O an sadece şaşkın şaşkın orada duruyordum ne olduğuna dahil hiç fikrim yok tu çünkü her şey saçma geliyordu bir kitaptaydım yada komaya girmiştim en mantıklı iki seçenek buydu önüme gelen elbiseler sanki tarih müzesinden fırlamıştı "lan siz benle dalga mı geçiyorsunuz bunlar ne giymem ben bunu giymem " dedim ne olduğunu anlamadan "ya beni niye bu işe kattınız bir kızla ben ilgilenemem siz tam bir neyse" dedi umursamaz ve küstah bir sesle artur sinir olmuştum ama sakin kalmaya gayret gösterdim sumane sakin bir şekilde gülerek " abartma yahu belki bu senin işine gelir yani aşk konusunda" dedi "ne aşkı savaş çıyım ben hanımcı değil daha önce olmadı olmayacakta " dedi utanmış gibi artur
"ama haksız mıyım nisume bile biliyor herkes bir gün bulur eşini" dedi sumane
"evet artur nasibin açılır belki" dedi nisume gülerek
"alo brn buradayım duyuyorum yani aşk meşk ne oluyor " dedim
unlar elime kırmızı ve siyah bir elbise tutuşturdular ve giymek zorunda kaldım kendi aralarında konuşmaya daldıklarında kaçmaya çalışıyordum ama nafileydi beni odaya koyup beklememi söylediler yaklaşık on dakikadan sonra kapı açıldı bende ayağa kalktım ve taç olsun pelerin olsun bir kral içeri girdi ona bakakaldım "demek rengoku sensin" dedim şaşkınca "a demek ünüm benden önde gidiyor ne bekliyorum ki koskoca ateş krallığının kralıyım sende benim varisimsin" dedi gururlu bir şekilde " tamam artık eminim ölmüşüm " dediğimde gülmeye başladı "sen bu gururlu göreve ölüm mü dedin burada olmak için herkes can atıyor ya sen ise beni cidden şaşırttın " dedi