Eve vardıklarında gece, dışarıda hala taze bir serinlik bırakmıştı. Ama içeri girdiklerinde, ortamın sıcaklığı ve birbirlerine duydukları yakınlık, her şeyin ötesindeydi. Altay, arabadan inip, Aden’i ellerinden tutarak yavaşça içeri çekti. Gözlerinde bir arzu vardı ama o kadar derin, o kadar doğal bir arzu ki, Aden de kendini buna teslim etti.Altay’ın adımları sakin ama kararlıydı. “Beni her geçen an daha da büyülüyorsun,” dedi, sesi düşük ve duygulu. O an, her şeyin bir anda yoğunlaştığı, altın bir an gibi hissedildi.Aden gülümsedi. “Bunu zaten biliyordum,” dedi ama sesi hala tatlı bir çekicilikle titriyordu. “Ama belki de senin de hissedeceğin başka bir şey var, Altay.”Altay, gözleriyle onu kavrayarak bir adım daha yaklaşırken, elleri Aden’in beline dokundu. Ve o an, her şeyin tamam olduğu hissi ikisini de sardı. Aden’in parmakları, Altay’ın giydiği tişörtün kenarlarını hafifçe çekti. Aralarındaki gerilim bir anda daha da arttı. Aden, Altay’ın boynuna doğru ilerledi, ona doğru birkaç adım attı ve elleriyle, yavaşça, öyle bir şekilde, boynuna sarıldı.“Bunu hissediyor musun?” dedi, sesi hafifçe titrek ama bir o kadar da güçlü.Altay’ın içindeki tüm duygular çözülmüştü. Hızla, ama zarif bir şekilde, Aden’in vücudunu daha yakın aldı. Aden’in dudakları, bir an için, onun boynunu öperken o sıcak dokunuşun titremesini hissetti. Altay’ın elleri sırtında gezindikçe, Aden’in bedeni de daha fazla ona yöneldi.Sadece Altay’ın Aden’i tutuş şekli bile, kelimelerden çok daha fazlasını anlatıyordu. Bu an, aralarındaki her şeyi özetler gibiydi: bir arayış, bir ihtiyaç, bir birleşim.Yavaşça, Aden ve Altay birbirlerine tamamen yakınlaştılar. Duygular birleştikçe, gözlerinde hiç görmedikleri bir güvenle, her şeyin ötesine geçtiler. O anda sadece ikisi vardı, zaman yoktu, her şey birbirine karışmıştı. Aden’in elleri, Altay’ın omuzlarına, sonra beline kaydı. Altay, onu sımsıkı kucaklayarak, göğsüne bastırdı. Aden’in dudakları, bir kez daha onun dudaklarına doğru kaydı, ama bu sefer her şey çok daha derindi.Aden, Altay’ın kollarında, hiç olmadığı kadar kendini buldu. Her bir dokunuş, her bir an, aralarındaki duygusal mesafeyi tamamen silmişti. Sadece onları değil, dünyayı birbirine kenetlemişti.Altay, nazikçe, ama tutkuyla, “Sonsuza kadar böyle hissedeceğimi sanıyorum,” dedi. O an, tüm geceyi tamamlayacak kadar güçlü bir anlam taşıyordu bu söz.Aden, Altay’a daha da yaklaşıp, boynunu öptü. “Ve ben de...,” dedi, ama kelimeleri bir kenara bırakıp, o anı hissetmeye karar verdi.Evet, o an her şey birbirine bağlıydı. Gece bitmek bilmeden ilerlerken, ikisi de birbirlerinin içinde kayboldu. Kimseye ihtiyaçları yoktu; çünkü birbirlerini bulmuşlardı.
Bölüm 41
41. Bölüm
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.