İçeriğe geç

Yanlış kişiye aşık oldum

Bölüm 20 · 3 dk okuma

Yanlış kişiye aşık oldum

Bölüm 20

Babam

Kapının dışındaki adamı gördüğüm anda nefesimi tuttum.

Yıllardır öldüğünü sandığım babam, evin birkaç metre ötesinde duruyordu.

Yüzü değişmişti. Saçlarına birkaç tel beyaz düşmüştü ama gözleri aynıydı.

Çocukluğumdan hatırladığım o bakış...

“Baba?”

Sesim titredi.

Adam başını kaldırdı.

“Evet, Nehir.”

Dünyam bir anda altüst oldu.

Annemin yıllarca sakladığı şey buydu.

Babam yaşıyordu.

Koşup ona sarılmak istedim ama ayaklarım olduğu yerde kaldı.

Çünkü zihnimde tek bir soru vardı.

“Neden?”

Babam kapıya doğru yaklaştı.

“Çünkü seni korumam gerekiyordu.”

“Beni korumak için öldün mü?”

“Öldüğümü düşündürmek zorundaydım.”

“Bana bir kez bile haber vermedin.”

“Vermek istedim.”

“Peki neden vermedin?”

Babam gözlerini yere indirdi.

“Çünkü seni bulurlardı.”

Kuzey sessizce bizi izliyordu.

Eren ise babama bakıyordu.

“Sen Eren'i de sakladın.”

Babam ona döndü.

“Evet.”

“Beni neden başka bir isimle yaşattın?”

“Çünkü Aras'ın seni bulmasını istemedim.”

Aras bir adım öne çıktı.

“Yıllarca benden kaçtın.”

Babam ona baktı.

“Çünkü sen değiştin.”

Aras'ın yüzü sertleşti.

“Hayır. Sen gerçeği benden sakladın.”

“Gerçek seni durdurabilecek tek şeydi.”

Mira araya girdi.

“Artık herkes burada. Gerçeği anlat.”

Babam derin bir nefes aldı.

“Tamam.”

Hepimiz sessizce bekledik.

“Yıllar önce ailelerimiz büyük bir anlaşmanın parçası oldu. Amaç, bazı insanların kimliklerini ve geçmişlerini korumaktı.”

Kuzey:

“Peki çocuklar neden bunun içindeydi?”

Babam bana baktı.

“Çünkü Nehir doğduğunda, onu korumak için bütün sistem değiştirildi.”

“Benim neyim vardı?”

“Bir kayıt.”

“Ne kaydı?”

Babam cevap vermeden önce eski masaya oturdu.

“Sen doğduğunda hastanede bir belge hazırlandı. O belgede seni korumak için gerçek babanın adı gizlendi.”

Kalbim hızlandı.

“Gerçek babam kim?”

Babam uzun süre sustu.

Sonra:

“Bunu söylemeden önce bir şeyi bilmen gerekiyor.”

“Ne?”

“Senin gerçek baban sandığın kişi değilsin.”

Bu cümleyi duyduğumda ne diyeceğimi bilemedim.

“Yani sen benim babam değil misin?”

Babamın gözleri doldu.

“Biyolojik olarak değil.”

Odadaki herkes sustu.

Kuzey bana baktı.

Eren de sessizce geri çekildi.

“Peki kim?”

Babam cebinden eski bir fotoğraf çıkardı.

Fotoğrafta genç bir adam vardı.

Yanında annem duruyordu.

Adamın yüzünü ilk kez görüyordum.

Ama Kuzey fotoğrafı görür görmez dondu.

“Bu...”

“Tanıyor musun?”

Kuzey yavaşça başını salladı.

“Babamın eski arkadaşı.”

Babam:

“Evet.”

“Peki Nehir'le ne ilgisi var?”

Babam fotoğrafın arkasını çevirdi.

Orada tek bir isim yazıyordu:

ALP.

“Alp kim?”

Babam cevap verdi.

“Senin gerçek baban.”

Boğazım düğümlendi.

“Annem bunu biliyor muydu?”

“Evet.”

“Peki neden bana söylemedi?”

“Çünkü Alp yıllar önce kayboldu.”

“Öldü mü?”

“Bilmiyoruz.”

Aras aniden konuştu.

“Hayır.”

Herkes ona döndü.

“Ne dedin?”

Aras'ın yüzü ciddiydi.

“Alp ölmedi.”

Babam ayağa kalktı.

“Sen bunu nereden biliyorsun?”

“Çünkü dün gece onunla konuştum.”

Kuzey:

“Alp nerede?”

Aras cevap vermeden önce bana baktı.

“Bilmiyorum.”

“Bilmiyorsan neden onunla konuştuğunu söylüyorsun?”

“Çünkü bana bir mesaj bıraktı.”

“Ne mesajı?”

Aras cebinden telefonunu çıkardı.

Ekranda tek bir cümle vardı:

“Nehir gerçeği öğrenirse onu bana getir.”

Kalbim hızlandı.

“Beni neden istiyor?”

Aras cevap vermedi.

Tam o anda babamın telefonu çaldı.

Ekranda kayıtlı olmayan bir numara vardı.

Babam açtı.

Karşı taraftan gelen ses çok kısık ama netti.

“Sonunda kızımı bulmuşsun.”

Babamın yüzü bembeyaz oldu.

“Alp?”

Karşıdaki kişi güldü.

“Bunca yıl sonra hâlâ beni tanıyorsun.”

Telefon hoparlöre alındı.

Ben konuşamadım.

Karşıdaki ses devam etti:

“Nehir, beni görmek istiyorsan tek başına gel.”

Babam hemen:

“Hayır.”

Telefon kapandı.

Kuzey bana baktı.

“Gitmeyeceksin.”

“Babamı bulmam gerekiyor.”

“Bu bir tuzak.”

“Belki.”

Babam önüme geçti.

“Sen hiçbir yere gitmeyeceksin.”

İlk kez ona gerçekten kızdım.

“Yıllarca benim için karar verdiniz.”

Babam sustu.

“Artık kendi kararımı vermek istiyorum.”

Kuzey sessizce yanıma geldi.

“Yalnız gitmeyeceksin.”

“Sen de mi?”

“Evet.”

Eren başını salladı.

“Ben de geliyorum.”

Mira çantasını aldı.

“Ben de.”

Aras derin bir nefes verdi.

“Ben de.”

Babam hepsine baktı.

Sonunda gözlerini bana çevirdi.

“Öyleyse hep birlikte gidiyoruz.”

Tam evden çıkacakken telefonuma yeni bir mesaj geldi.

Bilinmeyen numara.

Bir fotoğraf vardı.

Fotoğrafta annem görünüyordu.

Yanında ise Alp.

Fotoğrafın altında yalnızca şu yazıyordu:

“Annen sana her şeyi anlatmadı.”

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.