İçeriğe geç

Yanlış Nikah

Bölüm 48 · 3 dk okuma

Yanlış Nikah

Bölüm 48

48. Bölüm

Elay evden çıktıktan sonra Ceren bir süre salonun ortasında öylece durdu. İçinden geçen duygulara hâkim olmaya çalıştı. Sonra hafifçe gülümsedi, odasına geçip küçük bir kamera açtı. Kaan’ın oturduğu koltuğun karşısına yerleştirdi. Derin bir nefes aldı ve içeri yürüdü. Kaan başını kaldırdı, onun geldiğini görünce gözleri parladı. > “Elay gitti mi?” diye sordu. Ceren gülümsedi, elini kameraya işaret ederek: > “Evet... Ama şimdi sana küçük bir sürprizim var.” Kaan kaşlarını kaldırdı, merakla ona baktı. > “Sürpriz mi? Ama bak... korkutmalı bir şeyse söyle baştan kaçayım.” Ceren gülerek başını iki yana salladı, sonra koltuğun ucuna oturdu. > “Bilmiyorum… sevinir misin emin değilim. Eğer sevinmezsen... boşarım seni!” Kaan kahkaha attı. > “Hadi bakalım... şimdi daha çok merak ettim!” Ceren gözlerinin içine bakarak bir an sustu. Kalbi hızla atıyordu ama artık zamanıydı. > “Ben... hamileyim.” Kaan bir an durdu. Gözleri büyüdü, nefesi tutulmuş gibiydi. > “Ne?” diye fısıldadı. “Şaka... değil mi bu?” Ceren başını salladı, gülümsedi ama gözleri dolmuştu. > “Şaka değil. Baba oluyorsun Kaan.” Kaan ellerini başına götürdü, gözlerine inanamıyordu. Sonra bir anda ayağa fırladı, gözleri parlıyordu. > “BABA MI OLUYORUM BEN?!” Yüzünde büyük bir sevinçle yere çömeldi, Ceren’in ellerini tuttu. > “Sen... sen ciddi misin?!” Ceren başını eğdi, hafifçe karnını gösterdi: > “Minicik de olsa burada... bizim mucizemiz.” Kaan o an ne yapacağını bilemedi, gülümsedi, sonra alnını Ceren’in karnına yasladı. > “Ben... dünyanın en mutlu adamıyım şu an.” Kaan sevinçle Ceren’i bir anda kucağına aldı, kendi etrafında döndürmeye başladı. Ceren önce şaşırdı sonra panikle seslendi: > “Kaan! Tamam tamam, indir beni! Yaran var, delirdin mi sen?!” Kaan kocaman bir gülümsemeyle ona baktı, gözleri ışıl ışıldı. > “Yara mı? Yara kimin umrunda Ceren! Sen... sen bana baba olacağımı söyledin! Hiçbir şeyin önemi yok şu an!” Ceren gülerek ama aynı anda hafif tedirginlikle konuştu: > “Senin için var ama, bak hala iyileşmedin tam. Ne olur otur, sonra seni doktora tekrar götürmek zorunda kalırsak bebeğe haber veremem!” Kaan, Ceren’i yavaşça yere indirdi ama gözleri hâlâ heyecandan parlıyordu. > “Peki tamam... ama seni uyarıyorum, bu evde artık seni fazla rahat bırakmam. Bebeğimiz var artık. İkinizi de pamuklara saracağım!” Ceren onun yanına oturdu, elini tuttu ve hafifçe başını onun omzuna yasladı. > “Senin böyle bakman... her şeye yetiyor biliyor musun?” Kaan, Ceren’in karnına nazikçe dokundu. > “Sen daha dur... bu küçük şey şimdi ne kadar bizi duyuyorsa, şimdiden ona ‘merhaba’ demek istiyorum.” Kaan, hâlâ Ceren’in karnına bakıyordu. Gözlerinde hem şaşkınlık hem de tarifsiz bir mutluluk vardı. Başını hafifçe yana eğdi, sonra Ceren’e baktı ve gülerek konuştu: > “Demek senin o durduk yere ağlamaların, sabahları kusmaların, sonra bir anda tatlı krizine girip sonra sinirlenmelerin… hepsi bu minik yüzündenmiş ha?” Ceren kaşlarını kaldırdı, masum bir yüzle başını salladı: > “Evet… Yani, biraz öyle oldu…” Kaan gülmeye başladı: > “Ben de diyordum ki bu kızın hormonları ne oldu böyle, meğer sebebi miniğimizmiş.” Ceren onun koluna hafifçe vurdu: > “Ayıp ama Kaan!” Kaan göz kırptı: > “Ayıp değil, harika bir şey bu! En güzel sebep buymuş. Sen bir tanesin Ceren. Hem karımsın, hem çocuğumun annesi. Ben nasıl şanslıyım ya?” Ceren onun bu sözleri karşısında gözleri dolarak hafifçe başını eğdi. Sonra Kaan’ın elini tuttu: > “Senin gibi bir babayla bu bebeğin çok mutlu olacağına eminim.” Kaan hafifçe gülümsedi, sonra usulca söyledi: > “Ben zaten en çok senin yanında baba olmak istedim…”

Bölüm sonu

Sonraki bölüm kilitli

49. bölümü 5 jetonla uygulamada açabilir, kaldığın yerden devam edebilirsin.

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.