İçeriğe geç

Yanlış Numara

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Yanlış Numara

Bölüm 2

Kahve, Şantaj ve İlk Yüzleşme

Siz: Umarım uyanmışsındır Kötü Kız. Kahveme ekstra süt ve tek şeker istiyorum. Geç kalırsan anahtarın üzerine bir tutam çöp kokusu sinmiş olabilir, haberin olsun.

Bilinmeyen Numara: Uyanıktım zaten! Sabaha kadar gözüme uyku girmedi senin yüzünden.

Bilinmeyen Numara: Ayrıca bana "Kötü Kız" deyip durma. Adım Gece.

Bilinmeyen Numara: 15 dakikaya oradayım. Üstünde ne var, seni nasıl tanıyacağım?

Siz: Gece... Güzel isimmiş. Suç dünyasına hızlı bir giriş için ideal.

Siz: Beni tanıman zor olmaz. Siyah kapüşonlu hırka var üzerimde, köşedeki cam kenarında oturuyorum. Elinde kahveyle içeri giren öfkeli kızı bekliyorum.

Bilinmeyen Numara: Kafedeyim. Cam kenarına bakıyorum ama...

Bilinmeyen Numara: Hayır.

Bilinmeyen Numara: Sakın bana o siyah hırkalı kişinin sen olduğunu söyleme. LÜTFEN SÖYLEME.

Siz: Neden ki? Gayet karizmatik durduğumu düşünüyordum.

Siz: Kapıda elinde iki kahve bardağıyla bana nefretle bakan kız sen misin yoksa Gece? ;)

Gece: İNANAMIYORUM!

Gece: Bütün gece bana akıl veren, anahtarı çalan gizemli kişi okulun en sinir bozucu, en ukala tipi miydi yani?!

Gece: Poyraz, sen tam bir belasın!

Siz: Aaa, ne kadar ayıp. İnsan hayatını ve notlarını kurtaran kahramanına böyle mi teşekkür eder?

Siz: Otur da kahvemi ver artık. Masanın altından telefonla yazışmak yerine yüzüme söyle ne kadar gıcık olduğumu.

(Kafedeki masada – Yüz Yüze)

Gece, elindeki karton bardağı masaya pat diye bıraktı. Gözleri adeta alev saçıyordu.

"Sen var ya... Gerçekten inanamıyorum," dedi fısıltıyla karışık bir öfkeyle. "Ben de bütün gece 'Acaba ne kadar tehlikeli birine bulaştım' diye düşünüp durdum!"

Poyraz, tek kaşını kaldırıp kahveden bir yudum aldı. Yüzünde o meşhur, insanı çileden çıkaran tebessümü vardı.

"Tehlikeli olmadığımı kim söyledi?" dedi cebinden çıkarıp parmaklarının arasında döndürdüğü metal anahtarı göstererek. "Şu an okulun kaderi ve senin disiplin cezan bu küçük metal parçasına bağlı."

Gece hışımla uzanıp anahtarı kapmaya çalıştı ama Poyraz daha hızlı davranıp elini cebine geri soktu.

"Hop, yavaş ol şampiyon. Önce anlaşmamızı hatırlayalım."

"Ne anlaşması Poyraz? Soruları veremem dedim sana! Matematikçi beni yaşatmaz!"

Poyraz öne doğru eğildi, gözlerinin içine baktı. "Soruların tamamını istemiyorum zaten. Sadece Cuma günkü sınavda bana biraz 'yardımcı' olacaksın. Ben de bu anahtarı hiç görmemiş gibi yapıp okulun kayıp eşya kutusuna bırakacağım."

Gece dişlerini sıktı. "Sen tam bir şantajcısın."

"Ben bir fırsatçıyım Gece. Fark bu."

Gece'nin cebindeki telefon titredi. Ekranı açtığında Poyraz'ın tam karşısında otururken attığı mesajı gördü:

Poyraz: Kabul ediyor musun, yoksa müdür yardımcısının odasına doğru hafif bir yürüyüşe mi çıkayım?

Gece telefona baktı, sonra Poyraz'ın meydan okuyan gözlerine.

Gece: Kabul. Ama ant olsun ki Poyraz, bu sınav bittiğinde hayatını sana zindan edeceğim.

Poyraz: Sabırsızlıkla bekliyorum Kötü Kız. Şimdi o kahveden bir yudum al, dersin başlamasına 5 dakika var.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.