Düşüncelerim ile uyuyakalmıştım. Sabah uyandığımda saat 11.30'u geçiyordu. Ne uyumuşum be. Ayağa kalktım ve banyoya gidip işlerimi hallettim kısa bir duş aldıktan sonra da içeriye geçtim evet tüm aile buradaydı. Yani annem babam abim. Ben içeriye girdiğim gibi bakışlar bana döndü ve abim konuştu.
" Sonunda uyanabildiniz Gizem Hanım Tünaydın hatta iyi geceler " dedi. Göz devirdim.
" Abartma abi ya " dedim ve gidip babamın yanına oturdum. Babam konuştu.
" Sıpa karışma kızıma " dedi. Abim ise homurdanarak
" Ha yani ben sıpa o prenses oh ne âlâ memleket ya " dedi. Göz devirdim ve dil çıkardım gülerek babamı öptüm. Daha sonra annem konuştu.
" Akşama Melekler bizi yemeğe davet etti " dedi. Babam ise
" Davete icabet gerek gidelim mi çocuklar " dedi. Evet ailemin en sevdiğim yanı buydu bir karar alınırken bize de sorulması. Biz ise kafamızı salladık ve ikimiz aynı anda
" Olur " dedik. Daha sonra biraz sohbet ettikten sonra annem bölümünü kaçırdığı için Kızılcık Şerbeti izleme kararı aldı. Babam da ona katıldı çok istemesede. Ben ise abime kaş göz yaptım. Akşam uyumuştum ama dünün analizini yapmamız lazımdı. Abim anlamış gibi kafasını salladı ve ayağa kalktı bende ardından ayağa kalktım annem ve babam dalmış dizi izlerken bizde hemen abimin odasına geçtikve yatağa oturduk. Daha sonra konuşmaya başladım
" Eee abicim dün bizden sonra neler oldu " dedim. Güldü ve aklına gelmiş gibi döndü
" Hiç n'olacak olayları anlattım daha sonra kız arkadaşım varmı diye sordu. Yok diyince tüm gün güzel güzel gezdi valla ben sorardım da zaten bildiğim için gerek duymadım" dedi gururla. Abimi kollarından tuttum ve sarsmaya çalıştım. Sadece çalıştım diyorum çünkü yapılı bir bedeni olduğundan milim hareket etmedi. Daha sonra heyecanla konuştum.
" Ayy abi ciddi misin. Ben demiştim bak anladık işte git açıl en kısa zamanda hatta analiz falan dedim ama gerek yok zaten Simay geldiğinde sana sarıldığında sinirlendi abi diyince rahatladı falan ay abi ben niye bu kadar heyecanlandım " dedim tek nefeste abim güldü ve
" Maşallah motor gibi sıraladın gittin " dedi ve ekledi.
" Başından gidicem ya ondan çok heyecanlandın sen " dedi. Bir süre düşündüm. Abim eğer evlenirse benimle uğraşacak kimse kalmayacakdı dimi... Odama gelip beni uyandıracak biri de olmayacaktı... İstediğim zaman derdimi anlatacağım biri de... Bunlar aklıma gelince üzüldüm çocuk gibi en son böyle üzüldüğümde abim askere gidiyordu sanırım. Ama bunu abime belirtme ihtiyacı duymadım.
" Evet ondan heyecanlandım ne güzel artık odanı ben kullanıcam işte daha ne olsun " dedim. İçimde ki burukluğu anlamıştı. Adam polis sonuçta neyi kimden saklıyorsam bende daha sonra konuştu abim.
" Ya kesin kesin ama gözlerin öyle demiyor sanki artık seninle uğraşmayacak biri olmayacağını düşündüğün için üzüldün gibi ama kurtulamazsın benden deniz kızı her daim seninle uğraşıcam abiyim ben sonuçta " dedi. Güldüm onun bu dediğine daha sonra ekledi.
" Hem kızım sanki yarın evleniyorum gibi ne kurdun kafanda Allah Allah hele bir açılayım bakalım kabul edecek mi " dedi. Yine güldüm ama o yine konuştu.
" Hem ben nerde olursam olayım gelip benimle istediğin derdini anlatabilirsin bunu unutma olur mu " dedi. Kafamı salladım onaylar anlamda gözlerim dolmuştu. Abim sanırım bu hayattaki en büyük şansım falandı. Hatta ailem de ailemin içine Işıl,Efe,Simay gibi kişiler de giriyordu hatta belkide Demir bile... Kısa sürede hayatıma girmesine rağmen sanki hayatımın her günü olmuştu. Geçen gün dinlediğim şarkı aklıma geldi. Kenan Doğulunun söylediği Baş Harfi Ben şarkısı..
" Birden bire hayatımın tümü oldun.."
Gözlerim dolduğu için abime sarıldım. Burnunu çekiştirdim. O da bana sarıldı ve konuştu.
" Ağlamıyorsun dimi Gizemim hem ben senden daha taktik alıcam duygusala bağlama şuan " dedi. Güldüm göz yaşlarımın arasından. Dalga geçiyordu güleyim diye abim benim ağlamamı hiç istemezdi ki o hep beni güldürür istediğimi yapardı. Her zaman için... Çekildim ondan ve
" Uf ne ağlaması ya senin karşında eski sümüklü çocuk Gizem mi duruyor " dedim. Güldü ve
" Öyle görünüyor " dedi. Güldük ikimizde daha sonra konuştum. Gözlerimi silerken
" Neyse yeter bu kadar duygusallık şimdi nasıl açılacaksın o konuya gelelim biz " dedim. Düşündü.
" Harbi lan nasıl açılıcam ben " dedi. Bir süre düşündük ikimizde aklıma bir fikir gelmiş gibi konuşmaya başladım.
" Buldum dur dur " dedim ve anlattım aklına yatmış gibi konuştu.
" İyi hoşta sen beni bilmiyor musun nasıl romantik konuşucam " dedi.
" Biliyorum abi bilmez miyim ama içinden geldiği gibi ona ne hissediyorsan söylüyeceksin " dedim. Kafasını salladı beğenmişti.
" Kabul " dedi elini uzatıp. Elini sıktım ve
" Gazan mübarek olsun abim " dedim. Güldü bu dediğime. İlk iş Sena Abla'ya beyaz gül buketi yaptırmaya gidicektik. Sena Abla beyaz gül severmiş nedeni ise masumiyeti temsil ettiği için ayrıca onda huzuru çağrıştırıyormuş. Abim kelimesi kelimesine ezberlemişti. Hâlâ yemek yememiştim ama aç değildim de gidip hazırlanmaya başladım.
Hazırlanırken bir yandan da Işıl ve Efe'yi aramış dün yaşanan olayları anlatıyordum. Konuştuktan sonra hazırlanmam da bitmişti. Üzerime siyah bir stablez giydim altına ise kot pantolon üzerime ise beyaz ince bir gömlek geçirdim. Altıma ise beyaz bir spor ayakkabı giydim. Saçlarımı ise açık bıraktım. Makyaj olarak da krem,kapatıcı,maskara,hafif allık, dudak kombosu ile de makyajı bitirdim.

( Gizem'in kıyafeti temsili fazla anlatamadığım zaman fotoğraflar gelecek )
Abimle annemlere haber verdik akşama yetiştiriz dedik. Çünkü çiçekçiye gidip çiçek yaptırıp sonra da restorantta randevu alacaktık. Annemler Melek ablalara bizi beklemeden geçecekti. Biz ise akşam direkt geçecektik. Apartmandan çıktık ve arabay adımladık. Arabaya bindik ve şarkı eşliğinde çiçekçiye gitmeye başladık. Gençlik Başımda Duman şarkısı çalınca sesli olarak söylemeye başladım.
" Aşk bahçemi süsleyen "
" İnci çiçeğim misin ? "
" Aşk bahçemi süsleyen "
" İnci çiçeğim misin ? "
" Gecemi aydınlatan "
" Ateş böceğim misin ? "
Nakarat kısmına gelince bana gülen abimle beraber söyledik.
" Gençlik başımda duman "
" İlk aşkım ilk heyecan "
" Gençlik başımda duman "
" İlk aşkım ilk heyecan "
" Kovaladıkça kaçan "
" Ateş böceğim misin ? "
" Kovaladıkça kaçan "
" Ateş böceğim misin ? " diye şarkıyı söylerken gülüyorduk bir yandan da. Abimle bazen böyle hatta her zaman eğlenirdim. Daha sonra şarkıya eşlik ede ede çiçekçiye geldik. Yarın için bir beyaz gül buketi yaptırdık. Not da yazdırdık.

( Buket bu şekilde olmuş )
Not olarak da
Eğer akşama müsait isen bir akşam yemeği yiyelim mi mesaj atman yeterli
~ Burak ~
Evet yarın için gidecek olan buket hazırdı. Yarın Sena ablam ama yani inşallah gelecekteki yengem kadının ve abimin tatil günleri denk geldiği için bu şekilde yaptık. Daha sonra arabaya tekrar bindik ve bu seferde güzel bir restoranda gittik. Oradan da rezervasyon yaptırdık. Her ne kadar adam yarına olmaz desede benim ikna kabiliyetim ön plana çıktı ve yaptırdık.
" Hanımefendi olmaz diyorum "
" Ya nolur sevenleri kavuştursanız baksana şunun masumluğuna hadi be abim bize kıyak geç " dedim abimi göstererek. Abim her ne kadar başka yere gidelim desede bu olacaktı inat etmiştim.
" Olmaz "
" Olur "
" Olmaz "
" Olur "
" Olmaz "
" Olur "
" Olur " dedi.
" Olu- ay ne evet dediniz anlaştık sayıyorum çok teşekkürler " dedim. Adam yenilmiş gibi kafasını sallayınca onu da hallettik. Saat çoktan 5 olmuştu bile. Restoranttan çıktığımızda abim bana bakıp
" İnatçı keçi " dedi. Gülümsedim sadece arabaya bindik ve konuştum.
" Ay ben senin için uğraşıyorum abim " dedim. Güldü bu sefer
" Kendin için uğraşacak halin yok " dedi. Sonra benimde bir gün evleneceğim aklına gelmiş olacak ki
" Lan Gizem bir gün bu yaptığımı biri de sana yapıcak dimi " dedi. Bilmem derecesine dudak büzdüm şuan kıskanmıştı. Komik duruyordu o yüzden bozmadım. Belki şuan kaç sene ssonradan bahsediyordu.Sonra kendi kendine konuştu.
" Ben bunu hiç düşünmedim lan. Vermem ki " dedi abim de. Kıskanç küçük çocuk gibi gözlerimi belerterek ona baktım. Bana döndü ve sinsi bir gülüş attı.
" Seni kimseye vermem ki " dedi. Güldüm ona
" Ya hı hı hı " dedim. Güldü o da
" Görürsün " dedi.
" Nasip kısmet abim " dedim. Arabayı çalıştırdı her şey hazırdı. Gerisi kendine ve Sena Abla'ya kalmış bir şeydi. Yine sohbet ede ede ve şarkı dinleyerek eve geldik. Abim heyecanlıydı fazlası ile. Abim hep işine aşık biriydi o yüzden abimi ilk defa birine karşı böyle gördüm o yüzden mutlu oluyordum aslında onun için çok komik ve tatlı duruyordu. Evet abim ve tatlılık hiç alakaları yok ama aşk insana alakası olmayan şeyleri bile alakalı yapıyormuş. Ne diyorum ben ya diye düşündüm.
Daha sonra asansöre yöneldik. Asansöre binip Demirler'in olduğu kata bastık. Geldiğimizde kapının önüne gittik tam kapıyı çalacakken abim seslendi.
" Gizem " dedi. Uzun olduğundan kafamı yukarıya kaldırdım ve
" Efendim " dedim. Saçımı öptü ve
" Teşekkür ederim. Sen çok iyi ve güzelsin biliyorsun dimi " dedi. Güldüm ve
" Sen söyleyince daha da bilmiş oldum rica ederim " dedim ve zile bastık. Abimle bugün fazla inatlaşmadık hayret diye geçirdim içimden. Bir süre sonra kapı açıldı. Kapıyı açan Demir'di. Gülümsedim ve selamlaşma merasimi ile içeriye geçtik.
Yani abim önce geçti ben ise sonradan geçtim tam ayakkabımı çıkarıp içeriye geçiyordum ki ayağım takıldı düşeceğimi hissedince sadece gözlerimi kapattım. Ama düşmeyince gözlerimi açtım. Tutan Demirmiş sırıtıyordu. Bir süre bakıştık. Fakat hemen kurtuldum ve ayağa kalktım.
" Teşekkür ederim " dedim ve cevabını beklemeden içeriye geçtim. İçeridekiler ile de selamlaşınca abimin yanına oturdum. Selin sofrayı hazırlarken her ne kadar ısrar etsede yardım ettim. Hepimiz sofraya oturunca düzen aynı düzendi. Hiç mi değişmez diye düşünmeden edemedim.
Daha sonra yemeği yedikten sonra sofrayı topladık ve Selin ile bulaşıkları dizdik. Selin hemen geleceğini söyleyip telefonuna bakmak için çıktı. Daha sonra dalmışım ki birden üstte tabağı koymaya çalışırken birinin elimden tabağı alması ile durdum. Kokunun tanıdık olması ile Demir olduğunu anladım. Koyduktan sonra konuştu.
" Yardım istesene kızım ya düşüp kırılsaydı." Dedi. Ben ise göz devirdim ve
" Aman yenisini alırdım merak etme sen " dedim ve işime devam ettim o sırada Demir yanıma daha çok geldi ve konuştu.
" Sorun tabağın kırılması değil ya kırılıp bir yerine bir şey olsaydı " dedi. Kafamı kaldırıp yüzüne baktım yüzlerimiz yakındı.
" Niye endişelendin mi benim için " dedim. Sonra konuştu.
" E herhalde " dedi. Şaşırdım hatta şok oldum beni alın şok market yapın o derece yani bunu demesini beklemiyordum kısacası. Daha sonra çekildi ve mutfaktan çıktı hemen elimi durulayıp bir bardak su içtim. Ardından tekrar mutfağa geldi. Elindeki poşetle kaşlarımı çattım. Daha sonra uzattı. Al der gibisine aldım ve içine baktım bir çok browni vardı. Bir çocuk gibi sevindim o an ona baktım gözlerim parıldıyordu.
" Yaa çok teşekkür ederim " dedim ve ani bir boşlukla Demir'e sarıldım uzun olduğu için parmak uçlarıma yükseldim ama eğilmesi lazımdı birazcık yine ilk başta şaşırdı ve sarılmadı. Daha sonra hemen çekildim.
" Kusura bakma bir an öyle boşlukta bulundum da ben " dedim. Sonra yanıma geldi ve bu sefer kendisi sarıldı. Şaşırdım. Fazlasıyla hemde ama kısa sürdü bende ona sarıldım. Şuan neden sarılıyorduk hiçbir fikrim yoktu. Demir'in de olmadığına emindim. Ama sadece sarılıyorduk. Daha sonra bir öksürük sesi ile hemen ayrıldık. Gelen kişi Selin'di.
" Kusura bakmayın hemen şuradan defterimi alıp çıkıyorum " dedi ve gülerek defteri alıp hızlıca çıktı. Ben ise utandım yanaklarım kızardığıma emindim kesin yanlış anladı dedim içimden. Sonra Demir güldü.
" Rica ederim ayrıca yanlış anlamaz merak etme " dedi. Alay ediyordu bir yandan da yanaklarıma bakıyordu. Hemen yanından hızlıca geçtim ve lavaboyu aramaya koyuldum kimse beni bu halde görmeden lavaboya ulaşmam lazımdı. Arkamdan Demir'in sesini duydum.
" Soldan ikinci kapı " dedi. Dediği yöne gittim ve hemen girdim. Lavaboydu evet bir süre durdum ve düşündüm. Kalbime anlam veremiyordum. Yok yani niye bu kadar hızlı atasın ki yanaklarıma da anlam veremiyordum. Niye yanında kızarıyorsunuz. İç sesim ise konuştu
Aşıksın işte inkar etme
Küçük bir hoşlantı sadece
Ya hı hı belli
Daha sonra düşüncelerimden sıyrıldım ve elimi ıslatarak boynuma dokundum aynı şekilde yanaklarıma da ve sonrasında içeriye geçtim ve oturdum. Selin sırıtarak bakıyordu yanındaki abisine. Demir ise kaşlarını çatmış bakıyordu ara ara daha göz deviriyordu. İnşallah o düşündüğümü konuşmuyorlardır diye geçirdim içimden.
Daha sonra sohbet ettik ve biraz daha oturduktan sonra eve gitmek için kalktık. abim beni kolunun altına alırken hiç ayakkabı giyesim olmadığı için öylesine terlik giyer gibi giydim sadece. Sonra da brownilerimi almayı unuttuğum aklıma geldi ve hemen oradaki herkes vedalaşırken Selinden istedim.
O ise gülerek hemen getirdi. Teşekkürlerimi sunduktan sonra vedalaştık ve abimin kolunun altında olarak asansöre bindik ve eve çıktık. Eve girdiğimizde herkes yine odasına dağıldı. Üzerime pijamalarımı giydim ve yatağa uzandım. Daha sonra uykumun olmadığını anlayınca ise dolaptan browni alarak yani Demir'in bana aldığı brownimden alarak balkona geçip oturdum. Bir süre otururken aşağıdan sesler geldi.
" Ya abi uf ne güldüm ya bunları senden duymak da mı vardı " dedi. Bu Selin'di. Neyi duymak var mıydı ki. Daha sonra Demir konuştu.
" Ya gülmesene kızım komik mi burada sana anlatıyorum " dedi ve bir şeyler dedi heh işte orada ne dediğini anlamadım. Anlamak için uğraş verdim ve sonra napıyorum ben ya dedim kendi kendime. Ama kulak misafir olmuştum sadece yani dimi. Daha sonra hem üşüdüğüm için hem de onları dinlemek istemediğim için odama geri yöneldim.
Bir süre instagrama falan baktım. Reels kaydırdım. Arkadaşlarımın hikayelerine bakındım ve uykum gelince ise kendimi uykunun kollarına teslim ettim.
~ 18.Bölüm Sonu ~
Selamlarrr
Nasılsınızz
Bölüm hakkındaki düşüncelerinizz nelerr ??
Bu seferde uzun yaptım baya
Derin içinde duyguları ile savaşta sizce Demir ne halde ??
Peki ya ilk sarılmaları KQNAMABSMSBAMSBKSNS ve ardından yakalanmaları
Demir'in rahatlık peki QKWBKABSKSHSKSHSNSHNSVDKSBD
Sizce akşam yemeğinde Sena Burağa ne dicek evet mi... hayır mı...
Bakalım görelim okuyalım diğer bölümde
Gelecek bölümde görüşmek üzereee 🎀🌷
Oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayınnn
Sizleri çok seviyorumm 💕 💗
Sağlıcakla kalınnnn
Hoşçakalınnn
♡

