İçeriğe geç

Yan Komşu

Bölüm 6 · 5 dk okuma

Yan Komşu

Bölüm 6

Uzaklara Gitmek

Rüstem'in sesinde kararlılık vardı, ancak Poyraz'ın yüzünde beliren alaycı gülümseme, bu kararlılığı küçümsüyordu. Poyraz, Rüstem'in bileğini ani bir hareketle serbest bıraktı ve geri adım attı.

"Demek sen olacaksın, öyle mi?" Poyraz'ın sesi, bir yılanın tıslamasını andırıyordu. "Beni gerçekten tanıyor musun, Rüstem? Beni durdurabileceğini mi sanıyorsun?"

Rüstem, gözlerini Poyraz'dan ayırmadan, "Senin acı ve korkuyla beslenen bir canavar olduğunu biliyorum," dedi. "Ama bu dünyada hala umut var, hala iyilik var. Ve ben o umut için, o iyilik için savaşacağım."

Poyraz, Rüstem'in sözlerine kahkaha ile karşılık verdi. "Senin iyiliğin, senin umudun... Hepsi boş hayaller, ihtiyar. Bu dünya benimle yeniden şekillenecek. Kaçışın yok."

Rüstem, derin bir nefes alarak geri adım attı. Bana dönüp gözlerimin içine baktı. "Mehir, içindeki savaşı kazanmalısın. Poyraz'ın seni kullanmasına izin verme."

Bu sırada Poyraz, elini kaldırarak bana doğru yürümeye başladı. "Mehir, bize katıl. Gerçek gücün tadını çıkar. Bizimle ol, sana vaat edilen her şeyi al."

Zihnimde çığlıklar yankılanırken, Rüstem'in sözleri kulaklarımda çınlıyordu. İyi ve kötü arasındaki bu savaş, içimdeki karanlıkla aydınlık arasında da sürüyordu. Kendi irademi toparlamaya çalışarak, Poyraz'ın yaklaşmasına izin vermedim.

"Hayır," dedim titreyen bir sesle. "Senin kontrolün altında yaşamayacağım."

Poyraz, bir an için duraksadı. Gözlerinde beliren öfke, yüzüne yayılan bir tehdit olarak ortaya çıktı. "O zaman sen de diğerleri gibi yok olacaksın, Mehir. Bunu kendin seçtin."

O an, Rüstem'in bana verdiği güç ve cesaretle, içimdeki karanlığa karşı durmaya karar verdim. Bu, sadece benim savaşım değildi; bu, insanlığın ve iyiliğin savaşıydı. Poyraz'ı alt etmek için ne gerekiyorsa yapacaktım.

"Bunu kendin seçtin... Buradan kurtulabilirseniz size müthiş bir sahne hazırlayacağım. Küçük kahramancılık oyununuzun ilk gösterisi burada başlıyor. "

Bunları söyledikten sonra arkasını dönerek yürümeye başladı. Bu kayıtsız tavırları beni deliye döndürüyor. Bizi bir tehdit olarak bile algılamıyor, onun gözünde halen kuklasıyım, sadece bir ipim kopmuş olsa da halen onun kuklasıyım.

Bu gerçek yüzüme tokat gibi çarpan Poyraz'a doğru hırlamaya başladım, içimde köpüren öldürme isteği beni ele geçiriyor. "POYRAZ! "

Ağzımdan tükürükler saçarak ona doğru koşmak için hamle yaptığımda Rüstem hızla bileğime yapışıp beni durdurdu. "Yapma, şimdi değil. Buradan uzaklaşmalıyız. " Bileğimdeki elini tırnaklarımla kendimden ayırıp tekrar Poyraz'a doğru koşmak için hamle yaptığımda nereden çıktığını anlamadığım bir yeşil adam Poyraz ile benim arama girdi. Ağzından salyalar saçarak bir taraftan bana hırlıyor bir taraftan ise yere doğru eğilerek üstüme atlamak için duruşunu düzeltiyordu. Bu hareketi beni vahşi bir hayvan gibi kışkırttı. Bende aynı harekette bulunup ellerimi yere yerleştirerek ona atlamak için doğru anı bekliyordum, gözlerim yeşil adamın boynuna kilitlenmiş halde karşımda kinin en ufak hareketinde saldırmak için bekliyordum. İkimizde hareketsiz bir şekilde deli gibi birbirimize hırlarken arkamdan yükselen acı dolu inleme ile dikkatim dağıldı. Karşımdaki yeşil adamdan gözlerimi bir saniyelik ayırmam ile beni tekmeleyerek çöp konteynırına doğru fırlattı. Ne kadar doğrulmak için hızlı hareket etmeye çalışsam da adam çoktan yanıma gelip ayağını göğsüme bastırarak beni olduğum yere mıhladı. Göğsümde ki acı kendime gelmemi sağladı. Üstümdeki uzaylının ayağına tırnaklarımı geçirdim ama o hiçbir şekilde kımıldamadan göğsüme daha kuvvetli bastırmaya başladı. İçimdeki nefret ve öfke yerini acizliğimin gerçekliğine bırakıyordu. Poyraz kendine kukla gibi kullandığı bir ordu yaratmıştı; ordu ise cani, acımasız, düşünme kabiliyeti olmayan, sadece öldürmek için üretilmişti.

Ben ise halen insanı duyguları olan biraz (!) güçlü ipi kopmuş bir kuklaydım. Burada ölmeyeceğim değil mi?! Tekrar o masaya yatmak istemiyorum! Tüm acizliğim ve son bir ümit ile Rüsteme döndüm. "Yardım-"

Rüsteme yardım için bağırdığımda onu kanlar içinde yerde kopmuş kolundan akan kanı durdurmak için açık yarasını bastırırken gördün. Acı inlemeleri içinde yerde kıvranırken ne kadar aptal olduğumu anladım, korkuyla Rüstemin kopuk elini tutan uzaylıya baktım. Yüzünde hiçbir ifade yok;bakışları dönük, dudakları birbirine kenetlenmiş, göz bebekleri küçücük bir şekilde Rüsteme bakıyordu. Lanet olsun, bu kadar basit miydi? İçimdeki Poyraza olan öfkem korku ve acizlikle yer değiştirirken sadece yerde kıvrılan Rüsteme bakabiliyordum.

Yavaşça tepemde dikilen uzaylıya döndüm, aynı donuk bakışlar. Böyle mi ölecektim, bu kadar basit miydi Poyraza olan öfkem. Ahh burada öylece öleceğim ve Poyraz ise kendi krallığını inşa ederken ona basamak olmaktan başka bir şey yapamayacağım.

Yine de kendimi kontrol etmem gerektiğini biliyordum. Şu an bu halde olmamızın sebebi az önce Rüstem'in dediğini dinlememiş olmamdı ve eğer birisi bir şey yapacaksa o ben olmalıydım. Kanımda akışını hissettiğim ani bir adrenalin ile üzerimdeki uzaylıyı ileriye doğru fırlattım. Poyraz'ın ya da başka yeşil uzaylıların şu an da burda olup olmadığından emin değildim ama ne olursa olsun Rüstem'in yardımıma ihtiyacı vardı. İlerideki yeşil uzaylının donuk gözleri Rüstem'e kitlenmiş sanki onu daha da parçalamak, canını yakmak istiyormuş gibi yerinde hazırlanıyordu. Ondan önce davranıp Rüsteme doğru koştum ve hızlıca kenarıya çektim. Uzaylının bakışları kitlendiği yerden bir saniye bile ayrılmamış sanki Rüstem'in nereye gittiğini anlamaya çalışıyor gibi aynı yerinde duruyordu. Bu bir numara mıydı, gidersek arkamızdan bize mi saldıracaktı ? Rüstem'in acı içindeki inlemesi ile düşüncelerimden ayrıldım ve Rüsteme baktım. Gidelim dercesine kıvranıyor, yaşlı gözlerle bana bakıyordu ve bu sefer onu dinleyecektim. Nereye gideceğimizi ve eli için ne yapabileceğimizi bile bilmeden çok uzaklara gidecektim, tabi bu lanet yerden ne kadar gidebilirsem.

Emeği geçenler: @gandalf @sempatik_kedi @bbosvergitsinn

Merhaba, biz Çizgi Yazarlarıyız! Çizgi'de "kitabını duyurmaya çalışan ve destek arayan yazarlara" yardımcı olmak amacıyla kurulan discord sunucumuzda yazarlarımız, hikayeyi devam ettir etkinliği ile bu kurgunun temellerini attılar. Kitabı beğendiyseniz yazarları kendi hesaplarını takip ederek de destekleyebilirsiniz...

Sunucumuz yazarlara kitaplarını tanıtma, oy, yorum, eleştiri gibi desteklerin yanı sıra diğer yazarlarla arkadaşça sohbetler edebilecekleri bir ortam sunuyor. Yazarlara, kitap yazarken yardım istedikleri konularda el uzatacak olan kişiler bulabilecekleri, oyunlar ve etkinliklerle zaman geçirebilecekleri, saygılı ve huzurlu bir ortam vadediyoruz!

Eğer siz de ismini duyurmak isteyen keşfedilmemiş bir yazarsanız, topluluğumuza katılarak destek alabilirsiniz.

Aramıza katılmak isterseniz lütfen bize dönüş yapın

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.