İçeriğe geç

YANAN KALBİN VARİSİ

Bölüm 7 · 2 dk okuma

YANAN KALBİN VARİSİ

Bölüm 7

6. BÖLÜM: VE PRENSES KABEDER

ALİSİA 5 YAŞINDA

“Hadi yakala beni baba!” küçük kız babasından kaçarken haykırdı. Annesi sıcak ateşte etleri pişirirken kıkırdadı. Marcus beşiğinde sallanıyor, Christ ödevlerini yapıyordu. Babası küçük kızın elbisesinin eteğinden tutup kızı kendine çekti ve yakaladı. Kızı kucağına alıp döndürdü. Küçük kız kahkaha atarken babasının boynuna yapıştı. Babası dönmeyi durdurduğunda biricik kızına uzun uzun baktı. “Yakaladım seni prenses.” Kız anlam veremeyerek kaşlarını kaldırdı. Büyük gözleri kocaman açıldı ve dudağını büzdü. “Ama, Tune’un bir prensesi var zaten. Ben halktan birisi değil miyim babacım? Ben de mi kraliyet soyundan geliyorum? Ben sizin kızınız değil miyim?” küçük kız korkuyla bütün soruları sıraladı. Babası sırıttı fakat gözleri çok şey anlatıyordu. ”Benim prensesim sensin, tatlım.”

20 YIL SONRA

“Baba, hayır baba! Ölme, hani ben senin prensesindim? Prenses kral olmadan prenses olur mu? Kız çocuğu babası olmadan çocuk olur mu? Yapma baba, ölme!” genç kız kalan son gücyle ağlamaya başladı. Bir yandan o vampire lanet ediyor, bir yandan babasını kurtaracak kadar erken uyanamadığı için kendine lanet ediyordu. Marcus yatağında cansız bedeni ile kanlar içinde yatıyordu. Chris yerde göz yaşları ve kanlar içinde yatıyordu. Ruhu çoktan ağzından özgürlüğü için kaçmıştı. Annesi ise, az maaş veren işinde fazla mesaiye kalmak zorunda olduğu için işteydi. Şu anda onlara yardım edecek kimse yoktu.

2 YIL SONRA

“Anne, üzgünüm. Bunu yapmak zorundayım. Sana söz veriyorum, geri döneceğim. Dönecek ve seni kurtaracağım” Alisia yatakta uyuyan annesinin alnından öperken sıraladı cümleleri. Annesinin solgun tenine bakarken midesi burkulmuştu. Acı çekiyordu. Eğer annesi onun gitmesine izin verseydi, bunların hiçbiri yaşanmazdı. Yaşanmazdı çünkü Alisia annesini de alır akademiye giderdi. Fakat annesinin ısrarı Alisia’nın geleceğinin önüne taş duvarlar örmüştü. Fakat yapacak bir şey yoktu, çünkü Alisia çoktan sırt çantasına gerekli eşyaları doldurmuştu. Gidecekti. Gidecek ve hayallerine kavuşacaktı. Belki babası kadar güçlü olmazdı, belki babsı kadar iyi nişan alamazdı, belki babası kadar iyi vuramazdı hedefi. Ama ondan öğrendikleri ona yeterdi. Evden çıkmadan önce kapı girişindeki masada babası ile olan bir fotoğraf gördü. Sırıttı. Fakat bu sırıtışın arkasında dağlar vardı. Sisli, karlı dağlar. Titreyen elleri ile fotoğrafı kavradı. Babasının yüzünü eliyle okşadı. Fotoğrafa sarıldı, sanki babasına sarılıyormuş gibi sarmaladı. Fotoğrafı çantasına sıkıştırdı ve kapıyı açtı. Çıkmadan önce duraksadı. Omzunun üzerinden annesine baktı. Sessizce iç geçirdi. “Seni seviyorum, anne.”

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.