(3 gün sonra...) Sabah güneşiyle gözlerimi açtığımda yerimde doğruldum. Sena ablalara gidecektik annemle Rüzgar bizi almaya gelecekti. Hemen üzerime pratik bir şeyler giydim, hafif makyaj yaptım ve aşağı inip annemi hazırladım. Yerinden fazla kalkmaması gerekiyordu. Rüzgar geldiğinde güldüm ve hemen aşağı indik. Bu üç günde Kerem'i hiç görmemiştim, ne yazmıştı ne birşey. Gerçektende gitmişti hayatımdan, maalesef. Özlemiştim onu, siz hiç dokunamadığınız bir kişiyi bile özlediniz mi? Ben özledim, hemde deliler gibi. Yazmak istedim ancak yüzsüzlük olur diye yazmadım, hemde gurur yaptım. (Ay aklıma Gurur Kalender gelmesi şakamidurrrr?) Arabaya bindiğimizde Rüzgarda bir gariplik vardı, gülmüyordu ve birşey saklıyor gibiydi. Birşey demedim ve yola baktım. Yol boyunca Rüzgarı arada izledim, cidden sanki birşey saklıyordu. Gitiğimizde Rüzgara baktım, annem içeri girmişti. "Ne oldu? " Rüzgar gözlerini kaçırdı. Birşey olmuştu. "Rüzgar! Ne oldu!? " Dedim en son sesimi biraz yükselterek. "Kerem... " Ne olmuştu ona? Birşey mi olmuştu? Hastamıydı? Gitmiş miydi?... "Ne?" Dediğimde gözlerine baktım. "Kerem Ne? " "Görevde... Yaralanmış şuan.. " Kalbim durdu sanki, hatta kalbim değil dünya bile durmuştu bende. Görev... Tabi ya o gün o yüzden gelip bana herşeyi... Elimi kalbime koydum, sakinleşmesini bekledim ancak kalbim git gide daha çok çarpıyordu. "Nasıl? Durumu? " Boğazımı biri sıkıyordu sankı, nefes almamamı istiyordu, öleyim istiyordu. Gözlerim doldu birden, elim titredi. "Ağır.. " Hayat daha kaç kere bana tokat atacaktı? Bu kaçıncıydı? Neydi bana gelen bu uğursuzluk? Hastaneninde ismini öğrenip tam gaz hastaneye yol aldım. En son babama böyle acele ile koşmuştum, yalın ayak daha 18 yaşında bir kızken, şimdi ise beni terk eden ancak hala ona deliler gibi aşık olduğum adama koşuyordum. Hastaneye geldiğimde bir kaç kişi vardı, korkuyla onlara baktım. "Kerem.. Nerde? " En öne dövmeli biri çıktı, bir bardak su verdi bana. "Sakin ol... Mira olman gerekiyor dimi? " Başımla onayladım. "Kerem anlatmıştı, gel bakalım. " Bir yoğun bakımın önüne geldik. Camdan Kerem'e baktım. Dudakları solgun, yüzü bembeyaz, göğsü inip kalkmıyordu bile. Korkuyla baktım yüzüne, kalksın istedim o an. Gelsin ne yaparsa yapsın birşey demezdim. Ama kalksın yeterki ordan, kalksın baksın gözlerime... Başımı yana eğdim, gözümden bir damla yaş aktı.. Karşı banka geçtim, başımı duvara yaslayıp Kerem'e bakarak uykuya daldım... .......... (2 gün sonra) Gözlerini açtığımda boğazım kupkuruydu, Kerem'in durumu biraz ilerlemişti, iyiydi yani. Bir kaç kere girip onunla biraz konuşmuştum,gerçi ben konuşmuştum. Keremin böyle olmasının sebebi, patlama gibi birşeymiş ancak arabanın altına konulmuş bir bomba. Fark ettiğinde kalkıp kaçmaya çalışırken de olan olmuş zaten. İki gündür duş dışında eve gitmemiştir, Rüzgar bakıyordu anneme. Onlara çok fazla borcum vardı. Herkese yük oluyormuşum gibi geliyordu, Kerem'e, Rüzgara, Meteye.. Kendime... Bir nefes çektim içime, derince bir soluklanma gibi. Ama hala içimde öyle birşey vardıki, içimdeki her şeyi de söküp çıkarsanızda geçmez gibi. Ayağa kalkatım ve son kez Kerem'e bakıp. Önce Yaman abiye döndüm. "Abi, birşey olursa haber verir misin? " Yaman abim kaşlarını çattı. "Nereye Mira? " Başıma attım elimi, zonkluyordu. "İşim var abi.. " Dikkatlice baktı yüzüme, en son pes etmiş gibi bir nefes verdi bir kez Kerem'e bakıp hemen bana geri baktı. "Pekala, haber ederim. " Gözlerimle teiskkür edip minnetle ona bakıp arkamı dönüp gittim. Arabaya bindim ve yüksek sesle şarkı açtım. 𝘠𝘢𝘳ı𝘯 𝘩𝘢𝘵𝘳ı𝘮ı 𝘴𝘰𝘳𝘴𝘢𝘯 𝘯𝘦 𝘰𝘭𝘶𝘳? 𝘉𝘶𝘨𝘶̈𝘯 𝘩𝘦𝘷𝘦𝘴𝘪𝘮𝘪 𝘬ı𝘳𝘥ı𝘯 𝘣𝘪𝘳 𝘬𝘦𝘳𝘦𝘎𝘪𝘵𝘮𝘦 𝘥𝘦𝘮𝘦𝘮𝘭𝘦 𝘬𝘢𝘭𝘴𝘢𝘯 𝘯𝘦 𝘰𝘭𝘶𝘳? 𝘎𝘰̈𝘯𝘭𝘶̈𝘮 𝘤̧𝘰𝘬𝘵𝘢𝘯 𝘺𝘰𝘭𝘢 𝘤̧ı𝘬𝘮ı𝘴̧ 𝘣𝘪𝘳 𝘬𝘦𝘳𝘦.. 𝘠𝘢𝘳ı𝘯 𝘩𝘢𝘵𝘳ı𝘮ı 𝘴𝘰𝘳𝘴𝘢𝘯 𝘯𝘦 𝘰𝘭𝘶𝘳? 𝘉𝘶𝘨𝘶̈𝘯 𝘩𝘦𝘷𝘦𝘴𝘪𝘮𝘪 𝘬ı𝘳𝘥ı𝘯 𝘣𝘪𝘳 𝘬𝘦𝘳𝘦𝘎𝘪𝘵𝘮𝘦 𝘥𝘦𝘮𝘦𝘮𝘭𝘦 𝘬𝘢𝘭𝘴𝘢𝘯 𝘯𝘦 𝘰𝘭𝘶𝘳? 𝘎𝘰̈𝘯𝘭𝘶̈𝘮 𝘤̧𝘰𝘬𝘵𝘢𝘯 𝘺𝘰𝘭𝘢 𝘤̧ı𝘬𝘮ı𝘴̧ 𝘣𝘪𝘳 𝘬𝘦𝘳𝘦.. 𝘚̧𝘪𝘮𝘥𝘪 𝘤̧𝘢𝘵ı 𝘬𝘢𝘵ı𝘯𝘥𝘢 𝘪𝘯𝘻𝘪𝘷𝘢 𝘷𝘢𝘬𝘵ı 𝘯𝘦𝘳𝘦𝘥𝘦 𝘢𝘳𝘢𝘯𝘢𝘤𝘢𝘬 𝘩𝘢𝘬𝘭ı𝘯ı𝘯 𝘩𝘢𝘬𝘭ı? 𝘋𝘪𝘯𝘭𝘦𝘮𝘦𝘭𝘪𝘺𝘪𝘮 𝘷𝘢𝘬𝘵𝘪𝘯𝘥𝘦 𝘢𝘬𝘭ı, 𝘴𝘦𝘯𝘪 𝘶𝘯𝘶𝘵𝘮𝘢𝘺𝘢 𝘤̧𝘢𝘭ı𝘴̧𝘮𝘢𝘬𝘵𝘢 𝘷𝘢𝘳𝘮𝘪𝘴̧... Mezarlığa geldiğimde derin bir nefes çektim içime, dert ortağıma gelmiştim. Babama... Ürkek adımlarla onun ismini aradım, evet şuan belkide her kes mutlu bir şekilde babalarının yüzlerini ararken. Ben babamın mezarını arıyordum. İşte hayatın bir acımasızlığı daha. İsmi görüş açıma girdiğinde gözlerim doldu. Adımlarım yavaş yavaş babamın yanına gitti, yanına oturdum, başımı taşına koydum. Yıkamam gerekiyordu. Tertemiz yaptım babamı, çiçekler diktim, eminim yaşasaydı bizi hiç bırakmazdı.. Tekrar aynı pozisyona geldim ve başımı taşa koyduğumda bir damla yaş yanağımsam usulca aktı. "Baba... Ben geldim, özür dilerim baba.. Keşke yaşasan, sıkıca bana sarılsan, her zamanki gibi 𝘨𝘶̈𝘻𝘦𝘭 𝘬ı𝘻ı𝘮 desen bana. Yapamıyorum baba olmuyo sensiz, herkesi yormuş gibiyim.. Yani gibi değil yoruyorum herkesi, kendimi düşünmekten başka birşey yapmadığımı düşünüyorum. Yorgunum baba.. Özür dilerim ben... Ben galiba başaramayacağım, senin güçlü kızın olamayacağım." Gözlerim kapandı yavaşça, sanki biri beni uyku ilacı vermişti. Gözlerim ağır ağır kapandı, babamın yanında sonsuzda olmasa, bir uykuya daldım.... (Savaşın anlatımıyla) Mira gideli 3 saat oluyordu ve haber yoktu, Keremi normal odaya almışlardı uyanmıştı ancak ilaçla tekrar uyutmuşlardı. Ne kadar arasamda telefona cevap vermiyordu, bende Rüzgarı aradım. Kerem ile 3 senedir aynı tim deydik. Bu yüzden biraz kardeş gibiyiz hatta biraz değil, abi kardeş gibiydik. Rüzgarı aradığımda üçüncü çalışta açtı. "Rüzgar" "Buyur Abi? Hayırdır? " Güldüm ve Kerem'e baktım. "Hayır kardeşim hayır, Keremi normal odaya aldılar, yarım saate uyanır ama bir sorunumuz var. Mira sizinle mi? " Bir sessizlik oldu, anladım. "Tamam kapat Rüzgar ben bir tekrar arayayım bu kızı" Rüzgar kapattığında Mirayı 34.Kez tekrar aradımYine açmadı, o sırada doktorun sesi duyuldu. "Kerem Yalçın Uyandı, geçmiş olsun görebilirsiniz" Bir nefes alarak içeri girdim. (Miranın Anlatımıyla) 𝘉𝘦𝘺𝘢𝘻 𝘣𝘪𝘳 𝘺𝘦𝘳𝘥𝘦𝘺𝘥𝘪𝘮, 𝘣𝘢𝘣𝘢𝘮 𝘬𝘢𝘳𝘴̧ı𝘮𝘥𝘢𝘺𝘥ı, 𝘨𝘶̈𝘭𝘶̈𝘮𝘴𝘶̈𝘺𝘰𝘳𝘥𝘶 𝘣𝘢𝘯𝘢. 𝘉𝘶 𝘣𝘪𝘳 𝘳𝘶̈𝘺𝘢 𝘰𝘭𝘮𝘢𝘭ı 𝘥𝘪𝘺𝘦𝘳𝘦𝘬 𝘬𝘦𝘯𝘥𝘪𝘮𝘪 𝘤̧𝘪𝘮𝘤𝘪𝘳𝘥𝘪𝘮, 𝘢𝘤ı𝘮ı𝘴̧𝘵ı. 𝘖̈𝘭𝘮𝘶̈𝘴̧𝘮𝘶̈𝘺𝘥𝘶̈𝘮 𝘣𝘦𝘯? 𝘉𝘢𝘣𝘢𝘮 𝘬𝘰𝘭𝘭𝘢𝘳ı𝘯ı 𝘢𝘤̧𝘵ı "𝘎𝘦𝘭 𝘨𝘶̈𝘻𝘦𝘭 𝘬ı𝘻ı𝘮" 𝘋𝘦𝘥𝘪𝘨̆𝘪𝘯𝘥𝘦 𝘬𝘰𝘴̧𝘢𝘳𝘢𝘬 𝘰𝘯𝘢 𝘨𝘪𝘵𝘵𝘪𝘮 𝘢𝘯𝘤𝘢𝘬 𝘣𝘪𝘳 𝘴𝘰𝘳𝘶𝘯 𝘷𝘢𝘳𝘥ı. 𝘉𝘦𝘯 𝘬𝘰𝘴̧𝘵𝘶𝘬𝘤̧𝘢 𝘣𝘢𝘣𝘢𝘮 𝘨𝘦𝘳𝘪𝘺𝘦 𝘨𝘪𝘥𝘪𝘺𝘰𝘳𝘥𝘶, 𝘣𝘪𝘳 𝘥𝘰̈𝘯𝘨𝘶̈ 𝘪𝘤̧𝘪𝘯𝘦 𝘨𝘪𝘳𝘮𝘪𝘴̧𝘵𝘪𝘮. 𝘏𝘦𝘱 𝘢𝘺𝘯ı 𝘬𝘰𝘯𝘶𝘮𝘥𝘢𝘺𝘥ı𝘬. "𝘉𝘢𝘣𝘢! " 𝘋𝘪𝘺𝘦 𝘣𝘢𝘨̆ı𝘳𝘥ı𝘮. 𝘌𝘯 𝘴𝘰𝘯 𝘰𝘯𝘢 𝘶𝘭𝘢𝘴̧𝘵ı𝘨̆ı𝘮𝘥𝘢 𝘴ı𝘬ı𝘤𝘢 𝘴𝘢𝘳ı𝘭𝘥ı𝘮. 𝘖̈𝘻𝘭𝘦𝘮𝘪𝘴̧𝘵𝘪𝘮 𝘩𝘦𝘮𝘥𝘦 𝘤̧𝘰𝘬... "𝘎𝘶̈𝘻𝘦𝘭 𝘬ı𝘻ı𝘮, 𝘱𝘦𝘴 𝘦𝘵𝘮𝘦. 𝘉𝘦𝘯𝘪𝘮 𝘬ı𝘻ı𝘮 𝘢𝘴𝘭𝘢 𝘱𝘦𝘴 𝘦𝘵𝘮𝘦𝘻. " 𝘉𝘢𝘴̧ı𝘯ı 𝘺𝘢𝘯𝘢 𝘦𝘨̆𝘥𝘪, 𝘺𝘰𝘬 𝘰𝘭𝘮𝘢𝘺𝘢 𝘣𝘢𝘴̧𝘭𝘢𝘥ı, 𝘴𝘢𝘯𝘬𝘪 𝘴𝘪𝘴𝘭𝘦𝘳 𝘰𝘯𝘶 𝘪𝘤̧𝘪𝘯𝘦 𝘩𝘢𝘱𝘴𝘦𝘥𝘪𝘺𝘰𝘳𝘥𝘶. "𝘉𝘈𝘉𝘈! " 𝘉𝘢𝘣𝘢𝘮 𝘣𝘢𝘯𝘢 𝘴𝘢𝘥𝘦𝘤𝘦 𝘨𝘶̈𝘭𝘥𝘶̈, 𝘣𝘢𝘴̧𝘬𝘢 𝘣𝘪𝘳𝘴̧𝘦𝘺 𝘺𝘢𝘱𝘮𝘢𝘥𝘢𝘯 𝘨𝘶̈𝘭𝘥𝘶̈. 𝘚𝘰𝘯 𝘥𝘦𝘥𝘪𝘨̆𝘪 𝘴̧𝘦𝘺;"𝘒𝘦𝘳𝘦𝘮𝘪 𝘢𝘧𝘧𝘦𝘵, 𝘰 𝘪𝘺𝘪 𝘤̧𝘰𝘤𝘶𝘬" 𝘖𝘭𝘥𝘶. 𝘋𝘪𝘻𝘭𝘦𝘳𝘪𝘮𝘪𝘯 𝘶̈𝘻𝘦𝘳𝘪𝘯𝘦 𝘥𝘶̈𝘴̧𝘵𝘶̈𝘮. 𝘛𝘦𝘬𝘳𝘢𝘳 𝘢𝘺𝘯ı𝘴ı 𝘰𝘭𝘮𝘶𝘴̧𝘵𝘶. 𝘉𝘢𝘣𝘢𝘮 𝘰̈𝘭𝘥𝘶̈𝘨̆𝘶̈𝘯𝘥𝘦 𝘥𝘦 𝘣𝘰̈𝘺𝘭𝘦 𝘺𝘢𝘱𝘮ı𝘴̧𝘵ı𝘮. 𝘈𝘷𝘢𝘻ı𝘮 𝘤̧ı𝘬𝘵ı𝘨̆ı 𝘬𝘢𝘥𝘢𝘳 𝘣𝘢𝘨̆ı𝘳ı𝘱 𝘢𝘨̆𝘭𝘢𝘮ı𝘴̧𝘵ı𝘮... 𝘉𝘢𝘣𝘢𝘮, 𝘣𝘦𝘯𝘪 𝘵𝘦𝘬𝘳𝘢𝘳 𝘪𝘬𝘪𝘯𝘤𝘪 𝘬𝘦𝘻 𝘣ı𝘳𝘢𝘬𝘮ı𝘴̧𝘵ı.. . .................................................................. Evetttt bir bölümün daha sonuna geldik
Bölüm 5
5. Bölüm
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.