“Bir insanın sakladığı sır kadar, o sırrı bilen kişi de tehlikelidir.”
Deniz olduğu yerde donup kalmıştı.
Kapüşonlu kişi yavaşça başını kaldırdı.
İmkânsızdı.
Tamamen imkânsız.
Çünkü karşısındaki kişi üç yıl önce ölmüştü.
Ya da öyle sanıyordu.
“Bu kadar şaşırma,” dedi kapüşonlu kişi gülümseyerek.
“Sonuçta beni en son gömenlerden biri sendin.”
Deniz’in dizlerinin bağı çözüldü.
“Hayır…”
Teoman bir adım öne çıktı.
“Onu dinleme.”
Kapüşonlu kişi kahkaha attı.
“Ne kadar da koruyucusun.”
Tam o sırada arkadan bir telefon sesi duyuldu.
Deniz’in telefonu çalıyordu.
Ekranda bilinmeyen numara vardı.
Açtı.
Karşı taraftan genç bir kız sesi geldi.
Titriyordu.
“Açma demiştim…”
Deniz’in kalbi duracak gibi oldu.
“Kimsin sen?”
Kız birkaç saniye sustu.
Sonra fısıldadı:
“Ben Leyla.”
Teoman’ın yüzü bembeyaz kesildi.
Kapüşonlu kişi ise ilk kez gülümsemeyi bıraktı.
Deniz bunu fark etti.
Bu isim onları korkutmuştu.
Hem de ciddi anlamda.
“Kimsin?” diye tekrar sordu.
Karşı taraftaki kız ağlamaklı bir sesle cevap verdi.
“Ben sizin yüzünüzden hayatı mahvolan kişiyim.”
Telefon kapandı.
Sessizlik.
Teoman gözlerini yere indirdi.
Kapüşonlu kişi yumruğunu sıktı.
Deniz ilk kez bağırdı.
“Artık biri bana neler olduğunu anlatacak mı?”
Kapüşonlu kişi cebinden bir fotoğraf çıkardı.
Fotoğraf eskiydi.
Dört genç vardı.
Deniz.
Teoman.
Kapüşonlu kişi.
Ve Leyla.
Ama fotoğrafta dikkat çeken başka bir şey vardı.
Fotoğrafın köşesinde büyük harflerle yazılmış tek kelime:
“PROJE.”
“Bu ne demek?” diye sordu Deniz.
Teoman cevap vermedi.
Kapüşonlu kişi ise gülümsedi.
“O gece sadece bir başlangıçtı.”
“Ne başlangıcı?”
“Bir deneyin.”
Deniz’in içi buz kesti.
“Bazen insanlar oyunun içinde olduğunu sanır.
Sonra anlarlar ki onlar sadece oyunun parçasıdır.”
Tam o sırada Deniz’in telefonuna yeni bir mesaj geldi.
Bu kez bilinmeyen numaradan değildi.
Gönderen kısmında isim yazıyordu:
LEYLA
Mesajı açtı.
Tek bir fotoğraf vardı.
Fotoğrafta kendi odası görünüyordu.
Bugün çekilmişti.
Yatağı.
Masası.
Penceresi.
Her şey.
Fotoğrafın altında ise şu yazıyordu:
“Bu gece uyuma.
Çünkü bu kez seni izleyen kişi ben değilim.”
Deniz’in nefesi kesildi.
Çünkü fotoğrafın aynasında belli belirsiz bir siluet vardı.
Ve o siluet…
Teoman’a benziyordu.
Ama o sırada Teoman tam karşısında duruyordu.
Yani aynadaki kişi…
Başka biriydi.
Ve onları çok uzun zamandır izliyordu.