İçeriğe geç

Yanlış Numara Meselesi

Bölüm 12 · 10 dk okuma

Yanlış Numara Meselesi

Bölüm 12

Karakol

Sabah gözlerimi araladığımda kalkıp lavaboya girdim ve işlerimi hallettim kısa bir duş aldıktan sonra da giyinmeye başladım. Altıma her zamanki gibi geniş paça gri bir kot giyerken üstüme ise kalın askılı siyah bir bluz giydim. Spor ayakkabımı da giydiğimde hazırdım. Şimdi gidip Işıl'ı almam lazımdı. Onun içinde beklemem lazımdı yani. Derin bir iç çekerek katına çıktığımda kapının önünde bekliyordum. Işıl'da geldiğinde arabaya bindik ve şarkı eşliğinde şirkete vardık. Biraz zaman geçince öğle arasında bir restoranda yemek yerken yine ikinci planı düşünüp bir şey bulamamıştık. Hayır yani ne yapabilirdik ki hiç bir şey aklıma gelmiyordu. Daha sonra Işıl aklına bir plan gelmiş gibi yerinden fırladı ve

" Bulduuummm " dedi. Acaba ne bulmuştu.

" Ne buldun acaba " dedim bende içimde tutamayarak. Daha sonra konuşmaya başladı ve

" Biz ona gidemiyorsak o bize gelsin " dedi. Kafam karışmıştı bu ne demekti Allahaşkına ya daha sonra anlamaz gözlerle bakarken ayağa fırlayan Işıl yanıma oturdu tekrardan çünkü şuan yemek yiyen herkes bize bakıyordu. Başımla selam verip gülümsedim insanlara hepsi tekrardan önüne dönünce Işıl tam anlatmaya başlayacaktı ki sesler geldi.

"Ya bırak kolumu ne diyorsun sen " diyordu çalışan kız.

"Sadece bir gecelik bebek " dedi adam o iğrenç sesiyle şuan çalışan kıza ahlâksızca bir şeyler mi teklif etmişti o. Aniden sinirlerim gelirken arkamı dönüp arka masadaki adama baktım. İğrenç sıfatıyla 30'lu yaşlarında vardı pislik. Daha sonra kadına baktım olayı biraz anlamaya çalışarak kadın ise benden küçük duruyordu daha çok Emir yaşlarındaydı yani Işıl'ın kardeşi yaşlarındaydı. Kız konuşmaya başladı.

" Ya ne diyorsun sen pislik oradan bakılınca öyle mi duruyorum " kısık sesle konuşmaya çalışıyordu etraftakileri rahatsız etmemeye özen göstererek ama hemen bizim masanın arkasında olduğundan gayette duyuyordum. Işıl polisi ararken adam o sırada kızın kolunu tekrardan tuttu ve

"Of ne nazlı çıktın sende yürü lan " dedi ve masadan kalktı. Sarhoş muydu o bu saatte ayağa kalkıp kızın kolunu sertçe tutarken yalpalayarak çıkışa doğru ilerlemeye başladı. Hemen ayağa kalktım durmam hataydı zaten nolursa olsun. Hemen yanlarına giderken Işıl beni durdurmamıştı aksine o da ayağa kalkmıştı. Hemen kızın kolunu adamdan kurtarırken arkama aldım ve konuşmaya başladım.

" Kızın kolunu çekiştirmeyi bırak pislik " dedim. Biraz oyalamam lazımdı en azından polis gelene kadar. Kaşları havalandı. Hayır Gizem sakin ol sadece polis gelene kadar. Sadece polis gelene kadar oyala sakin ol sakin kal diye içimden kendimi sakinleştirmeye çalışıyordum. Daha sonra konuştu iğrenç yaratık bunlara insan bile denilmezdi.

" Sanane lan sana mı sorcam kimin kolunu tutacağımı " dedi. Sinirliydim ne yapsam olmuyordu,sakinleşemiyordum. Derin bir nefes aldım ve

" Evet lan bana soracaksın kız sana kolumu bırak dediğinde bırakacaksın " dedim ve işaret parmağımı tehditkar bir şekilde salladım.

" Yoksa ben bıraktırırım " dedim. Yapardım boş tehdit değildi bunlar. Abim bana boşuna dövüş öğretmemişti. Gerekirse şiddetti çünkü böyleleri sözden anlamazdı.

" Hadi ya küçüğe bak sen asıl sen o kızı bana vericeksin " dedi. Kız korkuyla yanımda bana bakarken ona döndüm ve biraz daha arkama aldım onu.

" Bana bak lan kıt beyinli asıl bu kız seninle hiç bir yere gelmiyor " dedim. Işıl yanımıza gelip kızı arkamdan kendi yanına aldı. Biliyordu halledeceğimi o sırada restorandaki çoğu kişinin bakışı bizdeydi.

" E iyi o zaman sen gel ona bir gecelik dedim ama sana kıyak geçerim bebek " dedi. İşte bu bardağı son taşıran damlaydı. Zaten sabrım kalmamıştı kıza yaptıkları yüzünden daha arsızca karşımda hâlâ ahlâksızca konuşuyordu. Sinirle gülümsedim hatta kahkaha bile atıyordum.

Umarım insanlar deli diye düşünmez ya da düşünsünler kimin umrunda adam sanki kabul ettiğimi sanmış gibi hâlâ pişkin pişkin sırıtıyordu. Boynumu iki yana kütlettim. Yumruk mu yoksa kafa mı dalsam diye düşünürken Işıl ise sadece olanları biliyor gibi kızı sakinleştirmeye çalışıyordu.

Adam ile aramızda dört adımlık mesafe varken biraz yaklaştım ve gülümsedim aynı şekilde iğrenç şekilde gülümsüyordu. Daha sonra konuşmaya başladım

" İyi bende sana bir kıyak geçeyim o zaman " dedim. Salağın aklıma başka bir şeyler gelmiş olacakki

" Olur " dedi. Kaşlarımı havalandı ve peki anlamında başımı salladım ardından hızlıca dizlerimi kırdım ve bacak arasına dizimi geçirdim. Bağırarak hemen eğildi durur muyum asla bir kere sinirlendiğim zaman duramazdım. Saçlarından tuttum gibi yüzüme bakmasını sağladım ve yüzüne tükürerek yumruğumu suratına hatta burnuna indirdim. Adam ise bu sefer daha fazla bağırdı ve yere düştü ben ise sırıtarak

" Eee beğendin mi kıyağımı " diye soru yönelttim. Restorandaki herkes beni alkışlarken ben ise hâlâ sinirli bir şekilde adama bakıyordum. Alkışlasınlar diye yapmamıştım zaten kıza baktığımda korkarak bakıyordu Işıl ise onu sakinleştirmeye çalışıyordu Işıl'a bakarken bana gurur dolu bir bakış attı ve kıza döndü tam o sırada polis sirenlerinin sesiyle çıkışa doğru baktım. Ardından önce olarak giren iki kişiye şokla bakarken onlar ise bir bana bir yerdeki adama bakıyorlardı.

O iki kişi kim miydi. Abim ve Demir'di. Hemen yanımıza geldiler adam ise bağırmaya başladı.

" BU KADINDAN ŞİKAYETCİYİM. SEN BEKLE ANLADIN MI BENİ SEN GÖRÜCEKSİN BEKLE SEN SADECE " diye bağırdı. Burnu kanıyordu.Bakış attım ve umursamazca omuz silktim ve gayet sakin sinir bozucu bir sesle

" İyi hadi et bekliyorum bakalım ilk kim giricek noldu çok mu koydu sana kıyağım " dedim. Hâlâ bana öldürecekmiş gibi bakarken bağırmaya devam etti.

" GÖRÜCEKSİN SEN SADECE BEKLE DİYORUM SANA SADECE BEKLE " diye bağırdı. Ben ise yüzümü buruşturup kafamı of anlamında yana çevirdim ve

" Bağırma lan. Boş tehditlerin korkutmaz beni. Dolusunu bul gel yoksa bunu kuşlar bile yemez yazık" dedim yine sakin ve sinir bozucu sesle ayrıca iğrenç bir şeye bakmış bakışlarımı eksik etmedim. Daha sonra abim ve Demir şoktan çıkmış olacak ki yanındaki polis arkadaşlar gelirken yerdeki pisliği kaldırdı ve bana dönerek

" Sizinde karakola gelmeniz gerekiyor " dedi. Hemen deminki kız yanıma gelerek

" O bir şey yapmadı ki bu adam beni taciz edicekti " dedi sonlara doğru sesi kısık çıkarken. İşte o an o adamı öldürmekten beter yapmak istedim. Polis ise soğukkanlılık ile

" Bunları karakolda anlatırsınız " dedi. Ben ise kıza döndüm ve

" Merak etme bir şey olmayacak ben yanındayım " dedim güven dolu sesle. Işıl yanımıza gelerek bana döndü ve

" Onu ben getiririm " dedi. Abim ve Demir ise sadece olanları izliyordu. Yerdeki pislik kaldırılmışken Abim ve Demir ise hemen yanıma geldi abim yanıma geldi ve gurur dolu bakışlar iletti. Ee ne de olsa bana dövüşü öğreten oydu boşuna mıydı canım. Daha sonra Işıl'a döndüm ve

" Araba'nın anahtarı çantada çantam ve telefonumu unutma " dedim. Güldü ve

" Unutmam unutmam " dedi. Daha sonra polis eliyle önden işareti yaparken ellerimi birleştirip ona döndüm ve

" Ellerimi kelepçelemicek misiniz " diye sordum. Adam ise güldü ve

" Gerek varmı " dedi. Benim yaşlarımdaydı muhtemelen

" Bilmem belki kaçarım falan hiç belli olmaz " dedim dalgaya vurarak abim ise

" Ya Gizem hadi yürü be boş yapma " dedi. Kınayıcı bakışlar attım ve adama dönüp baktım.

" Kelepçelemicek misin şimdi " dedim. Hayır anlamda başını salladı. Sanırım abimin kardeşi olduğumu anladı. Çünkü ben abimin kopyasıyımda omuz silktim ve Demir'e döndüm.

" E sen kelepçele bari " dedim. Biz konuşurken Işıllar çoktan gitmişti. Deminden beri konuşmayan Demir

" Kelepçem yanımda yok maalesef" dedi. Kaşlarımı çattım ve

" Nasıl polissin sen nasıl kelepçen yok ya nasıl " dedim sitem ederek hepsi güldü buna Demir ise bilmem derecesine omuz silkti. Daha sonra

" Aman iyi be sizle iki kelime sohbet edilmiyor kelepçelemediniz de beni hadi gidelim " dedim ve önden yürüdüm. Daha sonra adını henüz öğrenmediğim polis abime döndü ve

" İkinci bir senden olacağını hemde kız halinde olacağını hiç düşünmezdim " dedi. Evet çünkü abim gibiydim içimde korku yoktu pişman mıydım asla bir daha olsa bir daha yapardım ki haklı olan bendim zaten ve şuan gülen abimin ifadede beni dinlerken nasıl sinirleneceğini adım gibi biliyordum. O yüzden keyfini bozmak istemedim. Daha sonra ise arabaya bindim. Yanımda Demir önde abim sürücü koltuğunda ise adını yeni öğrendiğim Poyraz duruyordu. Bir süre sessizlik olurken bozan ben oldum.

" Sizinkide zor bu manyaklarla kolay gelsin " dedim. Abim bana dönerek.

" O manyakların içine kendini de kattın umarım " dedi. Kınayıcı ve ayıplar bakış atıp sesler çıkarırken

" Ben mi manyağım ben sizce öyle miyim " dedim öldürücü bakışlar atarken umarım ciddiye alıp hayır derlerdi. Daha sonra Poyraz konuştu

" Bu bakışlarla evet demek zor geliyor insana evet dersem öldürecekmiş gibi sanki " dedi. Dayanamayıp kahkaha attım ve Demir'e döndüm o ise

" Evet " dedi. Kaşlarım havalandı ve ona pis bakışlar atarken o ise sırıtıyordu. Daha sonra Poyraz tekrar konuştu.

" Eğer çocuğu olursa ikinci bir Burak olmaz diye geziniyordum meğersem kız kardeşi onun gibi çıktı ya aynısı yemin ediyorum ruh hastası,psikopat tipi bile benziyor oğlum " dedi. Ben ise

" Övdün mü sövdün mü belli değil he " dedim. Hepsi kahkaha attı bu duruma abim ise bana dönerek

" Tabi kızım bir Burak Korkmaz olmak o kadar kolay değildir " dedi.

" Egolu " dedik üçümüz aynı anda. Sohbet ede ede karakola geldiğimizde oturan Işıl ve yanındaki kızın hatta adamı bile görmem bir oldu. Adam beni gördüğü gibi kalkarak.

" SEN BİTTİN ANLADIN MI BENİ BİTTİN SEN BURNUMU KIRMIŞSIN BİRDE ŞİKÂYETCİ OLUCAM SENDEN " dedi. Yine omuz silktim ve

" Hâlâ boş tehditlerin bitmedi mi. Hem ben sana kıyak geçeyim mi diye sordum dimi sen ne dedin evet şimdi karşıma geçip zırlama " dedim. Burnunu kırdığıma içimin yağları erimişti bir nebzede olsa. O sırada bir polis geldi ve

" Sorguya alalım artık sizi " dedi bana hitaben önden yürüdüm ve sorgu odasına geçtim. Her şeyi anlatırken dediğim gibi abim sinirlenmişti hatta tek o değil Demir ve Poyraz da sinirlenmişti ama napabilirim her şeyi anlat dediler anlattım. Restoranda tam bizim olduğumuz yerde kamera vardı onları da söyledikten sonra sorgum bittiğinde dışarı çıktım yani sorgu odasından. Abim ise hemen gelip sarıldı ve

" Seninle gurur duyuyorum biliyorsun değil mi " dedi. Ben ise kafamı salladım onaylar anlamda ama biraz daha sıkarsa boğulacaktım. Abime seslendim

" A-abi " dedim.

"Hıı" dedi.

" Boğuluyorum yeter " dediğim an bıraktı. Daha sonra gülümsedim ve

" E abim öğretti bir şeyler " dedim göz kırptım. Polis ise bir süre nezarethanede kalmam gerektiğini söylemişti. Girdikten sonra gördüğüm Işılla ayağa kalktım. Işıl kahkahalara boğulurken

" Ya kızım deminden beri gülmemek için zor tutuyorum kendimi o nasıl konuşmaydı of karnım çıktı ya helal valla " dedi. Bende dayanamadım ve güldüm daha sonra yanıma deminki kız geldi ve utanarak başını eğerek konuştu. O sıra ise Işıl'ın telefonu çalmıştı ve çıkmıştı.

" B-ben özür dilerim..böyle olacağını bilmiyordum " dedi. Mahçup bir sesle ona baktım ve

" Kafanı yerden kaldır ne olursa olsun boynunu eğme her zaman dik dursun. Ayrıca bir daha suçun olmayan şeylere kimse için özür dileme anlaştık mı " dedim. Kafasını kaldırdı ve gülümsedi onaylar anlamda salladı.

" Adın ne " diye sordum.

" Hilal " dedi.

" Ya ismin çok güzelmiş benimde Gizem ". Dedim ben parmaklıklar içerisinde onunla konuşuyordum rahatlasın diye.

" Seninkide çok güzelmiş " dedi. Daha sonra

" Ailen falan gelmeyecek mi " dedim.

" Abim geliyor " dedi. Haber vermişlerdi sanırım. Daha sonra içeriden sesler geldiğinde abisinin gelmiş olduğunu anladık izin isteyerek çıktı. Daha sonra yanıma Mert ve Demir geldi. Mert'i tanıyordum. Bana baktı ve

" Ooo Gizem Hanım siz buralara düşer miydiniz ya " dedi.

" Düştüm mapus damlarına be Mert " dedim sesimi kederli çıkarmaya özen göstererek kahkaha attı. Demir bize bakıyordu sanki biliyormuş gibi. Daha sonra içeriye Işıl geldi ve Mert'i görmesiyle yüzünü buruşturup konuştu.

" Sende mi buradaydın dağ ayısı " dedi. Mertte aynı şekilde ona döndü ve

" Evet buradaydım dağ keçisi " dedi. Biz Demirle anlamaz bakışlar atarken Işıl bana sonra anlatırım der gibi baktı. Kafamı salladım ve

" Ay yeter bunaldım biri beni buradan çıkarsın artık " dedim. Tam o sırada birinin sesini duydum.

" Geldim geldim dalinim. " Dedi.

~ 11. Bölüm Sonu ~

Selaamlarrrr

Nasılsınızzz

Evett bu sefer ki bölüm biraz daha uzun olduu..

Aslında ben sıkılmadan okuyun diye fazla uzun yapmıyordum ama bu birazcık uzun oldu

Bölüm hakkındaki düşüncelerinizz ??

Peki ya Gizem'in nezarethaneye düşmesi QJWBJKWJMHNSBSNSBSJ

Işıl da Ek Plan 2' yi anlatamadı sizce neydi ??

Oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayınnn

Sağlıcakla kalınnnn

♡

Bölüm sonu

6 yorum