İçeriğe geç

Yanlış Hedef

Bölüm 16 · 2 dk okuma

Yanlış Hedef

Bölüm 16

İp Ucu

🖤🤍

Birinin seni seçmesi, görünür kılar.

Görünür olmak ise hedef olmaktır.

O gece bunu ilk kez bu kadar net hissettim.

Silah sesi hâlâ kulaklarımdaydı. Duvara saplanan mermi izine bakarken içimde tuhaf bir sakinlik vardı. Bu sakinlik huzur değildi. Daha çok… kabul gibi bir şeydi.

Ekip içeride dağıldı. Eren bağırıyordu, biri kaçan adamın peşinden koşuyordu, Emir bilgisayarları toplamaya çalışıyordu.

Kaos vardı.

Ama benim odağım tek bir yerdeydi.

Kapı.

Kaçtığı yer.

“Peşinden gitmiyoruz,” dedi Eren sertçe.

“Geç kaldık,” dedi biri.

“Hayır,” dedi Eren. “Tuzak olabilir.”

Ben başımı kaldırdım.

“Zaten tuzak.”

Bu cümle…

kimseyi rahatlatmadı.

Karan sessizdi.

Bu sefer fazla sessizdi.

Ona döndüm.

“Ne düşünüyorsun?”

Kısa bir duraksama.

“Bu adam profesyonel,” dedi.

“Bunu ben de görüyorum.”

“Hayır,” dedi. “Profesyonel ama… sahada değil.”

Kaşlarımı çattım.

“Ne demek o?”

“Yani…” dedi yavaşça, “birine çalışıyor.”

Bu cümle…

her şeyi değiştirdi.

“Kim?” dedim.

“Henüz bilmiyoruz.”

Yine aynı cevap.

Ama bu sefer…

sinirlenmedim.

Çünkü artık fark ediyordum.

O gerçekten bilmiyor olabilir.

Ya da…

bilmek istemiyordu.

Emir yanımıza geldi.

“Elimizde bir şey var,” dedi.

Tabletini açtı.

Ekranda bir görüntü.

Bir kamera kaydı.

“Depodan,” dedi.

Ben yaklaştım.

Karan da.

Görüntüde o adam vardı.

Net değildi ama yeterliydi.

Yüzü tam seçilmiyordu.

Ama bir şey vardı.

Kolunda.

Bir işaret.

Tanıdık.

Kalbim hızlandı.

“Bunu daha önce gördüm,” dedim.

Karan hemen bana döndü.

“Nerede?”

Gözlerimi kısmadan baktım.

“Eski bir dosyada.”

“Ne dosyası?”

Bir an sustum.

Çünkü bu…

tesadüf değildi.

“Yanlış operasyon,” dedim.

Karan dondu.

Gerçekten.

“Ne?”

“Yıllar önce,” dedim. “Bir baskın.”

Sesim yavaşladı.

“Yanlış hedef.”

Bu cümle…

havayı kesti.

Karan bir adım yaklaştı.

“Devam et.”

Bu bir istekti.

Ama emir gibiydi.

“Orada da bu işaret vardı,” dedim. “Ama kimse önemsemedi.”

“Niye?”

“Çünkü herkes sonucu gördü,” dedim. “Sebebi değil.”

Sessizlik.

Bu sefer ağırdı.

Eren araya girdi.

“Bu ne demek oluyor?”

Ben gözlerimi ekrandan ayırmadım.

“Bu, ilk değil,” dedim.

“Yani biri…” dedi Emir, “yıllardır aynı şeyi yapıyor.”

“Evet.”

Karan bana baktı.

Bu sefer farklıydı.

“Ve sen bunu şimdi söylüyorsun.”

Bu cümle…

suçlama değildi.

Ama öyle hissettirdi.

“Çünkü o zaman anlamlı değildi,” dedim.

“Şimdi mi anlamlı?”

“Şimdi biri beni hedef alıyor,” dedim.

Bu cümle…

ilk kez bu kadar net çıktı ağzımdan.

Ve herkes sustu.

Eren derin bir nefes aldı.

“Tamam,” dedi. “O zaman bu dosya büyüyor.”

“Zaten büyüktü,” dedim.

“Hayır,” dedi. “Artık kişisel.”

Bu kelime…

yerine oturdu.

Karan hâlâ bana bakıyordu.

“Sen o operasyondaydın,” dedim.

Bu cümle…

yavaş çıktı.

Ama etkisi hızlı oldu.

Gözleri bir an dondu.

“Evet,” dedi.

“Ve sen hâlâ bilmiyorsun mu?” dedim.

Bu soru…

direkti.

Karan çenesini sıktı.

“Bildiğimi düşündüğüm şeyler…” dedi, “artık yeterli değil.”

Bu cümle…

itiraf gibiydi.

Ama yetmezdi.

“Benim için de değil,” dedim.

Göz göze geldik.

Ve o an…

ilk kez aynı yerdeydik.

Ama bu…

güven değildi.

Bu sadece…

aynı sorunun içinde olmaktı.

Ve en kötü kısmı şuydu:

Cevap…

ikimizi de yıkacak gibiydi.

🖤🤍

Selammmmm bebiserrrrr

Yine ve yine uzatmadan diğer bölüme geçicemmm

Görüşürüzzz seviliyorsunuzzz

🖤🤍

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.