İçeriğe geç

Yanlış numara Doğru kalp

Bölüm 40 · 2 dk okuma

Yanlış numara Doğru kalp

Bölüm 40

40. Bölüm

Altay, Aden’in beline sarılı hâlde onu kapıya kadar götürdü. Arabaya binerken gözleri hâlâ ondaydı, direksiyona geçtiğinde bile göz ucuyla ona bakmadan edemiyordu.Gece serindi ama hava hâlâ tenlerini okşayacak kadar yumuşaktı. Şehir ışıklarının uzağında, sahilin o sessiz, gizli köşesine vardılar. Arabadan indiklerinde ay ışığı denizin yüzeyine ince bir gümüş yansıması seriyordu. Dalgalar hafifçe kıyıya vuruyor, kumsal ıslak serinliğiyle onları karşılıyordu.Aden, ayaklarını kuma bastığında derin bir nefes aldı. “Burası rüya gibi...” diye mırıldandı.Altay onun elini tuttu, “Sen yanımdayken her yer öyle.”Aden hafifçe gülümsedi ve kimonosunu çıkardı. Bikini vücuduna tam oturmuş, teni ay ışığında pürüzsüz bir ışıltıyla parlıyordu. Altay bir an durdu, gözleri onun bedeninde dolaştı. Aden bunu fark ettiğinde yanına yaklaştı, gözlerinin içine baktı ve fısıldadı: “Ne bekliyorsun, gelsene.”Altay tişörtünü çıkarıp şortla kaldı. Kumsalda birkaç adım ilerleyip Aden’e yaklaştı, kolunu beline doladı ve onu kollarına aldı. “Dayanamıyorum sana,” dedi, başını eğip dudaklarını Aden’in boynuna götürdü. Öptü — önce yavaş, sonra biraz daha derin.Aden’in elleri onun sırtında dolaşırken nefesi titredi. Altay onu sarmalayan kollarını gevşetmeden suya doğru birlikte ilerlediler.Ayakları suya değdiğinde ikisi de ürperdi ama bu, onları durdurmadı. El ele tutuşup suyun içine girdiler. Su bellerine kadar çıktığında Aden kollarını Altay’ın omzuna doladı, Altay da onu belinden kavrayarak kendine çekti.Su vücutlarını sararken tenleri ıslaktı ama kalpleri daha sıcaktı. Altay, Aden’in çenesinden tutup gözlerinin içine baktı. “Bunu hep hayal ettim,” dedi kısık bir sesle. “Seninle, böyle...”Aden, onun dudaklarına bir öpücük kondurdu. “Ben de... Ve şu an, her şeyden gerçek.”Dudakları tekrar buluştu. Bu öpücük daha tutkuluydu, daha derindi. Su etraflarında dalgalanırken, ikisi de sadece birbirini hissediyordu. Gece, onların sessizliğine şahitlik ediyordu. Dalgaların ritmi, kalp atışlarına karışıyordu.Su vücutlarını sararken, dudaklarının arasında geçen her saniye tutkuyu biraz daha derinleştiriyordu. Altay, Aden’in belini sıkıca kavramıştı, Aden’in parmakları ise Altay’ın ıslak saçlarına karışmıştı. Suyun serinliği tenlerini ürpertse de aralarındaki temas her şeyi yakıyordu.Altay, öpücüklerin arasından hafifçe uzaklaştı, alnını Aden’in alnına yasladı. Nefes nefeseydiler. “Sana burada, denizin içinde sarılmak... Tarifi yok bunun,” dedi. Gözleri Aden’in gözlerinde kaybolmuş gibiydi.Aden gülümsedi, gözleri parlıyordu. “O zaman tarif etmeye çalışma... Sadece hisset.”Altay hiç tereddüt etmeden Aden’i kucakladı. Su onların etrafında dalgalanırken Aden’in bacakları onun beline dolandı. Dudakları yeniden birleşti, bu kez daha aç, daha derin, daha da içgüdüsel... Gecenin sessizliğinde sadece suyun sesi, kalplerinin sesi ve aralarındaki tutkunun yankısı vardı.Altay onu nazikçe suyun daha sığ olduğu bir yere taşıdı. Orada, ayakları kumda, kollarında Aden’le birlikte durmuş halde, ona her zamankinden daha yakın hissediyordu kendini. Aden’in alnına bir öpücük kondurdu. “Seninle her yer cennet,” diye fısıldadı.Aden’in sesi alçak ama netti: “Ve seninle her şey tamam.”Bir süre daha suyun içinde kaldılar, sonra ıslanmış ve birbirine dolanmış hâlde kumsala çıktılar. Altay, Aden’in vücuduna havlusunu sararken bile gözlerini ondan alamıyordu. Onu yavaşça arabaya götürdü. İçlerinde henüz tamamlanmamış bir gece vardı.Altay arabayı çalıştırırken Aden onun elini tuttu. “Eve gidelim mi?” dedi.Altay gülümsedi, gözlerinde yanan o tanıdık alevle: “Evet. Bu gece henüz bitmedi.”

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.