Koridor sabahları her zamanki gibiydi; sesler, ayaklar ve kilitlenen dolapların metal tınısı birbirine karışıyordu. Herkes bir yerlere yetişiyor gibi görünüyordu ama aslında kimse gerçekten bir yere gitmiyordu. Victor, kalabalığın içinden geçerken bunu her sabah fark ederdi.Dolabının önüne vardığında arkadan gelen sesleri daha net duymaya başladı. Adı söylenmiyordu artık, bu bir alışkanlığa dönüşmüştü.
“Hey, James.”
Victor durmadı. Anahtarı kilide sokarken yüz ifadesi değişmedi bile. Sanki duymamış gibi yaptı ama duymamış değildi.
“Cevap vermiyor yine,” dedi bir ses, ardından kısa bir kahkaha geldi.
“Boşver, alıştı artık,” diye eklendi başka biri. “Ucube sonuçta.”
Bu kelimeyi söyleyen kişi önemli değildi. Çünkü artık tek bir kişiye ait değildi; grup içinde dolaşan bir alışkanlık haline gelmişti. Victor dolabı açtı, kitaplarını sessizce aldı ve çantasına yerleştirdi. Arkasındaki gülüşmeler büyürken o hiçbir şeye tepki vermedi.Tepki vermemek, burada bir tür kural gibiydi.Ama sonra ses değişti.
“James.”
Bu kez ses daha netti. Daha kontrollü.Koridorun havası bile kısa bir an değişmiş gibi oldu.
Victor başını hafifçe çevirdi. Tam dönmedi. Sadece yeterince.
Dorian Blake birkaç adım uzakta duruyordu. Yanında her zamanki gibi kendi çevresi vardı ama onun varlığı kalabalığı gereksiz kılıyordu. O, zaten dikkat çekmek için konuşmak zorunda olmayan tiplerdendi.
“Bugün de sessizsin,” dedi Dorian, sanki bu bir şikâyet değil de gözlemmiş gibi.
Victor cevap vermedi.Buna gerek yoktu.Dorian hafifçe gülümsedi, ama bu bir eğlence gülüşü değildi; daha çok alışmışlık gibi.
“Ne diyeyim,” dedi. “Sana yakışıyor ucube.”
Son kelime özellikle uzatılmıştı. Sınıftakiler küçük bir gülüşle karşılık verdi ama bu kısa sürdü. Çünkü Victor’un sessizliği, onların eğlencesini bile gereksiz bırakıyordu.Victor çantasını omzuna aldı ve yürüdü. Arkasından sesler tekrar yükseldi ama o artık onları birbirinden ayırmıyordu. Hepsi aynıydı.
Sınıfa girdiğinde yerini aldı. Her zamanki gibi kenar, pencere yanı. Görünmez olmanın en kolay yolu.Diğer öğrenciler içeri dolarken sınıfın gürültüsü artıyordu. Victor defterini açtı ama yazmaya başlamadı. Sadece bekledi.
Dorian içeri girdiğinde ortam bir kez daha değişti. İnsanlar ona bakıyor, bazıları selam veriyordu. O ise sadece başıyla karşılık veriyordu.Ama oturduğu an, bakışı bir saniyeliğine Victor’a kaydı.Uzun değildi.Ama yeterinceydi.Victor bunu fark etti ama karşılık vermedi. Sadece sayfaya baktı.Sınıf tekrar normale döndü.Ama Victor James için hiçbir şey normal değildi.Sadece henüz fark edilmemişti.
