Gelen Simay'dı. Bana dalinim demesinin sebebi ise küçüklükten kalmaydı. Bende ona sim derdim
⏱️
Yazardan;
19 Yıl Önce Geçmişlerde Çocukluk ( 3 yaşlar )
( Biraz Türkçemiz bozulacak yani yazım yanlışı değil çocuk ağzıyla yazmaya çalıştım )
" Şen reklamlayda çıkan dalinlerden misin Giyem " dedi Simay. En sevdiği kuzeniyle şimdi onun odasında oyun oynuyorlardı. Ama Gizem Dalin gibi koktuğu için onu reklamlarda oynayan o civcivlerden sanardı. Gizem önüne dökülen kahkülüyle oyun oynarken şimdi de şaşkın ve anlamaz şekilde Simay'a bakıyordu Gizem.
" Neyeden çıkaydın onu sim " dedi Gizem. Simay'ın ismini asla söyleyemiyordu. O yüzden ona sim diyordu. Önüne gelen kahkülünü eliyle çekmeye çalıştı ardından Simay konuştu.
" Ama Giyem sen Dalin kokuyoyşun hem ye çok fayla kokuyoyşun ben biye o kadar kokmuyoyum " dedi Simay dudak büzerek daha sonra tekrar konuştu.
" Şanki şana şayılıyken çiçey bahçesiye şayılıyorum. " Dedi. Simay tekrardan sanki çok güzel bir şey anlatıyor gibi. Gizem bunları duyunca gülümsedi kuzenine. Ama Simay daha sonra tekrar konuştu.
" O yüyden koyunu kimşeyle payyaşma oluy mu " diye sordu. Gizem daha çok güldü ve
" Ama bu dalin heykes alıy ki bundan heykes kokar o yüyden naşıl şaklayayım ki " dedi bu seferde haklıydı. Herkes alırdı Dalin herkes kokardı. Simay bu gerçekle dudaklarını büzdü daha sonra ise tekrar konuştu.
" O zaman biyde kimseyin almaşına iyin veymeyiz dünyadaki tüm dalinleri şana alıyız " dedi. Kimsenin almasına kuzenin çiçek kokulu kokusunu başka kimsede olsun istemiyordu. Ama bilmiyordu ki bu imkansızdı. Gizem ise bunun olmayacağını biliyordu kuzenine döndü ve elindeki Barbie bebeği bırakarak tamamen ona odaklandı.
" Ama bu imkansıy ki dünyadaki tüm dalinleyi naşıl alayım o zaman heykese haksıylık olmay mı " dedi Gizem. Sanki alacaklarmış ama diğerlerine haksızlık olur diye almıyorlar gibi konuştu. Simay ise
" Haklışın o yaman bu kokuyu biy şana şadece şana özeymiş diyelim oluy mu " dedi Simay tekrardan.
" Peyi oluy o zaman bu koku özelmiş olşun. " Dedi. O günden sonra hep bu koku ona özelmiş gibi davrandılar. Sanki Dalin kimsede yokmuş sadece Gizem de varmış gibi davrandılar. O yüzden Simay Gizem'e Dalinim derdi.
⏱️
Şimdiki zaman;
" Geldim geldim dalinim " diyen Simay'a baktım. Yanıma gelmişti. Hukuk okuyordu. Avukat olacaktı. Yani 3-4 sene sonra. Hemen ona döndüm ve sevinçle
" Simimm " dedim. Ona sim dememde çocukluğa dayanıyordu.
⏱️
Yazarın anlatımı ile;
19 Yıl Önce Geçmişlerde Çocukluk ( 3 yaşlar )
Yine her zamanki gibi odada barbieleri ile oynayan kuzenler evcilik oynuyorlardı. Gizem ise sıkılmış gibi
" Ya sim ben şıkıldım hadi başya şeyley yapalım " dedi Sıkılmış Gizem Simay ise elindeki siyah saçlı mavi gözlü tıpatıp ona benzeyen Barbie bebeğini bıraktı ve Gizem'e döndü.
" Giyem bana sim deme beyim adım Şimay" dedi Simay. Daha kendisi bile doğru dürüst ismini söyleyemiyordu. Gizem ise elindeki siyah saçlı kahverengi gözlü yine ona benzeyen bebeğiyle Simay'a döndü ve
" Ama sim ben şana şimay diyemiyoyum ki sim desem olmay mı" dedi Gizem de dudaklarını büzerek. Simay kuzenine kıyamazdı. Aynı şekilde Gizem de kıyamazdı.
" İyi tamam diyebiyiysin ama şadece şen de oluy mu " dedi Simay da. Gizem sevinçle kafasını salladı ve
" Tayam " dedi ve oyunlarına devam ettiler..
⏱️
Gizem'in anlatımı ile:
Şimdiki zaman ;
"Simimm " dedim sevinçle ve ardından gelen Uzay Abiyle gülümsedim. Uzay abi avukattı. 27 yaşındaydı. Simay ise abisinin izinden yürümüş avukatlık okuyordu.
" Uzay abii" dedim yine sevinçle.
" Gizoş aferin kız sana bi girmedigin yer nezarethane olmuştu helal " dedi güldüm Uzay abiye. Simay ise Uzay abiye döndü ve
" Abi dalinime öyle deme hem duydun ya ne güzel de dövmüş adamı " dedi gururla. Uzay abi Mert ve Demir'e baktı ve baş selamı verdi onlarla tanışırken Simay ve Işıl zaten tanışıyorlardı. Onun için de sohbete girmişlerdi. Ben ise onlara döndüm ve
" Ben burada demirlikler arasındayım sizde orada sohbet
edin" dedim. Hepsi kahkaha attı. Kınayıcı bakışlar atarken bir polis geldi ve kapımı açarak
" Gizem Korkmaz serbetsiniz " dedi. Sırıttım ve çıktım. Çıkmamla Simay ve Işıl'ın üzerime atlaması bir oldu İKİSİDE sıkıca sarılırken boğuluyordum yine
" S-simay R-rüya " dedim.
" Noldu " dedi Simay.
" Boğuluyorum " dedim. Hemen çekildiler daha sonra saate baktığımda neredeyse bir buçuk saattir burada olduğumu gördüm zaman ne çabuk geçmişti. Çıkarken ise Hilal'i gördüm koştu ve sıkıca sarıldı. Bende ona sarıldım.
" Teşekkür ederim tekrardan" dedi.
" Rica ederim ne demek " dedim bende ona geri çekilince abisi olduğu sandığım adam bana doğru geldi ve
" Kardeşim için yaptıklarından dolayı teşekkür ederiz " dedi gülümseyerek bende gülümsedim ve
" Rica ederim kim olsa korurdu " dedim. Bir süre daha Hilal ile konuşunca çıktılar bende Uzay abiye döndüm ve üzerine atladım resmen
" Çok fazla teşekkür ederim bende " dedim. Güldü ve sarıldı. Daha sonra ise abime baktım ama yoktu Demir de yoktu. Serkan ise anlamış gibi
" Demir ve Burak acil işi çıktıkları için çıktılar " dedi. Daha sonra Serkan ve Mert'e de veda edip karakoldan çıktık. Simay konuşmaya başladı.
" İyi o zaman abimle biz size geçelim sizde işinize geçin " dedi. Başımızla onayladık onlar giderken bizde arabaya bindik ve iş yerine gitmiştik. Olanları anlattıktan sonra işimize tekrar döndük. Akşam olunca Işıl mesaide kalacağını söyleyip gelmemişti. Arabayla yola çıktım ve müzik açarak ilerlemeye başladım. Birden arkamdan siyah bir araba bana vurunca pat diye durmam bir oldu.Yorgundum ve yorgun olunca sinirlerim iki kat yükseliyordu. Hemen arabadan indim vuran kişiyle aynı anda indik. Ben ona bakmadan arabanın arkasına bakarak konuşmaya başladım.
" Ya ama bakar mısınız yaptığınıza ya bana bişey olsay-" konuşurken vuran kişiye baktığımda şok olmuş şekilde bakıyordum. O ise suçlu gibi bakıyordu.
Evet bana vuran kişi kim miydi ? Tabikide Demir Çelik. Bu adam niye her yerde karşıma çıkıyor anlamıyorum. Sözüm kesilirken ona baktım o ise pişmanlıkla elini ensesine attı ve
" Kusura bakma yorgundum birden oldu zarar vermek istemezdim " dedi. Arbaaya bişey olmamıştı. Anında yumuşarken
" Sorun yok ben... Sadece yorgunum bir anda çıkıştım " dedim. Daha sonra arbanin tekerleğine baktığım arka iki tekerlek patlamıştı. Gözlerim yine fal taşı gibi açılırken
" Kömürümm yoldaşım " diye arabayla konuştum. Demir bu dediğime gülerek
" Arabaya isim mi verdin birde " dedi.
" E herhalde vericektim bebeğim o benim " dedim. Daha sonra güldü ve
" Çekici çağıralım seni eve ben bırakayım " dedi. Reddetsem bile neyle gideceğimi bilmediğim için başımı salladım. Çekiciyi aradık ve arabanın kaputuna ikimizde yaslanarak yan yana beklemeye başladık. Annemler endişelenmesin diye Simay'a yazdım. Daha sonra Demir konuştu
" Bugünkü adamı fena güzel dövmüştün " dedi.
" Dalga geçme Demir ya ben sadece siz gelene kadar oyalıcaktım ama söylediği şeyler çok sinir bozucuydu bende siz gelmeden azıcık ayar vermek istedim " dedim elimi birazcık şeklinde yaparak. Güldü ve
" O birazcık ayarın adamın burnunu kırmaksa çok ayarın napar acaba " dedi benim gibi elini birazcık yaparak. Ben ise gözlerimi kıstım ve
" Sana deneyeyim istersen " dedim biraz yakınlaşarak. O da biraz yakınlaştı ve yüzümüzün arasında çok az mesafe kaldı.
" Yok kalsın Gizem Hanım " dedi. Daha sonra çekicinin sesini duyduğumuzda hemen uzaklaştık. Çekici kömürümü götürdü. Dudaklarımı büzerek Demir'e baktım ve
"Senin arabanı götürselerdi niye benim bebeğimi götürdüler" dedim neredeyse ağlamaklı çıkan sesimle
" O zaman eve neyle dönmemizi isterdin ayrıca benim değil senin arabanın tekeri patladı " dedi.
" Onun adı araba değil bir kere " tek taktığım şey bu olmuştu.
" Uçak mı " dedi. Göz devirip yüzümü buruşturdum ve konuştum.
" Gıcıksın Demir " dedim ve arabaya ilerledim ve koltuğa oturdum
" Bende senii " dedi ve o da sürücü koltuğuna geçti. Eve geldiğimizde apartmana beraber girdik. Tam o sırada karşımıza Yağmur çıktı. Bana döndü ve
" Gizem ne işin var senin onun yanında " dedi. Onun diye kastettiği kişi Demir oluyordu. Omuz silktim ve
" Yağmur seninle uğraşamam çekil şuradan " dedim zaten yorgundum.
" Sen zaten benimle uğraşacak seviyede değilsin " dedi. Göz devirdim ve
" Doğru seviyemin altındasın " dedim. Tam o sırada el kaldırdı. Ani refleksle elini tutarken Demir benden önce davranıp elini indirmişti. Daha sonra ise kolumdan nazikçe tutarak asansöre ilerletti. Yağmur şok olmuş şekilde bize bakarken tekrar göz devirdim ve Demir'in açtığı asansöre girdim.
" Teşekkür ederim " dedim gözlerine bakarak.
" Rica ederim " dedi.
Kata geldiğimizde inmedi ve üst kata çıkmasını bekledi. Kaşlarımı çatmış ona bakarken
" Ben hiç bir kadını ne olursa olsun evine bırakmadan rahatça inemem " dedi banaa doğru. Vay be centilmenlikte abimle yarışırlar. Başımı peki anlamda hareket ettirdim. Daha sonra ise benim katıma geldiğimizde
" İyi geceler " dedim ona doğru gülümseyerek.
" İyi geceler Dondurma ve Browni isteyen kız..."
~ 12. Bölüm Sonu ~
Selamlarrr
Nasılsınızz
Bölüm hakkındaki düşüncelerinizz ??
Peki ya Simay ve Gizem'in çocukluklarını okumak nasıldı ?
Veee
Demir'in kendini açıklamasına ne demeli ??
Diğer bölüm sizce neler olacakk ?
Oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayınnn
Sizleri çok seviyorumm 💗
Sağlıcakla kalınnnn
♡




