İşte karşımdaydı. Beni ben olmaktan çıkarıp insan olduğumu bile unutturacak kadar yaralayan Boraz Vural işte oradaydı . Elimi uzatsam tutacak kadar yakın , bir adım ona doğru gitsem kaybolup gidecek kadar uzak .
O an öyle bir baktı ki bana ... Sadece bir anlığına gözlerinde bir farklılık hissettim. Ama bu o kadar kısa sürdü ki gerçek miydi kestiremiyorum.
" Levâ ! "
Yıllar sonra dudaklarından dökülen tek kelime gerçekten bu muydu?
Bir kez olsun konuşsun, özür dilesin yalvarsın diye beklerken Boraz Vural sadece ismimi mi söylemişti.
Pekâlâ ne bekleyebilirdim ki .
O an bir şey oldu . Boraz Vural bana yaklaşırken birden kaybolup gitti .
İşte dedim bizim özetimiz bu .
Levâ ve Boraz 'ın hikâyesinin özeti bu .
Bir tanesi öbürü sabit bir şekilde onu beklerken diğeri ona yaklaştıkça kayboluyordu.
Oysaki Levâ ondan gelecek tek bir adıma bile razıyken Boraz ona geldikçe yok oluyor , kendinden eksiliyordu.
İşte o an anlaşıldı. Boraz Vural eksildikçe Levâ da bir şeyler hep çoğalıyordu.