Hastane odasında hemşirenin yüzündeki gergin ifadeyi görünce Rüya’nın yüreği sıkıştı.Hemşire kaşlarını çatmış, elindeki dosyayı açıp kapatıyor, ardından başını kaldırıp:— Rüya… sanırım… burada bir hata olmuş, dedi.Rüya kaşlarını kaldırdı.— Ne hatası?— Sen… aslında… bu ailenin çocuğu değilsin. Doğumda bir karışıklık olmuş. Öz aileni bulduk.Rüya’nın dudakları titredi. On sekiz yıldır bildiği anne-baba… sahte miydi yani?Daha “Hayır, olamaz!” bile diyemeden, kapıda siyah takım elbiseli uzun boylu bir adam belirdi. Gözleri karanlık, bakışı sertti. Elinde deri bir çanta, yanında hastane görevlisi.— Ben Bora, dedi tok bir sesle. Sana… kardeşlerimizle birlikte bakacağız.“Kardeşlerimiz” kelimesi boğazına takıldı Rüya’nın. Adam çok soğuk görünüyordu.Hastane çıkışında siyah bir SUV bekliyordu. Aracın kapısını Bora açmadı, sadece başıyla işaret etti.Rüya sessizce arka koltuğa oturdu. Yanına, kısa saçlı, gözleri gülümseyen ama içinde belli bir mesafe olan biri bindi.— Ben Deniz, dedi kısaca. Hoş geldin.Arabada beş dakika sessizlik oldu. Bora gözlerini yoldan ayırmadan konuştu:— Kurallara uyarsan sorun olmaz. Evde beş erkek kardeşin var. Hepsi farklı karakterde. Önce sana alışmayabilirler.Rüya derin bir nefes aldı.— Ben de onlara alışamayabilirim.Bora kısa bir an ona baktı, sonra tekrar yola döndü.---Eve İlk GelişDört katlı, beyaz boyalı, camları geniş bir villa kapıda onları bekliyordu. Bahçede devasa bir havuz, kenarında minderli şezlonglar.Kapı açıldığında içeriden genç erkek sesleri geldi.İlk karşılayan, spor giyimli, boyu uzun, elinde basketbol topu olan Kerem’di. Kaşları hafif çatılıydı.— Bu muymuş yeni kız? dedi umursamazca.Hemen arkasından, saçları dağınık, bilgisayar gözlüğü takan Efe geldi.— Merhaba, dedi hafif gülümseyerek. Ben Efe.Bir başka genç, Mert, gömleğinin kollarını sıvamış, sert bakışlarla süzdü.— Umarım evin düzenini bozmazsın.En küçükleri olan Can ise merakla yaklaşıp hemen soruya başladı:— Kaç yaşındasın? Hangi müzikleri seversin? Futbol oynar mısın? Hangi okulda okuyacaksın?Bora kaşını çattı.— Can, susta nefes alsın.Rüya’nın içi sıkıldı. Bu evde yabancıydı.Bora başıyla odasını gösterdi:— Eşyalarını yerleştir. Akşam yemeğinde herkes masada olur.---İlk AkşamAkşam masası büyüktü. Kristal avize altında herkes sessiz yemek yiyordu.Bora, çatala dokunmadan, sadece konuştu:— Sana alışmaları zaman alacak. Herkesin kendi hayatı var, saygı duy.Rüya da kaşlarını hafif kaldırarak:— Benim de kendi hayatım var.O an masada bir gerilim yayıldı. Kerem, topunu masanın yanındaki sandalyeye bırakmıştı ama bakışları hâlâ sorgulayıcıydı. Mert, tek kelime etmedi. Deniz ise sessizce tabağındaki salataya odaklanmıştı.---Bu, ilk günün başlangıcıydı. Rüya bu evde yabancıydı, Bora ise sert tavrıyla duvar örüyordu. Ama henüz kimse bilmiyordu ki… bu duvarlar yavaş yavaş yıkılacaktı.
Bölüm 1
Yeni ev sert bakışlar
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.