Bir anda bakışlarım arkama kaydı. İki adam ve arkalarında bir kaç kişi vardı. Anında Demir beni arkasına aldı. O sırada önde duran adam bağırmaya başladı.
" ULAN DERMAN BENİM KIZ KARDEŞİMİ YÜZ ÜSTÜ BIRAKIP EVLENMEK NE DEMEK LAN " dedi sert sesiyle. Herkes çığlık çığlığaydı. Bazı çocuklar anneleri ile masanın altındaydı. Abim ve Sena Abla elinde ikisinin de silah vardı yani aynı şekilde Demir'in de. Ne demek istiyordu bu adam.
O sırada havaya bir el ateş daha edildi. Demir'in boyu bir hayli uzun olduğundan göremiyordum. Ama gördüğüm kadarıyla en arkada gözü yaşlı bir kız vardı. Pek tekin durmayan biri.
Herkes farklı bir masanın altındaydı. Ben yerimde mıhlanmış duruyordum. Demir'in sırtına yapışmış şekilde. O sırada tekrar ses yükseldi ama bu sefer ses abimdendi.
" İndir lan silahını onca insan,çocuk,kadın var burada " dedi. Silah abime doğruldu. Demir beni daha da arkasına aldı neredeyse göğsüm Demir'in sırtına yapışıktı.
" SİZ KARIŞMAYIN O DERMAN HESABINI VERECEK " dedi yine aynı adam. Bu sefer sanırım Derman konuştu.
" Verecek bir hesabım yok benim size olmayacağını da söyledim " dedi. Bu sefer Demir konuştu. Bağırmadı ama sesi fazla sert olduğundan bağırıyor gibi çıkıyordu.
" Eğer şuan da hapise girmek istemiyorsan o silahı indir " dedi. Adam anlamış olacak ki silahı tekrar beline koydu. Bu sefer arkasını döndü ve kızı kolundan tuttuğu gibi öne savurdu. Ani savrulma ile kız iki dizinin üzerine düştü.
" O ZAMAN BU HAMİLE KIZI ORTADA KOYMAK NE DEMEK ONU AÇIKLASIN DERMAN BEY " dedi. Biraz arkama baktığımda Nur şaşırmış görünüyordu. Sonra konuştu yakınımda olduğu için duyuyordum.
" Ne demek istiyor Derman bu adam " dedi. Yere düşen kız hâlâ ağlıyordu. Bu işte bir iş vardı ama hayırlısı. Derman konuştu.
" Ne saçmalıyorsunuz lan siz " dedi. Bazı kişiler düğün salonunun arka kapısından çıkmaya başladı fakat ben hâlâ olduğun yerdeydim. Biraz kıpırdanmaya çalıştım arkama bakmak için ama Demir'in sesi ile yerimde durdum.
" Gizem olduğun yerde kal sakın çıkma " dedi. Sessizce
" Tamam " diyebildim. Korkmuyordum ama şuan olayın şokunu yaşıyordum. Anında Nur bağırmaya başladı.
" NE DEMEK YA NE DEMEK KIZI HAMİLE BIRAKIP BENİMLE Mİ EVLENECEKTİN " diye bağırdı o sırada Derman konuştu.
" Nur öyle bir şey yok beni bir din- " diyecekken Nur bağırmaya devam etti.
" NEYİ DİNLEYEYİM. BU KIZ KİM BUNLAR KİM BİLMİYORUM BU KIZLA ARANDA NE GEÇTİ BİLMİYORUM. ŞUAN BUNLAR GERÇEKTEN YAŞANMIŞ MI BU KIZ CİDDEN HAMİLE VE ÇOCUĞU SENDEN Mİ BİLMİYORUM VE BEN BİZ ŞUAN DA EVLENİYORUZ " Dedi. Bir yandan haklıydı. Güven... Köprüydü. Eğer sağlam bir köprü olmazsa o köprüden geçerken köprü kırılır ve sonuç olarak düşersiniz. Sağlam bir köprü sağlam bir güven demektir.
Güven eğer sağlam kurulmazsa o güven illa ki bir yerde kırılırdı. Sonuç olarak zarar görürdünüz. Ha tabi doğru söylüyor da olabilirdi belki de bu kız hamile bile değildi ama o zaman neden buraya kadar hemde silahla gelsinlerdi. Hemde düğünde. İşte güven tam olarak burada lazımdı...
Herkes suspus olmuştu ki zaten düğün salonu da boşalmıştı. Nur bayılacak gibi olduğu için Nur'un bir kaç kuzeni Nur'u da almışlardı. Ardından adam silahı tekrar çıkardı ve konuştu.
" Eee yeter be bu adam hesabını ödeyecek " dedi. Tam arkama tutuyordu silahı. Şuan düğün salonunda abim ve Sena Abla,Ben ve Demir, O ismini bilmediklerim adamlar ve kız son olarak ise Derman vardı. Ardından Derman kıza bakarak konuştu.
" Ne yalanı uydurdun biz seninle birlikte bile olmadık lan o çocuğu kimden yaptın bilmiyorum ama gelip düğünümü bozamazsınız " dedi. Daha sonra Sena Abla konuştu.
" Serkan Abi bırak şu silahı Derman yapmaz öyle bir şey " dedi. Ne yani Sena Abla tanıyor muydu ?
" Neyi yapmaz Sena bu kız bugün hamile dedi doktor. Sorduk Derman dedi neyi yapmayacak daha " dedi. Sonra Sena Abla konuştu.
" DNA testi yaptıralım eğer ki sonuçlar çıkarsa görürüz şimdi indir o silahı elinden bir kaza çıkmasın " dedi. Serkan denen adam ise silahı tekrar indirdi ve konuştu.
" Tamam yaptıralım ama eğer ki sonucunda bu Derman çıkarsa bu adamı kimse elimden alamaz " dedi. Kızın gözlerinde korku vardı sanki DNA testi yaptıracağı için korkmuştu. Ardından kızı kolundan tuttu ve arabanın içine koydu ve toz oldular.
Benim dikkatimi içlerinden biri çekmişti. Geldiğinden beri pür dikkat Sena Abla ve yanındaki abime bakıyordu. Sanki onlara çok sinirli gibi
Sırayla herkes silahı indirdiğinde Derman konuştu.
" Sena bakma öyle yapar mıyım lan ben. Bir kızı yüz üstü bırakıp başka bir kadının duyguları ile oynar mıyım bu kadar şerefsiz miyim ben " dedi. Sonra Sena Abla konuştu.
" Biliyorum Derman seni ama şuan bilmesi gereken ben değilim karın bence yanına git her şeyi anlat " dedi. Derman sanki bunu bekliyor gibi kafasını salladı ve koşar adimlar çıktı.
Dördümüz ise geçip sandalyelere oturduk. Ardından Sena Abla söze girdi.
" O adam Serkan Abi o hamile denen kız da Şeyma. Bu kız Derman'a baya takıktı. Serkan Abi Dermanların komşusu ama işte kız takıkdı buna. Sonra işte Derman bu kıza yüz vermedi Nur ile tanıştı sevdi evlenmek istedi falan. Şimdide durumlar böyle " dedi. Ardından biraz daha konuştuktan sonra abim bize döndü ve
" Siz birlikte mi geliyorsunuz " dedi. Söze giren ben oldum.
" Siz gidin Sena Abla ile biz geliriz abi " dedim. Kafaları ile onayladılar ve çıktılar düğün salonunda sadece ikimiz kalmıştık. Burası bahçeli bir alandı çok güzel ağaçlık yerler vardı. Bana bakan Demir'e döndüm ve konuştum.
" Gezelim mi biraz " dedim. Kafasıyla onayladı beni. Ayağa kalktım yan yana yürümeye başladık. Düğün salonundan çıktığımızda ani bir soğukluk oluştu bu yüzdendir de tüylerim ürperdi.
Demir hemen üzerindeki ceketi çıkarıp omzuma koydu. Ona bakarak
" Teşekkür ederim " dedim.
" Rica ederiz Gizem Hanım her zaman " dedi. Güldüm bu dediğine ardından çimenlik alanda yürümeye başladık bir anda durdum ve zaten ayağımı sıkan topukluları çıkarmaya karar verdim çimenlikte öyle gezmek daha iyi oluyordu. Demir ani duruşum ile bana baktı.
Ben ise eğilip topukluları bir çırpıda çıkardım ve elime aldım. O ise kaşlarını çatıp anlamaz şekilde bana baktı sonra konuştum.
" E hadi ayakkabılar biraz sıktı da çıkardım o yüzden " dedim.
" Ayağına bir sey batarsa " dedi endişeli gibi.
" Batmaz batmaz hem sen beni tanımamışsın sanırım. Ben küçükken hep böyle gezerdim. " Dedim. Ama hepte ayağıma bir şey batardı demedim. Sonra konuştu.
" Selin de hep öyle gezerdi ama hep sonunda ayağına bir şey batardı. " Dedi. Göz devirdim ve yürümeye başladım. Arkamdan geldi ve konuştu.
" Delisin Gizem "
" Sana benzemişim "
" Ya ne demezsin. Ayağına bir şey batarsa görürsün " dedi. Omuz silktim ve yürümeye devam ettim tam bir adım daha atacaktım ki havalandım. Yani yine Demir Bey'in kucağındaydım.
" İyi alıştın bak sende indirsene beni " dedim.
" Evet alıştım. Ayağına bir şey batmasından iyidir " dedi. Az ileride bank vardı. Oraya oturduk. Rüzgar hafif hafif esiyor saçlarımı savuruyordu. Demir yanımda oturuyordu. Kısa bir sessizlikten sonra sessizliği ilk bölen ben oldum.
" Demir hani dans ederken bir şey diyecektin ya yarım kalmıştı ne diyecektin " dedim.
" Hiç öyle kendi kendime mırıldandıyordum " dedi. Kafamı onaylar anlamda salladım her ne kadar meraklansamda.
Sonra arkama yaslanıp gökyüzünü izlemeye başladım ve konuştum.
" Gökyüzü ne kadsr güzel dimi "
" Öyle. Huzur buluyorsun ona baktığında " dedi.
" Demir "
" Efendim "
" Teşekkür ederim "
" Neden ki "
" Bilmem içinden geldi aslında çoğu şey için içeride beni koruman için mesela.. yani her şey için " dedim. Güldü ve
" Bende teşekkür ederim "
" Sen neden ettin "
" Her şey için " dedi kısaca. İkimizde gökyüzüne bakıyorduk. Sonra konuştum.
" Büyük bir projemiz var yine " dedim dudak büzerek.
" Her gün mesaide olucam yani " dedim ve gülerek konuştum.
" Yani bu da demek oluyor ki üç dört gün başına bela açamayacağım özleme beni o yüzden " dedim. Kahkaha attı ve
" Özlersem " diye sorarcasın sordu. Bir süre düşünüyor gibi yaptım ve konuştum.
" Fotoğrafımla uyursun ya çok bir şey değil ya çok çok telefon kılıfının arkasına koyarsın " dedim alayla karışık.
" Koyarım " dedi. Güldüm ve konuştum.
" Uykum geldi. Yine arabanda sızıp kalmayayım gidelim mi " dedim tekrardan dudak büzerek. Gözleri bir an büzülsn dudağıma gitti ve konuştu.
" İyi bari gidelim Gizem Hanım " dedi. Aynı anda ayağa kalktık az ilerledikten sonra topuklularımı ayağıma geçirdim ve arabasına bindim. O da binince eve doğru yol aldık başımı cama yasladım ve düşünmeye başladım.
Duygularımı artık abimle paylaşsam nasıl olurdu diye düşündüm. Sonuçta artık emindim o zaman niye duruyordum ki evet eve gidince söyleyecektim.
Sessiz geçen bir yolculuk ardından eve geldik. İkimizde indik ve asansöre bindik. Vedalaşıp asansörden indim ve eve girdim.
Saat 11.00 olmuştu bile muhtemelen annem ve babam yorgunluktan odalarına çekilmişlerdi aynı şekilde abimde topuklularımı elime aldım ve odama geçtim.
Üzerimi değişip duşa girdim güzel bir duş ardından pijamalarımı da giyip odadan yavaş yavaş çıktım abimin odası çarprazımdaki oda olduğundan önünde durdum ve kapıyı tıklattım. İçeriden ' gel ' sesi geldiğinde ise gergince içeriye girdim.
" Gizem abim noldu " dedi abim yanına gittim ve oturdum daha uyumamıştı.
" Abi sana anlatmam gereken şeyler var sanırım " dedim. Dikkatini bana verdi ve
" Anlat abim " dedi yumuşak sesiyle. Gülümsedim ve pat diye konuya girdim.
" Abi ben aşık oldum " dedim ve derin bir nefes verdim. Pür dikkat abime baktığımda abim güldü hatta kahkaha attı. Kaşlarımı çattım. Sonra konuştu.
" Daha yeni mi anladın aşık olduğunu " dedi.
" Ne " dedim şaşırmış şekilde.
" Abim zaten ben bunun farkındayım. Hatta kim olduğunun da farkındayım ama gelip sen anlat istedim ve şuan istediğim şey oluyor sanırım " dedi. Gözlerim açıldı ve onun bana sorması gereken soruyu ben sordum.
" Kime " dedim. Daha çok güldü ve konuştu.
" E Demiree" dedi. Gözlerim daha da açıldı. Sonra utançla
" Ya abi ya gülme " dedim.
" Tamam tamam anlat hadi " dedi.
" Aslında ilk başta küçük bir hoşlantı sandım ne bileyim ben kim aşık olmak kim yani ama ne bileyim yanındayken boş boş heyecan yapıyorum ki daha önce böyle duyguları da yaşamadığım için.. off abi bilmiyorum ya " dedim. Abim elimi tuttu ve konuştu.
" Gizemim kalbinin sesini dinle... Dinle ki o seni doğru yola götürsün bana bakılırsa evet aşık olmuşsun. Hatta şuan da o Demir'in ağzını yüzünü kırabilirim kıskançlıktan " dedi. Bu sefer kahkaha atan ben oldum. Sonra sarıldım ona
" İyi ki varsın abi " dedim. Güldü ve
" Sende deniz kızım İyiki varsın İyiki benim kardeşimsin ve şuan da benim minik kız kardeşim aşık olmuş ve abisine anlatıyor. Hâlâ Demir'in ağzını yüzünü kırma isteği var " dedi. Güldüm ve sırtına vurdum.
" Ah acıdı ya kızım napıyorsun " dedi yalandan. Güldüm ve geri çekildim.
" Birde biz yine büyük proje aldık yani- " diyecekken ikimizde aynı anda söyledik bunu
" Fazladan mesai " dedik. Ardından abim
" Kolay gelsin Gizemim " dedi. Ben de konuştum.
" Eyvallah kral " dedim. Yine kahkaha attı biraz daha oturduktan sonra vedalaştım ve odama geçtim. Yorgun olan bedenimi. Daha yorgun olacak günler için uykuya bıraktım..
~ 31. Bölüm Sonu ~
Selamlarr
Nasılsınızzz
Bölüm hakkındaki düşüncelerinizz nelerr ??
Evett sizce bu Şeyma'nın çocuğu yani düğünü basanın kardeşinin çocuğu cidden Derman'dan mı ??
Peki ya bu Sena ile Burağ'a pis pis bakan adam sizce ne alaka ??
Gizem'in abisine anlatması abi kardeş ilişkileri 🥹
Gelecek bölümde görüşmek üzereee 🎀
Oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayınnn 💗
Sizleri çok seviyorumm 💕
Kendinize çok iyi bakın 💝
Sağlıcakla kalınnnn
Hoşçakalınnn
♡