YAZARDAN;
1 Hafta geçmişti. Demirlerin göreve gitmesinin üzerine tam bir hafta geçmişti. Bu durumda şehir dışında bulunan Efe de dönmüştü. Biraz kafasını toparlamak için gitmişti. Yalnız ne kafa toplamak, geldiği andan beri Işıl ve Gizem'in kafasını yemişti. Elif, Elif diye kafayı yiyecekti neredeyse. Onu unutmamıştı. Hatta bir gün karşısına bile çıkacaktı.
1 hafta boyunca o Korsan denen pisliği arıyorlardı. Aslında bulmuşlardı ama verecekleri silah teslimatını da almak için beklemişlerdi. İzin verseydi Demir şimdi şuracıkta hepsini gebertirlerdi. Kimler mi ?
TEM'den;
Ay Timi
Başkomiser Demir Çelik ( Kurşun )
Komiser Burak Korkmaz ( Korkmaz )
Komiser Mert Keskin ( Kartal )
Komiser Sena Sırma ( Beyin )
Komiser Yardımcısı Polat Solmaz ( Alemdar )
Kıdemli Başpolis Memuru Cihan Türk ( Aslan )
Kıdemli Başpolis Memuru Mehmet Durgun ( Durulmaz )
Kıdemli Başpolis Memuru Altay Öz ( Gözcü )
Kıdemli Başpolis Memuru Alparslan Şahin ( Kesici )
Evet Ay Timi. Herkesin korkulu rüyası.
" Kurşun'dan Korkmaz'a "
" Korkmaz dinlemede " dedi öte yandan Burak.
" Kaç " demesi yeterli oldu Demir'in
" 8 komutanım "
." Kesici "
" 10 komutanım "
" Gözcü "
" Görünürde gelen yok komutanım "
" Olduğunuz yerde kalın o halde " diye bitirdi Demir. Bakışları bir kurşun misali karşısında ki depoyu delip geçecek gibiydi. Bu yüzdendi ona Kurşun denilmesinin sebebi. Ardından Cihan konuştu.
" Hepsinin kafasına sıkmak vardı şimdi " dedi dertli dertli. Hafif sırıttılar bu duruma Burak konuştu.
" Korsan şerefsizi de yok ortalıkta "
" Komutanım o içeride kahve içiyor " dedi. En tepede olan Altay.
" Boğazına kaçsın şerefsizin " dediler hep bir ağızdan. O anda bir ses yükseldi telsize
" Çok çabuk kabul oldu komutanım " dedi Altay. Hepsi yine güldü sessizce.
" Çıkıp o boğazını keselim diyorum " dedi Polat. O sırada hafızasında ki gözleri düşünmeden edemeyen Demir konuştu.
" Sena'dan işaret gelene kadar bekleyin beklediğiniz yerde " dedi. Evet Sena içerideydi kılık değiştirmiş şekilde.
" Ulan o şerefsiz bir şey yapmıyor dimi lan Senama " diye yükseldi Burak.
" Yok komutanım da gülerek bir şeyler anlatıyor " dedi. Burak dişlerini sıktı.
" O dişlerini eline vereceğim onun " dedi dişlerinin arasından. Demir Gizemini düşünmeden edemiyordu tam bir baş belasıydı ama onu ne kadar sevdiğinden kimsenin haberi yoktu. Gözleri geliyordu önüne iki çift kahvenin en koyusu olan gözleri. Geceyi aratmayan saçları. Ardından kaşları çatıldı. Her görevde susamayan Mert. Şimdi ondan ses yoktu.
" Hayırdır Kartal sesin sedan çıkmıyor "
" Onun derdi başka komutanım " diye atladı Burak.
" Işıl Hanım mı yine komutanım " dedi Alparslan.
" Başka derdi mi var komutanımın ha Mine'yi saymazsak " dedi Cihan. Hepsi yine güldü.
" Kesin lan sesinizi " diye yükseldi Mert. Morali bozuktu şu bir haftadır. Gerçi o bir şey beklemiyordu zaten sadece söylemek istemişti ve söylemişti. Bilsin istemişti ama yinende kısa bir an dahi olsa onunda sevdiğini düşünmüştü haklıydı da biliyordu onun da sevdiğini ama işte o narindi.. onu bekleyemecek kadar narindi hem de. Dışarıdan çok güçlüydü ama biliyordu o birini daha beklemeyi kaldıramazdı. Bir kere babasını beklemişti ama o bırakıp gitmezdi. Şehit olana dek severdi onu.
" Sorum havada kaldı Kartal " dedi dikkatle işaret gelmesini beklerken Demir.
" Hiç komutanım havam yok bu aralar "
" Lan oğlum bir haftadır şuradayız noldu lan gidip açıldın mı Işıl'a yoksa " dedi Burak. Herkes gelecek cevabı dikkatle dinliyordu.
" Evet de " dedi ve derin bir nefes aldı.
" Eee " dedi hepsi bir kişi hariç Demir. Biliyordu gelecek cevabı.
" Yok dedi lan, bizden olmaz dedi ne diyeyim haklı kız beni mi beklesin "
" İyi de komutanım aşk bu değil midir zaten, hemen pes etmezsin beklersin koşarsın sevdanın peşinden " dedi Cihan.
" Öyle tabii oğlum da ne bileyim lan " dedi dertli dertli Mert.
" Işıl beklemekten kastı o değildir kardeşim " dedi Burak. Yıllarca yanındaydı tanıyordu artık. Ona göre Işıl mı beklemekten korkacaktı ? Asla. Devam ettirdi sözlerini.
" O babası gibi bırakıp gitmenden korkmuştur yani öyle denmez aslında babası onda büyük yara açtı tanırım ben onu pat diye de söyleyince o aklı ile hareket eder daima kalbini kapattı o babası gittiğinden bu zamana kalbinin sesini dinlerse o küçük Işıl olmaktan korkuyor çünkü kardeşim aklı ile hareket ettiğindendir bana göre Cihan'ın dediği gibi yap kardeşim bırakma " dedi ve gururlu gururlu.
" Bak bana ben Senamı bıraktım mı " dedi. Güldüler yine. Mert düşündü haklıydılar niye bırakıyordu ki ? Niye onda açılan yaraları kapatmıyordu sessizleşti tim. En sonunda bir araba gelmeye başladı. Altay konuştu hemen.
" Komutanım bir araç yaklaşıyor "
" Kimse yerinden kıpırdamıyor Sena'dan haber bekleyin anlaşıldı mı " dedi Demir. Hep bir ağızdan
" Anlaşıldı komutanım " sesleri yükseldi. Araba depoya yanaştı içinden bir kaç kişi indi. Sena ve Korsan bir şeyler konuştu. Korsan odadan çıktı. Hemen Sena hızlıca bir şeyler aldı dolaptan. Pencereden görülüyordu. Sesler biraz daha yükseldi. Ardından Sena timden tarafta olan pencereye döndü ve kafasını hafif eğdi. İşareti alan tim komutanlarından da işaret beklediler.
" Altay'ın atışı ile başlıyoruz " dedi. Altay tepeden konuştu.
" Hangisi olsun komutanım "
" Seç beğen al o iki kişi dışında Gözcü " dedi. Mırıldandı Altay.
" Onda bunda şundadır şunda bunda ondadır mavi boncuk kimdeyse benim gönlüm-" dedi ve hemen Korsanın yanındaki adamı tam alnından vurdu. Herkes sırıtırken konuştu Altay.
" Ondadır " bununla beraber nolduğunu anlamayan herkes ile beraber atışa başladılar. Bağırış sesleri yükseldi. Demir konuştu.
" Korsan kaçmayacak " dedi. Ardından sesi duyulmayan Sena konuştu. Kulaklığını takmış odadan çoktan çıkmıştı.
" Onu bana bırakın komutanım" dedi ve hızlı adımlarla bir kaç adamı indirdi. Korsan görüş açışına girdi. Bir kaç kişi kalmıştı. Silahını arkasından Korsanın başına dayadı Sena silahın ucundaki soğukluk ile irkildi. Dudaklarını büzdü Sena. ,
" Biraz önce anlattığın salak Türkler geldi Korsan " dedi. Tim de bir sırıtış oldu.
" Sen- " dedi Korsan fakat sözü bölündü.
" Evet Türküm ve asıl salak olan da sen ve senin gibiler yürü şimdi " dedi. Hepsi temizlenmişti. Burak hızlıca konuştu.
" Teslimatçı kaçıyor " dedi ve hızlıca atladı çevik hareketle silahını doğrulttu ve teröristi bacağından vurdu. Yere düşen adam denilmeye bin şahit isteyen terörist hızlıca düştü. Onu da aldılar. O sırada teslimatları ve Korsan'ı da alıp gelen helikoptere bindiler. Burak Sena'ya her zaman ki iltifatlarını yağdırırken, Mert silahını tutuyordu bir yandan da dışarıya bakıyordu.
Karakola vardıklarında Emniyet Müdür'ü Salih komutan geldi elleri kelepçeli olan adamlar yanlarında dururken hazır ola geçmeye hazırlanan timi için el işareti ile
" Rahat asker rahat " dedi. Öne çıktı Demir ve hazır ola geçti.
" Başkomiser Demir Çelik emredin komutanım " dedi.
" Bunları alsınlar sende timine söylersin gidip dinlensinler iyi iş çıkardılar " dedi. Demir kafa işareti ile 'tamam' dedi ve
" Emredersiniz komutanım " dedi. İki adam da alınırken Salih komutan gitti ve Demir de kendi timine döndü.
" Gidip dinlenin hadi " dedi. Hepsi kafalarını salladılar ve dağılmaya başladılar kendisi de hemen telefonunu çıkardı ve açtı gelen mesaj sesleriyle gözleri fal taşı gibi açıldı. 50+ mesajı görünce hepsinin Gizem'den olduğunu görünce gülümsedi kenarda ki banka oturdu ve okumaya başladı.
Gizemim: Bugün sensiz geçen üçüncü günüm.. seni seviyorum sevgilim aa pardon kocam
Bu mesaj ile güldü Demir tam bir deliydi bu kız.
Gizemim: AY HELP HELP. BUGÜN EFE'NİN KAÇINCI ELİF DİYİŞİ BİLMİYORUM
Gizemim: İnşallah iyisindir orada özledin beni dimi ben de özledim ama merak etme başımı belaya sokmadım.
Güldü. Evet özlemişti kokusunu, gözlerini her şeyini devam etti okumaya.
Gizemim: Aşkım, sevgilim , kocam ay kocam da kocam bugün çok yoruldum ya Demir ağlıyacağım birde mesaideyim tam tamına iki gündür. Dikkat et kendine. 💝
Gizemim: Biliyorum sen dikkat edersin ama yine de dikkat et ve seni sevdiğimi unutma hepsini gebert gel Başkomiserim.
Gizemim: 6 gün oldu şimdi ben moladayım öyle yazayım sana dedim ve ben yine mesaideyim eve gidip tüm gün uyuyacağım sanırım SENİ SEVİYORUM 💕
Demir derin bir nefes verdi ve kafasını eğerek iki yana salladı ardından ise güldü. Telefonunu kapattı ve ayaklandı hemen yanına gitmesi gerekti. Selin'i aradı.
" Efendim abi "
" Napıyorsun Selinim "
" Hiç Gizem ablalardayız döndünüz mü "
" Evet güzelim de Gizem napıyor " dedi.
" Uyuyor abi üç gündür mesai yapıyordu geliyor musun "
" Evet güzelim geliyorum tamam " dedi ve kapattılar. Ardından arabasına ilerledi ve bindi. Burak kısaca üzerini değiştirip geldiğini annesine haber verdi ve sevgilisi ile yemek yemeye gitti. Mert ise onların olduğu parkta soluklandı biraz. Işıl'ın ona ilk sarıldığı parkta ardından ise evine geldi.
Demir arabadan indi ve apartmana ilerledi. Sert adımlarıyla asansöre bindi. Kata geldiğinde çıktı ve kapının ziline bastı. Saat çok geç de değildi 10.00'dı daha. Kapıyı açan güler yüzlü kardeşine gülümsemeden edemedi. Hemen boynuna atladı kardeşi sıkıca sarıldı. İçeriye girdiler. Hepsine teker teker sarıldıktan sonra üstünü değiştirme bahanesi ile çıktı odadan. Selin idare edecekti onu. Buraktan giyineceğini söylemişti Demir. Hemen sessizce odaya girdi Demir.
Yine sessizce kapıyı kapattı ve yatağa ilerledi. Yüzünü ona doğru dönmüş, yorganı ise göğsüne kadar çekmiş, iki eli de yüzünün altına koymuş ve dudağı büzülmüş olarak uyuyordu. Saçları yastığı bir çarşaf misali örtmüş öyle tatlı görünüyordu ki Demir gülmeden edemedi. Küçük bir çocuk gibi yatıyordu. Yatağın boş olan kısmına oturdu ve boynuna doğru eğildi. Doyamadığı kokusunu bol bol içine çekti ve küçük bir öpücük bıraktı.
Gizem kaşlarını çattı ama uyanmadı onun yerine kafasını kımıldatarak uyumaya devam etti. Demir Selin'e kısa bir mesaj attı ve kapıyı kilitledi. Ardından Gizem'in yanına gitti tekrar yanına uzandı. Onu da göğsüne çekti. O kadar yorulmuş olmalıydı ki Gizem uyanmadı hatta kafasını biraz oynatarak yerini sağlamlaştırdı. Demir kafasını açlarına gömdü. Öptü bol bol. Yorgunluğunu sevdiği kızın kokusuyla almayı tercih ederdi. Ardından yorganı biraz daha çekti ve gözlerini kapattı. Normalde ne olursa olsun hemen uykuya dalamayan Demir, Gizem'in kokusuyla çok geçmeden uykuya daldı.
~ 40. Bölüm Sonu ~
Selamlarr
Nasılsınızz
40 BÖLÜME GELDİKK TEŞEKKÜR EDERİM YANIMDA OLAN YANLIŞ NUMARA MESELESİ OKURLARIM 🥳🎈🎉
Evett Ay Timi ile de tanıştınızz neler düşünüyorsunuz vee Timden en sevdiğiniz kişi kim oldu ?
Bölüm hakkındaki düşünceleriniz nelerr ?
Sizce Işıl ve Mert'in sonu ne olacakk ?
Gelecek bölümde görüşmek üzeree ❤️
Oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayınn 💖
Sizleri çok seviyorum 💝
Kendinize dikkat edin 💗
Sağlıcakla kalınnn
Hoşçakalınn
💕


