Herkes bana korkan bakışlarla bakıyordu sanki kötü bir şey demişim gibi. "Neden bana öyle bakıyorsunuz sanki önünüzde katil var ben ona haddini bilmesi için öyle dedim sizde san ki bilmiyorsunuz beni size söyledim ben onu uyara bilirdiniz " bunları derken göz bebeklerim küçüldü ve etrafa korkuyla bakıyordum melisa üzgün bir tavırla " b ben çok çok özür dilerim ona bahsetmedim o biraz temas seven biri sizin samimi olacağınızı düşünemedim " dedi
" yahu siz benimle dalga mı geçiyorsunuz o benim en za" dicekken sustum
" yada boş versenize gidiyorum ben" diyip arkamı döndüm arkamdan bağırsalarda onları dinlemeden uzaklaştım eve gelip kimseyi umursamadan odama çıkıp uyudum
gözlerimi açtığımda bulunduğum yer çok farklıydı avizesi ihtişamlıydı ve tavan döşemesi bile ben bir kralın eviyim diye bağırıyordu hemen doğruldum ve yanımda sanki prens ler gibi giyinmiş 3 kişi vardı yüzümde şaşkın bir ifade olması gerekirken ben umursamaz bir ifade ile "Harika ölmüşüm öbür dünya böyle miydi ya" dediğimde 3 kişide aynanda bana baktı "o zaman sizde yardımcım olan melekler olmalısınız hadi o zaman ilk emrim kahve olacak bana buzlu bir şeyler getir sürtük" dediğimde 1 hariç herkes gülmeye başladı gülmeyen kişi kırmızı bir şeyler giymişti görkemli yüzünde bir tane bile kıl yoktu ama büyük bir öfke ile bana bakıyordu "ne yardımcısı be cadaloz şey sen nasıl olurda rüzgarın varisine sürtük dersin ben tengen in varisi Artur ve kimsenin hizmetkarı değilim aptal "
" Ahh Artur biraz sakin ol sadece öldüğünü sanıyor aslında buna inandıra bilirdik neyse o ateşin varisi saygılı olmalısın her neyse . ilk defa bir kız varis oldu ben sumane memnun oldum ben suyun varisi " dedi masumca
" herkes kendini tanıtıyor sıra bende o zaman ben yoşhironun varisi nisume toprak kırallığı n dan" dedi üstün körü
"bende noel baba o zaman" dedim gülerek bu aptallar benle alay mı ediyor ben 3 yaşındaki velet değilim artık 15 yaşındayım bana bunlar sökemez "Allah ım söz veriyorum bir daha gamze çeliğin piramitten ışınlanma sahnesine saçma demiceğim ama hala saçma geliyor neyse bu arda kitap falan var mı bu arada çok sıkıldım ben dışarı çıkıyorum unutmadan artur sürtüksün" dedim ve ayağı kalktım o sırada artur bir ışınla yanıma geldi ve bana vurmak için elini kaldırdığında ona kafamı çevirdim ve eli bana yaklaştığında onun elini tutup sıkmaya başladım şaşkın gözlerle bana bakıyordu "bırak lan elimi " dedi öfkeli bir sesle "hatırlatırım ilk sen bana vurmaya çalıştın bende kendimi savundum bana bir daha el kaldırırsan kırarım o elini" dedikten donra bıraktım ardından sumane "sakin olun dostlar ilk baştan kavga ederseniz bu iş yaş birazdan rengoku gelecek ve varisini böyle görmekten hoşlanmayacaktır sana cici şeyler bulalım kasabadakiler bile daha şık giyiniyor senin ne giydiğinden haberim yok çok farklı bir tarz" dedi şaşkın bir ifade ila ağzımdan o kelime çıktı "sıçtık"