EDNDER IŞIK
Kızımın kaçırılması üzerinde çok ağlamam boştu. Resmen sürünerek kızımı arıyordum. İstedikleri olmuştu süründürüyorlardı beni. Ama asıl katil ben değildim. Bunu kızıma nasıl açıklayacaktım? Diyelim ki açıkladım o Kuzey denen pislik kızımın aklını bir şekilde çelerdi.
Köşe bucak kızımı aradım fakat bulamadım akşam eve döndüğümde kapıları pencereleri açık şekilde bırakıp çıkmıştım. Kızım benim en değerli varlığım. Ondan başka kimsem yok onun için bu ev değil yüzlerce evden yine vazgeçerdim ama bir iftira yüzünden canım kızım kaçırılmıştı. Karımın ölümünü zaten yıllardır sindirememişken kızıma bir şey olursa ben ölürdüm.
Kendimi mutfakta buldum. Birkaç ağrı kesici vesaire ilaç içtim ve kızımı aramaya koyuluyordum. Tam o sırada masanın üzerinde bir not buldum. Bana kim not gönderirdi. Aklıma kuzey pisliği gelince hızla notu açarak evden çıktım. Notu okumaya başladım;
Açıkladım kızına değil dedim
Baban katil değil dedim
Yanlış kişi dedim
İnanmadı
Kızın hemen kandı
Katil sen değilsin evet ama
Hep sen olarak, kalacaksın
Kızını unut Ender
Hersey aklında kalsın ama kızın olmasın
Çünkü sen katil olmayan bir katilsin.
Notu okudum ve kanım dondu. Kızım nasıl onlara inanırdı? Kızım benim böyle bir şey yapmayacağımı bilirdi. Keşke ilk not geldiği gün kızımı da alıp gitseydim buradan. O günün sabahına gelen Notu bır şaka sandım ama yine de korktum keşke gitseydim. Keşke..
Ama fayda etmedi keşkeler sabaha kadar aradım ağlayarak,bulamadım kızımı. Zaten Kızım onlara inanmışken daha da nasıl bakacaktım kızımın yüzüne...


