey tamam mı?’ diye. Hayır derim. Değil çünkü. Bu konuda geleceğimi seçerek hata yaptım belki de.Onu ilk gördüğüm an meselenin bu noktalara gelmesi tahmin edilemezdi. Kendi hayat ilkelerimi de çiğnedim aslında. Başka birisinin sevgilisinden hoşlanacak kadar aşağılık da hissettim ama kendime engel olamayacak kadar çaresiz hissedecek kadar da vicdanlıydım galiba, bilemiyorum.”

Gözünden akan yaşı elinin tersiyle sildi.

“Hayatını her daim ikilemde yaşayan bir insandım aslında. Ailem de hep beni arafta bırakırdı, bu onların hayata hazırlama biçimiydi bir noktada, seçeneklerle yüzleşmemi sağlayarak beni güçlü kılacaklarına inanırlardı fakat bunda öyle olmadı maalesef. Burak konusunda seçim yapmış olmak hayatımdaki en büyük pişmanlığımdı. Bu en büyük pişmanlık bana belki de ömrüm boyunca yük olacak bir pişmanlık yığını hediye etti. Bu yığın öyle bir yığın ki bildiğiniz Everest’e rakip yani.” Kullandığı deyime kendi kendine güldü. “Şimdi bu pişmanlığı yüzüme vuran da nedir biliyor musunuz Ala Hanım?”

Bir anda gözlerinden yaşlar boşaldı ve hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. Neler olduğunu anlayamamıştım. Anlayamamanın yanında bundan sonra duyacağım şeyden korkuyordum. Birazdan duyacağım şey onun neleri kaybetmek üzere olduğunun farkında olmamı da sağlayacak ve bundan sonra onun ruhuna şifa olma yolunda neler yapmam gerektiğini bana gösterecek bir pusula olacaktı.

En derinden kopan bir hıçkırıktan sonra zar zor konuştu.

“Burak benim ellerimin arasında ölümle cebelleşirken sevgilisi olan kız, sevgilisinden hoşlandığım için hep ,tanımasam bile, mahcup hissettiğim kız Burağı aldattığı adamla evlenmiş.”

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.